Rüzgârın kulağımıza her gün bir hikaye fısıldadığına, inanmıştık… – Nevin Koçoğlu

Yağmurertesi

Güneş yine battı Almerina
yine yaprak fırtınası…
Bilirsin yağmurertesi iki gün güneş fazla buralara,
koltuğumu bahçeye çevirdim
ve yüzümü,
birkaç işçi kırmızı ağ geriyor ağaçların etrafına
ağaçların ruhu derin sarı bir uykuda…

Kuşlar çan sesinden korkuyorlar Almerina
ben öğrenemedim korkmayı.
Sabaha dek tavandaki yıldızlara bakıyorum kıpırtısız
ve kalbimdeki taşları sayıyorum
becerebildiğim tek şey bu-
yalnız…

Bütün panjurları aç Almerina
açılmayınca diri bir ölüm hâli
Bu karanlığın saatlerle de ilgisi yok aslında
dağlar sustu çünkü ve çınarlar,
Maggiore’nin şarkısını söyleyen kuğular…
Sesim sesimle konuşuyor şimdi,
yüzümde yankılanıyor…
Ama daha yalnızlar var Almerina
sil gözlerini…

Yanıldık biz Almerina,
oysa “inanmıştık çakıl taşlarının nefes aldığına”*
yosunların derini anlattığına, gölün maviyle konuşmasına
rüzgârın kulağımıza her gün bir hikaye fısıldadığına,
inanmıştık…
Belli ki bir suskunlukmuş bizimle konuşan,
ve bizi bu soğuk gölün kıyısına çağıran
suskunlukmuş…

Göle gidelim Almerina, artık uyumak istiyorum…

Nevin Koçoğlu

*Mahmud Derviş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here