Rousseau: Hepinizi yüreklerinizin en derinlerine bakmaya ve duyuncun gizli sesine kulak vermeye çağırıyorum

rousseauKılıç yoluyla kazanılmış ya da kurtarılmış ve geçen iki yüzyıl boyunca yiğitlik ve bilgeliğiniz yoluyla sürdürülmüş olan egemenliğiniz sonunda tam olarak ve evrensel olarak tanınmıştır. Onurlu antlaşmalar yoluyla sınırlarınız saptanmış, haklarınız güvence altına alınmış ve barışınız güçlendirilmiştir. Anayasanız en iyisidir, çünkü yalnızca yüce us tarafından bildirilmekle kalmamış, ama dost ve saygın güçlerin güvencesi altına alınmıştır; Devletiniz dingindir, korkacak ne savaşınız ne de ülkenizi ele geçirecek düşmanlarınız vardır…

Kendi yaptığınız bilge yasalardan başka hiçbir efendiniz yoktur; ve bunlar kendi seçtiğiniz dürüst magisterler tarafından yönetilmektedir; ne yumuşaklık tarafından zayıflatılacak ve bu yüzden boş hazlar peşinde gerçek mutluluğun ve sağlam erdemlerin tadını yitirecek kadar varsılsınız, ne de yabancılardan kendi çalışmanızın sizin için sağlamaya yeterli olduğundan daha fazla yardım gerektirecek denli yoksulsunuz; ve bu arada büyük uluslarda en aşırı vergilere katlanma yoluyla sürdürülebilen o paha biçilmez özgürlüğün sakınımının sizler için hemen hemen hiçbir bedeli yoktur.

Böylesine bilgece ve böylesine talihle kurulmuş bir Cumhuriyet kendi yurttaşlarının mutluluğu için ve başka halkların örnek alması için dilerim her zaman sürsün! Etmeniz için geriye kalan biricik dua, almanız için geriye kalan biricik önlem işte budur. Gelecekte o mutluluğu ondan yararlanmadaki bilgeliğiniz yoluyla sürekli kılmak — mutluluğunuzu yaratmak değil, çünkü atalarınız sizi bu sıkıntıdan kurtarmıştır — yalnızca size bağlıdır. Sakınımınız sürekli birliğinize, yasalara boyun eğmenize, onları yürütenler için saygınıza bağlıdır. Eğer aranızda en küçük bir kırgınlık ya da güvensizlik izi kalırsa, hiç beklemeden onu kaçınılmaz olarak er geç sizlere talihsizlik ve Devlete yıkım getirecek ilençli bir maya gibi yokedin. Hepinizi yüreklerinizin en derinlerine bakmaya ve duyuncun gizli sesine kulak vermeye çağırıyorum. Aranızda bütün evrende sizin devlet yönetiminizden daha dürüst, daha aydınlanmış ve daha saygın olanı bulabilecek biri var mıdır? Tüm üyeleri size ılımlılığın, tavırlarda yalınlığın, yasalar için saygının ve en içten uzlaşmanın bir örneği sunmuyorlar mı? Öyleyse hiçbir sınır getirmeden usun erdeme borçlu olduğu o sağlıklı güveni böyle bilge yöneticilere yöneltin. Düşünün ki onlar sizin kendi seçiminizdir, o seçimi aklarlar, ve saygın kıldığınız insanlara borçlu olduğunuz onurlar zorunlu olarak size geri döner. Hiç biriniz yasalar güçlerini ve onları savunanlar yetkelerini yitirdikleri zaman kişi güvenliğinin ve özgürlüğünün kalmayacağını anlamayacak denli bilgisiz değilsiniz. Öyleyse her zaman gerçek çıkarınız, ödeviniz ve usunuz yoluyla yerine getirme yükümlülüğü altında bırakıldığınız şeyi niçin iyi bir yürekle ve haklı bir güvenle yapmak için duraksayasınız?

Anayasanın sürdürülmesine karşı kınanabilir ve zararlı bir ilgisizliğin sizi gerektiğinde yurttaşlarınızın en aydın ve en coşkulu olanından gelen sağgörülü öğüdü gözardı etmeye götürmesine hiçbir zaman izin vermeyin. Ama haktanırlığın, ılımlılığın ve kararlılığın tüm adımlarınızı düzenlemesine ve sizi tüm evrene onuru ve özgürlüğü için eşit ölçüde kıskanç olan yiğit ve ılımlı bir halkın örneği olarak tanıtlamasına izin verin. Size vereceğim son öğüt olarak, gizli güdüleri sık sık hedef aldıkları eylemlerden daha tehlikeli olan o uğursuz yorumlardan ve zehirli söylentilerden sakının. Yalnızca hırsızların yaklaşmaları üzerine havlayan iyi ve güvenilir bir bekçi köpeği tarafından verilen ilk uyarı üzerine bütün bir ev halkı uyanacak ve tehlikeye karşı hazır olacaktır; ama sürekli olarak kamu dinginliğini bozan ve kesintisiz ve yersiz uyarıları belki de zorunlu olabilecekleri bir anda onlara dikkat etmemizin önüne geçen o gürültücü hayvanların diretmelerinden nefret ederiz.

VE SİZ, GÖRKEMLİ, ÇOK ONURLU EFENDİLER, özgür bir halkın değerli ve saygın magisterleri, size özel olarak saygılarımı ve ödevlerimi sunmama izin verin. Eğer dünyada onu dolduranları onurlandırabilecek olan bir konum varsa, bu hiç kuşkusuz erdemin ve yeteneğin verdiği, kendinizi ona değer kıldığınız ve ona yurttaşlarınız tarafından yükseltildiğiniz konumdur. Onların değeri sizinkine yeni bir parıltı daha ekler, ve başkalarını yönetmeye yetenekli insanlar tarafından onların kendilerini yönetmek üzere seçildiğiniz için, sizi tüm başka magisterlerin üzerinde sayabilirim, tıpkı özgür bir halkı, ve özellikle onları yönetme onurunu taşıdığınız halkı aydınlığı ve usu ile başka Devletlerin nüfuslarının üzerinde saymam gibi.
Daha iyi kayıtlarının kalmış olması gereken ve her zaman yüreğimde bulunacak bir örneği alıntılamama izin verin. Kendisine varlığımı borçlu olduğum ve çocukluğumda beni sık sık size duyulması gereken saygı hakkında bilgilendiren o erdemli yurttaşı en tatlı duygular olmaksızın anımsayamıyorum. Onu bugün de ellerinin emeği ile yaşar ve ruhunu en yüce gerçekliklerle besler görüyorum. Tacitus, Plutark ve Grotius’un yapıtlarını işinin aletleri ortasında önünde durur görüyorum. Yanında babaların en iyisinin yumuşak eğitimini ne yazık ki çok az yararla alan sevgili oğlu durur. Ama gençliğin hafiflikleri bana bir süre için onun bilgece derslerini unutturmuş olsa da, sonunda kişi erdemsizliğe ne denli yatkın olursa olsun, sevgi ile karışmış bir eğitimin kolay kolay boşa gitmeyeceğini görmenin mutluluğunu duyuyorum.

Böyledir, GÖRKEMLİ, ÇOK ONURLU EFENDİLER, sizlerin yönettiği Devlette doğan yurttaşlar ve giderek en yalın insanlar; ve böyledir o işçiler ve halk adı altında başka uluslarda haklarında yanlış ve düşük düşünceler taşımanın olağan olduğu bilgili ve duyarlı insanlar. Babam, sevinçle kabul ediyorum, yurttaşları arasında hiçbir yolda seçkin değildi; tümü neyse o da öyle biriydi; ve ama öyle olmasına karşın, hiçbir ülke yoktur ki orada onun çevresi en dürüst insanlar tarafından ve üstelik kendi yararlarına aranmayacak ve geliştirilmeyecek olsun. Böyle insanların yetkililerden beklemeye hakları olduğu saygıyı sizlere anımsatmak ne bana yakışır, ne de, Tanrıya şükürler olsun, böyle birşey zorunludur; onlar eğitim yoluyla olduğu gibi doğa ve doğum hakları yoluyla da sizlerle eşittirler, ve ancak kendi istençleri ile, ancak sizin değerinizden ötürü yaptıkları o yeğleme ile sizin astınızdırlar, ve bunun için sizin de kendi payınıza onlara bir tür minnet borcunuz vardır. Sevinçli bir doyumla anlıyorum ki, onlara karşı davranışlarınızda yasanın hizmetçilerine uygun düşen ağırbaşlılığın yanısıra en büyük içtenlik ve alçakgönüllülük de eksik değildir, ve size borçlu oldukları saygıyı ve boyuneğmeyi incelik ve dikkatiniz ile yeterince geri ödüyorsunuz. Bu davranış yalnızca türeli değil, ama o denli de sağgörülüdür, çünkü bir kez daha görülmemeleri için sonsuza dek unutulmaları zorunlu olan birçok talihsiz olayınA anısını silmeye de yöneliktir; ayrıca bu haktanır ve eliaçık insanların ödevlerinde bir haz bulmalarını, sizi onurlandırmayı doğallıkla sevmelerini sağladığı için, ve kendi haklarını ileri sürmede en coşkulu olanların aynı zamanda sizin haklarınıza saygı duymaya da en eğilimli olmalarını sağladığı için daha da türelidir.

Jean Jacques Rousseau
İnsanlar Arasında Eşitsizliğin Kökeni
Çeviren Aziz Yardımlı

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Cemal Süreya: Sartre’ın Nobel ödülünü geri çevirmesinden beri Fransa sürekli olarak cezalandırılmıştır

Nobel edebiyat ödülü, Çek şairi Jaroslav Seifert’e verilmiş. Bu ad bana bir şey söylemiyor. Papirüs’ün 1968’de yayımlanmış “Çekoslovakya’da Entellektüel Hayat”...

Kapat