Liseliler, Türkiye ve dünya tarihine damga vurmuş kişilikleri tanımadı

Liseliler, eğitim sistemini bu hale getiren Kenan Evren’i bile tanımıyor…
ANTALYA’da, TÜBİTAK için 4 lisede 289 öğrenciyle yapılan bir araştırma, öğrencilerin Türkiye ve dünya tarihine damga vurmuş kişileri tanımadığını ortaya çıkardı. Fotoğrafları gösterilen 12 Eylül darbesinin lideri ve 7’nci Cumhurbaşkanı Kenan Evren’i ‘Tanımıyorum’ diyen erkek öğrencilerin oranı yüzde 69, kızların yüzde 88 çıktı. İstiklal Marşı’nın yazarı Mehmet Akif Ersoy’u da erkek ve kız öğrencilerin yarısından fazlası tanımadı. Küba’da devrime imza atan Che Guevara, Sultan Vahdettin ve Karl Marx’tan daha çok tanınırken, ‘50 Cent’ adı ile popüler olan ABD’li rap müzik sanatçısı Curtis James Jackson, tanınırlıkta ünlü piyanist Fahir Atakoğlu, Ayhan Işık, Müşfik Kenter, Ayşe Kulin ve Orhan Pamuk’un toplamını geçti.

Antalya Anadolu Lisesi 11’inci sınıf öğrencileri Mustafa Kürşat Sert ve Meysa Baykal tarafından felsefe öğretmeni Seda Ünal gözetiminde geçen Ocak ve Şubat aylarında TÜBİTAK için hazırlanan bir araştırmanın sonuçları, anketi yapanları da şaşırttı. Sonuç raporunda, ‘Çalışmamız boyunca bilimin nesnellik ilkesine uygun davrandık. Ancak çalışmamızın sonucunda ortaya çıkan, yakın tarihimizdeki önemli kişiliklerin ve sanatçıların tanınmayışı bizi şaşırtan bir durumdu” denildi.

ANKETİ YAPANLAR DA ŞAŞIRDI
Antalya’da dört farklı ortaöğrenim kurumunda eğitimlerine devam eden 289 öğrenciyle yapılan araştırmada, deneklere tarihi ve siyasi kişiler, sanatçı ve düşünürler ile tarihi yerlerin fotoğrafları gösterildi, ‘Tanıyorum’, ‘Tanımıyorum’ şıklarını işaretlemeleri istendi. Dünya ve Türkiye siyasi tarihine bir dönem damgalarını vuran Sultan Vahdettin, Enver Paşa, Ernesto Che Guevara, Kenan Evren ve Karl Marx içerisinden en bilindik kişi Che Guevara çıktı. Che ankete katılan erkeklerin yüzde 75’i, kızların da yüzde 66’sı tarafından tanınırken, Türkiye’nin yakın siyasi tarihine damgasını vuran Kenan Evren’i ise erkeklerin yüzde 69’u, kızların ise yüzde 88’i tanımadı. 1980 darbesinden 10- 11 yıl sonra doğan ve bugün lise eğitimi alan öğrencilerin yarısından fazlasının Kenan Evren’i fotoğrafından tanımaması, anketörleri en çok şaşırtan durum oldu.

KENDİMİZE YABANCIYIZ
‘Küreselleşme, ortaöğretim gençliğini kendi kültüründen uzaklaştırarak toplumsal kimliğine yabancılaştırmaktadır’ hipoteziyle ortaya atılan araştırmada, kendi sanatçılarımızı tanımadığımız ortaya çıktı. Oynadığı 200’e yakın filmle Türk Sinema tarihine ‘Taçsız Kral’ olarak geçen ve 1950’li yılların sonunda şansını Hollywood’da deneyen Ayhan Işık, ankete katılan erkeklerin yüzde 22’si, kızların ise yüzde 27’si tarafından tanındı. Buna karşılık, Hollywood starı Angelina Jolie’nin ise ankete katılan her 100 kişiden 80’i tarafından tanındığı saptandı. Nobel Edebiyat ödülü alan yazar Orhan Pamuk ise ankete katılanların ancak yüzde 47’si tarafından tanındı.

FAHİR ATAKOĞLU’NU TANIYAN YOK
Araştırmaya denek olarak katılan öğrencilerin tamamına yakınının Antalya merkeze 70 kilometre uzaklıktaki Side’de bulunan Apollon Tapınağı’nı bilmedikleri ortaya çıktı. İtalya’nın simgesi olan Pizza Kulesi ise erkeklerin yüzde 61’i, kızların ise yüzde 45’i tarafından tanındı. Besteleriyle birçok müzik ödülü alan ünlü piyanist Fahir Atakoğlu’nu hemen hemen hiç kimse tanımazken, son yıllarda dünyayı saran ‘Rap’ müziğinin Amerikalı temsilcisi 50 Cent’i ankete katılanların çok büyük bir kısmının tanıdığı belirlendi. 50 Cent’i tanıyan erkeklerin oranı 92, kızların ise 82’i çıktı.12 Eylül darbesi kendi geleceğini kurmak için en büyük darbeyi eğitime vurdu, hem eğitimi, hem eğitimin temel öğesi olan öğrenci ve öğretmeni suçladı, yargıladı, hapse attı. Anayasaya zorunlu din derslerini koyarak Atatürk’ün Öğretim Birliği Yasası’nı bozdu. Atatürkçülük söylemini kullanarak Atatürkçülük düşüncesine aykırı zorunlu din derslerini okullarda okuttu. Anaokullarından başlayan şeriatçı eğitim kurumlarının yaygınlaşmasını özendirdi.(Kaynak Milliyet 17.4.2009)

Eğitim sistemimi açısından 12 Eylül
Üniversite özerkliğine darbe vuruldu. Öğretmenlerin örgütü TÖB-DER kapatıldı, yöneticileri gözaltına alıpın sorgulandı, yüzlercesi görevlerinden uzaklaştırıldı.

YÖK getirildi, 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu’yla çok sayıda ilerici öğretmen okulardan,  bilim adamı üniversitelerden uzaklaştırıldı. Eğitimin kalitesi düştü, bilimsel araştırmalar geriledi.

Sorgulayıcı araştırıcı eğitim modeli yerine, ezberci model dayatıldı.
Öğrenciye potansiyel suçlu gözüyle bakıldı, demokratik katılımı önlendi, tepki gösterenler polisle karşı karşıya bırakıldı.

Milli Eğitim Bakanlığı ve kurumlarında ilerici, laik eğitim dışlanarak ırkcı şeriatcı kadrolaşmayla Türk-İslam Sentezi ideolojisi, ders kitapları yoluyla egemen kılındı. Kitabı düşman bildi, toplattı ve yaktı. Öğretmen ve öğrenciyi potansiyel bir suçlu gibi gördü. Paralı eğitimi özendirdi, vakıf üniversitelerine olanak sağlayarak devlet üniversitelerinin gelişmesini engelledi. Öğretmen ve öğrenci örgütlerini dağıttı.

Üniversite harçları, eğitime katkı payları 1983 yılında yürürlüğe girdi. YÖK kurularak üniversitelerin özerkliği ve bilimsel gelişmesi, vakıf üniversiteleri de kurularak devlet üniversitelerinin gelişmesi engellendi. Birçok yurtsever öğretim üyesi üniversiteden uzaklaştırıldı.

12 Eylül döneminde imam-hatip liseleri, ve öğrenci sayısı arttırıldı. 1983 tarihinde imam-hatip lisesi çıkışlılara, üniversitelerin her bölümüne girme hakkı tanınmasıyla, din eğitimi almış kişiler devletin tüm kurum ve kuruluşlarında görev aldı ve yönetici oldular.
Ezberci eğitim, dersane ve paralı eğitimin temelleri bu dönemde atıldı.

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Platon – İdealar Teorisi ve İdeal Devlet Sanatların Etik Sorumluluğu

Platon'un diyalogları, O'nu edebiyatta bir klasik haline getirmiştir. O sadece bir filozof değil, bir şairdir aynı zamanda. Deha'nın da yazarıdır....

Kapat