Oğuz Atay’ın “Tatlı Budala” filmi için yazdıkları: Şimdi çaresizliğimi daha iyi görüyorum

“Bugün, Blake Edwards’ın -başoyuncu Peter Sellers- The Party adlı filmini gördüm. İyi niyetli ve korkunç sakar bir adamın hikayesi. İlk defa bir komedinin, beni bu kadar yorduğunu, bana acı geldiğini gördüm. Böyle bir insan ne yapabilir? Ya bütün hayatınca, kendinin ne olduğunu bildiği için hiç kıpırdamadan, tırnağını bile oynatmadan bir köşede oturur; ya da -Peter Sellers gibi- bir kere başlayınca tutamaz kendini artık. Peki bu adam ne yapsın? Benim yaptığım gibi, yıllarca yaşamasın mı? Sonunda tabii, bir kız çıkıyor ve onun kalbini anlıyor. Efendim? Filmin bitişi böyle. Benim hayatımın bir kısmı da böyle oldu. Fakat film gibi hayat bir yerde bitmiyor. Filmin devamı, Sevin’e Londra’da anlattığım gibi oluyor: ‘Suç ve Ceza’da Marmaledov, sarhoşları heyecanlandıran bir cennet hikayesi anlatır ve sonunda hepsinin içeri alındığını, cennetin kapısında bekleyen Marmaledov gibi serserilere de ‘gelin hergeleler siz de…’ denir. Sonra… sonra içerde hadise çıkarıyorlar, masaları devirip, aynaları kırıyorlar. Cehaletten, görmemiş olmaktan tabii. Tekrar dışarı atılıyorlar sonunda. Sevin, ‘Artık meseleni sanat haline getirdin’ dedi. Doğru ya, sanat eseri ile insan, yaşar mı bir insanla yaşadığı gibi. Peter Sellers’ı seyretselerdi, nasıl kendilerini tutamadıklarını anlarlardı. Bir gülüş, bir tatlı söz onu baştan çıkarır; bir bakıma zararlıdır. O tatlı bakışın sahibi, sonra, içine düştüğü ümitsiz pişmanlıktan kurtaramaz onu. Bu ağırlığı da kimse çekemez (…) Şimdi yalnızlığımı ve çaresizliğimi daha iyi görüyorum.”

26 Nisan 1970
Kaynak: Günlük – Oğuz Atay

Tatlı Budala Filmini

Tatlı Budala 1968 ABD yapımı komedi filmidir. Özgün adı The Party dir.Yapımcılığını ve yönetmenliğini Blake Edwards ‘ın üstlendiği filmin senaryosunu da kendi hikâyesinden Edwards yazmıştır.

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Cemil Meriç: Yalnız seni düşünürken, yalnız sana yazarken yaşıyorum…

Kapat