“Bilmiyorum, bir kimse nasıl oluyor da yalancılıkla işini başarabiliyor” Ülke Yönetmek – Konfüçyüs

KonfüçyüsGerçeği bilenler ile onu sevenler hiçbir zaman eşit değildirler

I – Üstat dedi ki: “Ülkesini erdemle yöneten kimse, yerini her zaman koruyabilen ve bütün yıldızların kendisine uyduğu kutup yıldızıyla karşılaştırılabilir.”
II – Üstat dedi ki: “Şiir kitabında 300 parça şiir vardır; ama bir tümce hepsini içine alabilir: Kötücül düşüncelerin olmasın.”
III – Üstat dedi ki: “Halk yasalarla yönetilir ve cezalarla yola getirilmek istenirse, onlar kendilerini cezalardan kurtarmaya çalışacaklar; ama hiç utanç duymayacaklardır. Onlar erdemle yönetilir ve terbiye gerekleriyle yola getirilmek istenirse, utanç duyacaklar ve böylece iyi olmaya çalışacaklardır.”

IV – Üstat dedi ki: “15 yaşımda kendimi öğrenmeye verdim.”
– “30 yaşımda, istencime sahip olabildim.”
– “40 yaşımda, kuşkulardan uzaklaştım.”
– “50 yaşımda, ‘göğün buyruğu’nu öğrendim.”
– “60 yaşımda, seziş yoluyla her şeyi kavradım.”

– “70 yaşımda, doğru olan şeylere zarar vermeden yüreğimin isteklerini yerine getirebildim.”
V – Meng İ , “Anaya babaya sevgi ve bağlılığın ne olduğunu” sordu. Üstat yanıt verdi: “Onların sözünü dinlemek demektir”.

– Daha sonra Fan Ch’ıh  ile giderken dedi ki: “Meng-sun (Meng İ) bana ‘Ana babaya sevgi ve bağlılığın ne olduğu’nu sordu. Ben de, ‘Onların sözünü dinlemektir,’ dedim.”
– Fan Ch’ıh dedi ki: “Ne demek istiyorsunuz?” Üstat yanıt verdi: “Yaşarken, ailemize terbiye gereklerine göre hizmet etmeliyiz. Öldükleri zaman, tören kurallarına göre onları gömmeli ve kurbanlar sunmalıyız.”

VI – Meng Wu da,  yine anaya babaya bağlılığın ne olduğunu sordu. Üstat yanıt verdi: “Ana baba, çocuklarının hastalanmasından korkarlar.”

VII – Tzu-yü de anaya babaya bağlılığın ne olduğunu sordu. Üstat yanıt verdi: “Bugünlerde anaya babaya bağlılık demek, bir kimsenin ailesini geçindirmesi olarak anlaşılıyor. Ama, köpek ve atlar da ayni şeyi yaparlar. Saygı olmazsa bunu ötekinden nasıl ayırt edebiliriz?”

VIII – Tzu-hsia da, anaya babaya sevgi ve bağlılığın ne olduğunu sordu. Üstat yanıt verdi: “Zorunluk ve biçim sorunudur. Ailesinin bir sıkıntısı olunca, genç çocuk bu sıkıntıyı üzerine alırsa, şarabını, yiyeceğini onların önüne koyarsa, bu anaya babaya sevgi ve bağlılık sayılmaz mı?”

IX – Üstat dedi ki: “Hui  ile bütün gün konuştum. Söylediklerimin hiçbirine karşı çıkmadı. Sanki budalaydı. Benden uzaklaşınca özel yaşamınızı inceledim. Bu her şeyi açıkça gösterdi; Hui budala değildi.”

X – Üstat dedi ki: “Bir insanın yapacağı işlere bak:
– “Onun davranışlarına dikkat et.”
– “Dinlendiği şeylere bak.”
– “Bir insan kişiliğini nasıl gizleyebilir?”

XI – Üstat dedi ki: “Bir kimse, sürekli yeni bilgiler elde ederek eski bilgisini geliştirmeye çalışırsa, o kimse başkalarının öğretmeni olabilir.”

XII – Üstat dedi ki: ” ‘Büyük ve üstün insan’ bir araç değildir.”

XIII – Tzu-kung, “‘üstün insan’ kimdir?” diye sordu. Üstat yanıt verdi: “Konuşmadan önce eyleme geçer ve sonra eylemine göre konuşur.”

XIV – Üstat dedi ki: ” ‘Büyük ve üstün insan’ özgür düşüncelidir ve dar kafalı değildir. Ancak küçük bir insan dar kafalıdır ve özgür düşünceli değildir.”

XV – Üstat dedi ki: “Düşünmeden öğrenmek, zaman yitirmektir. Bir şeyi öğrenmeden düşünce ileri sürmek, tehlikelidir.”

XVI – Üstat dedi ki: “Yu,  sana bilginin ne olduğunu öğreteyim mi? Bir şey bildiğin zaman, onu bildiğini göstermeye çalış. Bir şey bilmiyorsan, onu bilmediğini kabul et. İşte bu bilgidir.”

XVII – Üstat dedi ki: “Garip öğretiler üzerinde çalışmak, gerçekten zararlıdır.”

XVIII – Tzu-chang, para kazanmak amacıyla bilgi edinmeye çalışıyordu.
– Üstat dedi ki: “Çok dinle, kuşkulandığın noktaları bir yana bırak ve sakınarak konuş; o zaman pek az yanlışın olur. Çok gör ve tehlikeli şeylerden uzaklaş ve davranışlarında sakıngan ol. O zaman pişman olmazsın. Bir kimse konuşmalarında ve davranışlarında az yanlış yaparsa, bu kimse kazanç yolundadır demektir.”

XIX – Dük Ai sordu: “Halkı söz dinler kılmak için ne yolda davranmalı?”
– Üstat yanıt verdi: “Doğruluktan ayrılma, yanlışlarını düzelt. İşte o zaman halk söz dinler. Yanlışlarını düzeltmezsen, doğruluktan ayrılırsan, o zaman halk söz dinlemez.”

XX – Chi K’ang  sordu: “Halkın hükümdarlarına karşı saygılı olması, bağlılık göstermesi ve çok çalışması için, ne yapmalı?”

– Üstat yanıt verdi: “Halkı ağırbaşlılıkla yönetirse, ona saygı gösterirler. O (hükümdar), ailesine bağlı ve herkese karşı incelikliyse, ona bağlılık gösterirler. İyi yoldan gider ve elinden geldiğince öğretmeye çabalarsa, halkı çok çalışır.”

XXI – Birisi Konfüçyüs’e dedi ki: “Neden devlet hizmetinde bir görev almıyorsunuz?”
– Üstat yanıt verdi: “Şiir kitabında anaya babaya bağlılık konusunda ne diyor? Sen ana ve babana bağlıysan, kardeşlik ödevini yapmış olursun. Bu davranış devleti etkiler ve aynı zamanda hükümetin kurulmasını sağlar. Şu halde, bir insan neden devlet hizmetinde görev alsın?”

XXII – Üstat dedi ki: Bilmiyorum, bir kimse nasıl oluyor da yalancılıkla işini başarabiliyor. Büyük ve küçük arabalar, nasıl oluyor da boyunduruk ve koşum olmadan gidebiliyor?”

XXIII – Tzu-chang, “Bin yıl sonraki işler bilinebilir mi?” diye sordu.
– Üstat yanıt verdi: “Yin sülalesi, Hsia sülalesinin devlet düzenini izledi. Onların bir şeyler aldığı ya da onlara bir şeyler eklediği bilinmektedir. Chou hanedanı Yin hanedanının düzenini izledi.  Onlardan neyin alındığı ya da onlara neyin eklendiği biliniyor. Belki bundan sonra gelenler, Chouları izleyeceklerdir. Yüzlerce yıl sonra bile olsa, Chouların işleri bilinecektir.”

XXIV – Üstat dedi ki: “Kendisiyle ilgili olmayan bir ölüye sunu sunmak dalkavukluktur.”
– “Doğru olan şeyi görmek ama yapamamak, korkaklıktır.”

Erdemli insanların dokuz düşüncesi vardır:
1. Baktıklarında berrak görmeyi düşünürler,
2. Dinlediklerinde iyi duymayı düşünürler,
3. Görünüşleri bakımından cana yakın olmayı düşünürler,
4. Davranışlarında saygılı olmayı düşünürler,
5. Konuşmalarında doğru sözlü olmayı düşünürler,
6. İşlerinde ciddi olmayı düşünürler,
7. Kuşkuya düştüklerinde soruları nasıl soracaklarını düşünürler,
8. Öfkelendiklerinde sorunları düşünürler,
9. Kazancı gördüklerinde adaleti düşünürler…

Konfüçyüs
Ülke Yönetmek

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
“Sürüklenip gidiyoruz. Hayat dediğin başka nedir zaten?” İçimizdeki Şeytan – Sabahattin Ali

Ömer içindeki sonsuz saadet hissinin ve hafifliğin nihayet hazin bir neticeye varacağını, talihin kendisiyle alay ettiğini sandığı için yanındakinin, sebebini...

Kapat