İkincil Narsisizm, Olumsuz Aktarım ve Hastalık İçgörüsü – Wilhelm Reich

Karakterdeki korunma mekanizmalarının, libidonun yeniden kullanılmak üzere olabilecek en yüksek miktarda serbest kalması için gerekli olan gevşetilmesi, hatta çökertilmesi, egonun geçici olarak tamamen çaresiz bir duruma düşmesini beraberinde getirir. Bu durum, ikincil narsisizmin çöküş aşaması olarak nitelendirilebilir. O zaman hasta bu arada serbest kalmış olan nesne libidosunun yardımıyla analize sarılır, bu da kendisine bir tür çocuksu korunma sağlar. Ancak bu çerçevede çok dikkat edilmesi gereken husus, egonun kendisini korumak için geliştirdiği yanlış hayallerin ve oluşturduğu tepkilerin çökmesinin hastada analize karşı güçlü olumsuz akımlar uyandırmasıdır.1

Buna ek olarak, zırhın çözülmesiyle birlikte dürtüler başlangıçtaki güçlerini yeniden elde ederler, ego kendini bu gücün insafına kalmış hisseder. Bütün bunların bir araya gelmesine bağlı olarak bu geçiş aşamaları zaman zaman çok kritik seyreder, hasta intihara meyleder, çalışamayacak duruma gelir. Hatta şizoid karakter söz konusuysa bazen otistik gerilemeler bile görülür. Bu süreçte en güçlülerin kompulsif nevrotik karakterler oldukları anlaşılmıştır, nedeni anal evre takılmaları ve inatçı saldırganlıklarıdır. Analist aktarıma hâkimse, yorumda kararlılığı ayarlamak, özellikle de hastadaki olumsuz akımları net biçimde ortaya çıkarmak suretiyle sürecin temposunu ve yoğunluğunu pekâlâ kontrol altına alabilir.

Oluşturulan tepkilerin çözülmesi sırasında, erkeklerde biraz cinsel güç kalmışsa bu kalıntı da çöker. Analize gelen sertleşme sorunu olmayan hastalan bu konuda uyararak şiddetli tepkilere karşı önlem alıyorum. Bu tür hastalarda, birden ortaya çıkan sertleşme bozukluğunun yaratacağı şoku yumuşatmak için, belli emarelerden (belirtilerin ve kaygının artması, artan huzursuzluk, rüyalarda iğdiş edilme kaygısının ortaya çıkması) işlev bozukluğunun yaklaştığı tahmin edildiği anda cinsel perhiz yapmalarının salık verilmesi yerinde olur. Buna karşılık, iktidarsızlık kaygısını ödünlediklerini idrak etmeye yanaşmayan narsistik karakterlerin belli tipleri bu nahoş deneyime maruz bırakılmalıdır. Bu deneyim şiddetli narsistik ve olumsuz tepkilere yol açmakla birlikte, iğdiş edilme kaygısının ortaya çıkmasıyla sonunda ikincil narsisizmin çökmesini köklü biçimde başlatır. Cinsel güçte işlev bozukluğu, iğdiş edilme kaygısının duygulanımla yaşantılanmak üzere olduğunun, dolayısıyla zırhın da çözülmekte olduğunun en kesin göstergesidir; bu nedenle sertleşme gücü olan nevrotiklerin analiz sürecinde cinsel güçte sorun yaşamamaları bunların içte kayıtsız kaldıklarının belirtisi olarak görülmelidir. Vakaların çoğunda bu problem yoktur, çünkü hastalar zaten cinsel güç sorunlarıyla analize gelirler. Bununla birlikte sadizme dayalı olarak sertleşme gücünü muhafaza eden veya farkında olmadan cinsel güç sorunu (örneğin zayıf sertleşme ve erken boşalma) yaşayan hastaların sayısı da az değildir. Hastanın cinsel sorununun tam anlamım idrak ettiği bu ana kadar analiz az çok hastanın bütün kişiliği ile mücadele etmek zorunda kalmıştır; hastanın mustarip olduğu, dolayısıyla içgörü geliştirdiği belirtiler söz konusu idiyse, nevrozla mücadelede kendisine müttefik olarak güven duyulabilmiştir. Hasta nevrotik tepki temelinin, yani nevrotik karakterinin analizine ise pek ilgi duymamıştır. Fakat şimdi karakterine bakışı kökten değişir, bu açıdan da kendisini hasta hisseder, belirtilerinin temelini bütün boyutuyla idrak eder, karakterini değiştirmeye ilgi duyar ve iyileşme arzusunu, -baştan beri rahatsız edici bir belirti olarak görmediyse- cinsel sorununu da kapsayacak şekilde genişletir. Bu yüzden sıklıkla sübjektif olarak kendisini analiz öncesinde olduğundan daha hasta hisseder ama analizde işbirliğine de daha istekli olur ki, bu da analizin başarılı olması için elzemdir. Artık iyileşme arzusunun merkezini sağlıklı bir cinsel yaşam sürdürebilme isteği oluşturur; bunun ruh sağlığı açısından önemini analistten öğrenmiş veya bizzat kavramıştır. Dolayısıyla iyileşme arzusu temelde bilinçli olarak nevrozun yarattığı keyifsizliğe, bilinçsiz olarak ise doğal genital taleplere dayanır. Kapsamı genişleyen hastalık içgörüsü, özellikle de başka bakımlardan da kendini hasta hissetme, narsistik korunma mekanizmasının ve ego savunmasının kararlılıkla analiz edilmesinin sonucu olmakla kalmaz; olumsuz aktarım biçiminde güçlü bir savunma da başlatır. Bunun anlamı nevrotik dengeyi bozan kişi olarak analistten nefret edildiğidir. Ama bu tutum karşıt bir tutumun tohumunu da barındırır, bunun görevi analize en önemli yardımları yapmaktır. Hasta artık kendini tamamen analize teslim etmeye zorlanır; analisti aynı zamanda kurtarıcısı ve kendisini iyileştirebilecek yegâne kişi olarak görmeye başlar; iyileşme iradesi buna sıkıca tutunur. Bu tutumlar elbette çocukluktaki eğilimlerle, iğdiş edilme kaygısıyla ve çocukluktaki korunma ihtiyacıyla yakından bağlantılıdır.

Wilhelm Reich
Karakter Analizi

(1) Olumsuz aktarıma ilişkin tartışmalarda görüşlerime yönelik itirazlar, genelde hastaların narsistik korunma mekanizmalarının nispeten işlenmeden bırakılmasından, dolayısıyla şiddetli nefret aktarımıyla karşılaşılmamasından da kaynaklanıyor olabilir.

Yorum yapın

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org

Önceki yazıyı okuyun:
Birhan Keskin: Dünya hakikaten giderek daha katı bir yer haline gelmiyor mu?”

Kapat