CHP’li Öymen’den Onur-suzluk, Kılıçdaroğlu’ndan ‘Dersim katliamı’na alkış

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’in TBMM Genel Kurulu’nda demokratik açılım görüşmelerinde sarf ettiği sözler Dersimlileri ayağa kaldırdı. Öymen, “Dersim isyanında analar ağlamadı mı?” diye sorarak, o dönemlerde yapılan kanlı müdahaleleri doğru bulduğunu ifade etmiş, CHP’lilerde alkışlamıştı.
Öymen, mevcut mücadelenin devam etmesini savunurken buna, Dışişleri eski Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil’in ‘Yediden yetmişe kestik, mağaralara sığınmış olanları da gaz bombaları kullanarak fareler gibi zehirledik’ dediği Dersim isyanını örnek göstermişti.  Kıyaslamanın ahlaksızlık olduğunu vurgulayan Dersimliler, Öymen’i ‘Hitler’e benzeten afişleri şehrin sokaklarına astı.

Sivil toplum kuruluşları, belediye, rektörlük ve Alevî dernekleri ise CHP il binasına yürüme kararı aldı. Yürüyüş sonunda CHP binası önüne siyah çelenk bırakılacak. Dersimli Üniversitesi Rektörü Durmuş Boztuğ, Öymen’in sözlerini talihsizlik olarak değerlendirdi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’in Dersim katliamıyla ilgili sözlerine sert tepki gösteren 21 miletvekilinin 6’sı alevi olan DTP’nin Dersim Milletvekili Şerafettin Halis, ittihat terakki artıklarının Anadolu, ve Mezopotamya insanından dersini alacağını söyledi.

DTP Dersim Milletvekili Şerafettin Halis, CHP Milletvekili Onur Öymen’in sözleriyle ilgili Meclis’te basın toplantısı düzenledi.

Halis, Öymen’in, Dersim katliamının meşruluğunu savunarak, günümüzde Kürt sorununun çözümünde de öldürmenin bir yöntem olacağına işarete ettiğine dikkat çekti.

‘Dersim’de 70 binle 90 bin arasında insanın kanına ve canına mal olan bir katliam yaşanmıştı” diyen Halis şöyle konuştu: ”Bu insanların hepsi yetişkin değildi. 1937′de direniş gösteren önderler ve savaşçılar katledildikten sonra 1938′de eli silahsız mahzun, sivil, çocuk, kadın, yaşlı, hasta insanlar katledilmişti. Tabi iktidarda CHP vardı. Sayın Öymen’in bu açıklaması ‘O yıllarda daha CHP’nin tek partili yönetim yıllarında Alevilerin, Kürtlerin kanıyla ıslanmış süngüsü bugün de kurumasın’ demek olduğunu belirti.

‘CHP’nin merkezi anlayışı’

Necip Fazıl Kısakürek’in Dersim katliamıyla ilgili, ‘En az 50 bin mazlumun kanına mal olmuş, tarihte eşine benzerine zor rastlanan bir olay’, Dışişleri eski Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil’in ‘Yediden yetmişe kestik, mağaralara sığınmış olanları da gaz bombaları kullanarak fareler gibi zehirledik’ ve Generallik yapmış Muhsin Batur’un ‘Dersim’e denk gelen zaman kesitini bir utanç sayfası olarak anlatmayacağım’ sözlerini hatırlatan Halis, şöyle devam etti:

‘Bunları biz söylemiyoruz. Devletin etkili yerlerinde görev almış yetkili insanlar söylüyor. Tabi bu gün CHP’ye bakıyoruz. Asıl söylenmesi gereken şudur. Biz bunu sadece Öymen’in zihniyeti olarak sınırlandırmak istemiyoruz. Bu CHP’nin merkezi anlayışı ve algısıdır diye söylüyoruz. Öyle olmasaydı. Sayın Öymen, 90 bin insanın canına mal olmuş bir katliamın meşruluğunu savunurken, CHP sıralarından alkışlar yükselmezdi.’

CHP’nin Doğu ve Güneydoğu kökenli yöneticileri de Öymen’i, açıklamaları nedeniyle eleştirdi. Dersim doğumlu Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Ateş, Genel Sekreter Yardımcısı Mesut Değer ve MYK Üyesi Sırrı Özbek’in de Öymen’i ifadeleri nedeniyle sert bir dille eleştirdikleri öğrenildi. Onur Öymen ise, “Ben Atatürk’ün terörle mücadele konusundaki kararlılığını vurgulamak için bu örnekleri verdim.” diyerek kendini savundu.

Alevi camiası ile Dersim’de büyük tepki toplayan bu sözler üzerine sivil toplum kuruluşları, belediye, rektörlük ve Alevi dernekleri CHP’ye karşı eylem kararı aldı.

CHP Genel Merkezi’ne gün boyu Alevi kesiminden tepki mesajları geldi. Alevi sorunlarına ağırlık veren internet siteleri de Öymen’e tepki göstererek ‘özür dilemesini’ istedi.

Öymen, Özür dilemedi medyayı suçladı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, yaşananlara rağmen sözlerinin arkasında durdu. “Sözlerimin hiçbir bölümünde farklı etnik, dinî ve mezhepsel kökenden gelen vatandaşlarımızı incitici bir ifade yer almamaktadır.” diyerek, suçu medyaya attı. Konuşmasının bir bölümünün bazı köşe yazarları ve televizyon yorumcularınca amacından saptırılarak kamuoyunu yanıltıcı biçimde yorumlanmaya çalışıldığını ileri sürerek, özür dilemeyeceğini söyledi.

CHP’nin 1938 katliamını övmesi korkunç bir trajedidir

Avrupa Alevi Federasyonu Temsilcisi Mehmet Gülmez ve Dersim eski Belediye Başkanı Süleyman Kırmızıtaş, kentin her yerine, Onur Öymen afişleri asarken, afişlerde Öymen, 2. Dünya Savaşı döneminde Almanya Başkanı olan Hitler’e benzetildi ve altına ‘Wanted’ (Aranıyor) yazıldı. Dükkanların camlarına asılan afişelerle ilgili konuşan Avrupa Alevi Federasyonu Temsilcisi Gülmez, şöyle dedi:

“Çağımızda modern dünya katliamlarının sorumlularını yargılarken, 1938 gibi büyük bir katliam ve Şeyh Sait hareketi katliamı gibi büyük bir katliamını sosyal demokrasi adına CHP Genel Sekreter Yardımcısı maalesef övüyor. Biz Avrupa Dersim Federasyonu olarak buraya geldik. Cumartesi seyitlerimizin mezarlarını aramak için Gole Çetu’da bir basın açıklaması yapacağız. Geçen hafta Sayın Cumhurbaşkanı’na konu ile ilgili bir dilekçe verdik. AKP hükümeti ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı bu konuya yumuşak davranırken, yıllardır Alevilerin, Dersim halkının, Kızılbaşların desteklediği CHP’nin 1938 katliamını övmesi korkunç bir trajedidir. Şiddetle kınıyoruz.”

Boğaziçi Üniversitesi’nden tepki

Boğaziçi Üniversitesi’nde bir grup öğrenci Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da yaşananlara dikkat çekmek için meşaleli eylem gerçekleştirdi. Öğrenciler ayrıca CHP’li Onur Öymen’i eleştiren “Gestapo Öymen” yazılı pankartlar taşıdı.

Sabah Gazetesi yazarı Mahmut Övür’ün 13/11/09 tarihli  köşe yazısı : Uçaklarla bombalanıp, mitralyözlerle kurşunların yağdırıldığı için o günlerde Dersim’li “anaların ağlamasına” bile izin verilmedi.

Kılıçdaroğlu’ndan ‘Dersim katliamı’na alkış
CHP’nin son dönemlerde nerelere savrulduğunun en çarpıcı örneği “Demokratik açılım”ın tartışıldığı 10 Kasım günkü Meclis Genel Kurulu’nda yaşandı.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen şöyle diyordu:
“Kurtuluş Savaşı’nda Dersim İsyanı’nda ‘analar ağlamasın” denildi mi?”
Ne yazık ki tıpkı bugünkü takipçileri gibi o gün de kimse “Analar Ağlamasın” demedi. Öymen kendi zihniyetinin geçmişte ne yaptığını iyi bildiği için doğru söylüyor. Uçaklarla bombalanıp, mitralyözlerle kurşunların yağdırıldığı için o günlerde Dersim’li “anaların ağlamasına” bile izin verilmedi.
O tarihte yani 1937-38’de yaşananları yıllar sonra belki de ilk kez sanıyorum 1997 yılıydı Nokta dergisinde kapak yapmıştık.
Uzun uzun kapağa “Katliam mı isyan mı?” yazalım tartışması yaşanmış ve biraz da korkuyla “İsyan” demekte karar kılmıştık.
Bize göre önemli olan o günün koşullarında o olayı anlatmaktı.
Ben de muhabir olarak Dersim bölgesine gitmiş, o günleri yaşayanlarla konuşmuştum. İki yaşlı insanın, Menez Teyze ve Haydar Amcanın anlattıkları karşısında gerçekten dehşete düşmüştüm.
Onların yaşadıklarını hiçbir kitap yazmıyordu.
Orada bir katliam yapılmıştı.
İki yaşlı insanın, o dehşet günlerine ilişkin anlattıkları hâlâ hafızamda duruyor…
Tam 71 yıl sonra o zihniyetin devamı olan CHP’li Onur Öymen‘in bu yaklaşımı doğrusu beni şaşırtmadı.
Beni asıl şaşırtan o topraklarda doğduğu halde o konuşmayı alkışlayan Kemal Kılıçdaroğlu‘ydu.
Gözlerime inanamadım. En ön sırada oturan, Öymen’in o utanç verici sözlerini alkışlayan adam Kılıçdaroğlu‘ndan başkası değildi.
İşin daha ilginç tarafı o gün “nöbetçi” CHP Grup başkan vekili de Kılıçdaroğlu’ydu…
Yani grup başkan vekili olarak o metni en azından teknik olarak önceden görmesi, okuması gerekiyordu. Anlaşılan o halkın içinden çıkıp, o halkın vekili olmuş Kılıçdaroğlu, bu sözleri bile isteyerek alkışlamıştı.
Bu da Kılıçdaroğlu’na çok uzak bir tavır değildi. Çünkü Kılıçdaroğlu Kürt meselesine de bir “uzaylı” gibi bakıyordu.
Bir televizyon programında Kürt sorununa ilişkin bir soruya verdiği cevabı hatırlıyorum;
“Bu ülkede Kürt kökenli vatandaşların bir sorunu varsa gelip söylesinler, ne gerekirse yaparız…”
Milyonların CHP’de değişim yaratacak umuduyla bağlandığı bir siyasetçinin, o ülkenin en önemli sorunu konusunda sanki uzaydan gelmiş gibi davranması inanılır gibi değil.
Onur Öymen’in utanç verici çıkışı, Kılıçdaroğlu‘nun sessizliği sadece toplumda değil parti içinde de dalgalanmalara yol açtı.
İlk tepki de Meclis görüşmelerinden hemen sonra yapılan CHP MYK toplantısında eski Milletvekili Sırrı Özbek’ten geldi:
“Bu konuşma doğru değil, o halka haksızlık yapılıyor. İhsan Sabri Çağlayangil, Muhsin Batur bile orada neler yaşandığını açık açık anlatmışlardı. Bu gerçeği görmezlikten gelemeyiz.”
Özbek’in bu konuşmasına Yılmaz Ateş ve Mehmet Ali Özpolat destek verirken Ali Balkız ve Mesut Değer ‘in sessiz kalmaları dikkat çekiciydi.
MYK’daki bu konuşmalardan sonra Onur Öymen‘i Meclis salonunda alkışlayan CHP Genel Başkanı Deniz Baykal bile “Dersim örneği hoş olmadı” diyecekti.
Peki, buna rağmen CHP içindeki sosyal demokratlar, Kürtler ve Aleviler ne yapıyor?
Bu insanlık dışı yaklaşımlara, çözüm üretmeyen siyasete karşı sessiz mi kalacaklar?
CHP’de değişimi ve yenileşmeyi savunanların çıkışı, sadece CHP’ye yararı olmayacak ülkenin değişimine de katkı sunacaktır.

“CHP’li Öymen’den Onur-suzluk, Kılıçdaroğlu’ndan ‘Dersim katliamı’na alkış” üzerine 5 yorum

  1. chp yıllardır bu monşer (kibarlık budalası) yarı aydınlarla,vitrin
    süsleri diye toparladığı din adamı,şovmen,darbeci kişilerle halktan ve emekçi yığınlarından koptu.işin en acı yanı ise: demokrasi mücadelesi
    kimliksiz,kişiliksiz,takiyeci din bezirganlarının çabalarına bırakıldı.
    söylenecek çok şey var.ancak bir yorum sayfasının sınırlarını zorlamak istemiyorum…

  2. Tayyibe yıllarca kızdım DİN İSTİSMAR lığı yapıyor diye.
    Son 6 aydır CHP nin yaptıklarına, politikalarına bakıyorum, CHP li olarak kendimden utanıyorum.
    TAM BİR FAŞİST CUNTA ZİHNİYETİ hakim CHP de.
    MHP bile bunların yanında AHLAKLI ve FAZİLETLİ kalıyor.

    Kılıçdaroğlu sana da bir çift sözüm var. İstanbul’a başkan olman için dua ediyordum. İyi ki de olmamışsın. Kadir Topbaş bile senden iyidir.

    Tek korkum CHP den kaçanların SARIGÜL cıvığına yakalanmalarıdır.

  3. CHP =MHP=NEO NAZİ

    Bir Dersimli olarak tek CHP deki tüm Alevi vekil ve diğer yöneticilerin istifa etmeleridir.

    Alevilerin başına hep Sol iktidarlar çorap örmüştür.Hala anlamadınız mı Türkiye’deki ”SOL” gerçek SOL değildir.Hepsi kontrollü yapılanmadır. Hangi SOL, Alevileri layık olduğu konuma çıkarabilmiştir? (Alevilerin %97’si Sol görüşlü olduğu için bu örneği verdim) Aleviler yıllarca oy potansiyeli olarak görülmüştür. Seçimlerden 1 ay önce Cemevi ziyaret edilir ve Alevilerin sorunları dinlenir. Sözler verilir (Yalandan kim ölmüş ki) UYANIN DERSİMLİLER !!

    DTP’ nin de Alevileri kullandığını düşünüyorum.Bu ülkede Kürtler İktidar olursa (?) yeni bir ülkenin kurulması halinde oluşacak İktidarların ilk hedefi yine Aleviler olacaktır. Çünkü ne Kürt kabul edilirler,ne de Zaza..
    Türkler de Kürtler de aynı siyasi görüşleri paylaşmasa da Aynı Dini inanca sahip oldukları için birbirlerini aynı safta görürler..

    Ancak Aleviler ;

    Ne Müslüman kabul edilirler, Ne oruçları tutulur, Ne saygı gösterilir, Ne de ney neyy işte.. Üstüne bir de Alevi ismini Hakaret derecesinde kabul görür bir anlayış hakimdir bu iki millet içinde…

    Aleviler bu ülkenin istenmeyen tek azınlık toplumudur.

    Alevilere en yakın ve dost toplum, Ermenilerdir.
    Çünkü Aleviler 38’den önce ermenileri Soykırımdan kısmen kurtarabilmiş ve onların da Aleviliği seçen Ermeniler olduğunu biliyoruz.

    ABD’ye ilk giden Ermeniler de DERSIM bölgesinden gidenlerdir.

    Tarihine bakınca, Geleceğini görebiliriz ALEVİLERİN…

    Cihan PERKTAŞ .. .

  4. Dersimli dostum yanlış düşünüyorsun, Amedliyim ben ve senin canın nasıl acıyorsa benimde acıyor burda. Ama başka bir konu var bugun batıda istanbulda yaşayan pek çok Alevi Kürt arkadaşımız kendi kimliklerini unutmuşlar. Pek çok arkadaşımdan bunu duydum ben biz aleviyiz bizene kürtlüğümüzden diyorlar . Ben bunu pek anlayamıyorum. Bir başka anlamadığım ise Dersimli arkadaşlarımızın hala neden CHP içinde oldukları , aslında bu bir onceki söyledığım cumle ile de bağlantılı zaten ..Chp’nin alevileri kullandığı bir gerçek ama buna rağmen asla vazgeçilmiyor yine Alevi oyları orda değişmiyor . Kabul edilmiyorlar dıyorsun ama sizde kabullenmıyorsunuz bazı şeyleri herşey ortada anlayacağın.

  5. tesekkurler sevgili ardaslar. chp nin bu gunku konumundan oturu utanc ve boyun egikligi icerisindesiniz. ama gozunuzun erken acilmasi sevinc icerisindeyiz..

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Bir Şehrin Kayıp Tarihi, Osmanlı Arşivlerinde Çapakçur ve Çorlik

Daha önce  Çapakçur*  Kalesi olan ismi sonra Çapakçur, 13 Aralık 1944 tarihinde ise Bingöl olarak değiştiriliyor. Sarp kayalıklar üzerinde kurulu olan ...

Kapat