İdam edilişlerinin 36. yılında Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan belgeseli

“Bundan 40 yıl kadar önce, 1969’da, Abdullah Gül İstanbul Üniversitesi’nin Beyazıt’taki merkez binasında bulunan İktisat Fakültesi’nde okurken, hemen onun yanındaki Hukuk Fakültesi’nde de Deniz Gezmiş okuyordu. Gül, İslamcı Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) liderlerinden biriydi, Gezmiş de Devrimci Öğrenciler Birliği (DÖB) lideriydi. Rivayete göre devrimci öğrencilerin okula girmesini yasakladıkları militan İslamcılardan biri de Gül’müş… Çok
değil üç yıl sonra, 12 Mart muhtırasıyla gelen baskı döneminde, Mayıs 1972’de askeri mahkeme devrimci Deniz’i astı.
Askerlerden Süleyman Demirel’e kadar uzanan geniş bir kesim, devrimci öğrenci liderini darağacına gönderince günün birinde İslamcı öğrenci liderini de Çankaya Köşkü’ne gönderdi


Sola hayat hakkı tanınmazsa…
Dünyadaki gelişmelerin de etkisiyle, 60’lı yılların ikinci yarısında, Türkiye’deki kurulu düzen çatırdamaya başlamıştı. Soğuk Savaş koşullarının şekillendirdiği Türkiye’deki siyasal sistem, karşısında çeşitli muhalefet odaklarını buluyordu. Doğal ve geleneksel olarak da muhalefet en çok gençlik içinde yayılıyordu. Sol muhalefet, giderek güçlü bir devrimci gençlik hareketinin ortaya çıkmasını sağlarken kurulu düzenin Deniz ve arkadaşlarının karşısına çıkardığı gençlere o dönemde “komandolar”, daha sonra “ülkücüler” denilecekti. Alparslan Türkeş’in kamplarında yetişen ülkücü gençlere verilen görev devrimci gençliği engellemek ve böylece düzenin soldan eleştiriye uğramasını ve bu eleştirinin zaman içinde toplumun çeşitli kesimlerine nüfuz etmesini önlemekti. Nitekim “Komünistler Moskova’ya” diye diye bu görevlerini yerine getirdiler. Ülkücüler kadar değilse de İslamcı gençlik de zaman zaman devrimci gençliğin karşısına çıkıyor ve örneğin İstanbul Taksim Meydanı’ndaki ünlü “Kanlı Pazar”da olduğu gibi kan dökmekten de uzak durmuyordu. Ama asıl olarak devrimci gençlerle “komando” tabir edilen ülkücülerin çatışması öne çıkıyor, İslamcı gençler de bundan yararlanmaya çalışıyordu. Nitekim gayet iyi yararlandılar… O kadar iyi yararlandılar ki, bugün o İslamcı gençlerden biri cumhurbaşkanı, diğeri de başbakan koltuğunda oturuyor. ”  Radikal2 – Seyfi Öngider

 


Deniz’ler, idamlarının 36. yılında da Türkiye’de ve dünyanın birçok yerinde anılıyor.

 

Bu gün Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, idam edilişlerinin 36’ıncı yıldönümünde mezarları başında düzenlenen törenle anıldı. Karşıyaka Mezarlığı’na sabahın erken saatlerinde toplanmaya başlayan binlerce kişi “Yusuf, Hüseyin, Deniz sürüyor sürecek mücadeleniz”, “Yaşasın halkların kardeşliği” sloganları attı.

 

Burada bir konuşma yapan Avukat Halit Çelenk, “Bugünkü törende büyük bir kalabalık görmekten çok mutlu oldum. Genç arkadaşlarıma söylüyorum, Denizleri sadece burada anmakla kalmayın, onların hayatlarını, düşüncelerini, mücadelelerini anlatan kitapları da okuyun” dedi.

“Deniz ve arkadaşları yaşasaydı bugün yine devrimci mücadele içinde olurlardı” diyen Çelenk, “Eğer yaşasalardı, 1 Mayıs’ta işçilerin yanında, emekçilerin yanında saf tutarlardı” diye konuştu.

68’liler Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Halil Çelimli ise, “Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının emperyalizme karşı ülkenin bağımsızlığını savunduklarını ifade etti.

Törende Deniz Gezmiş’in arkadaşı Mustafa Yalçıner de bir konuşma yaptı. Anma törenine, televizyon dizisi Hatırla Sevgili’de Deniz, Yusuf ve Hüseyin’i canlandıran oyuncular, Barış Koçak, Murat Zubi ve Oktay Gürsoy da katıldılar.


İstanbul’da ise Denizlerin bayrağının yere düşmeyeceğini ve mücadelenin büyüyeceğini haykıran binlerce genç sokaklardaydı. Beyazıt’ta, İstanbul Üniversitesi’nde başlayan yürüyüş Denizlerin Amerikan askerlerini  denize döküldüğü Dolmabahçe’de sona erdi.

deniz-gezmis-idam
36 yıl önce bugün Hürriyet’in manşeti

“İdam edilişlerinin 36. yılında Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan belgeseli” üzerine 2 yorum

  1. kaderimizle oynuyorlar allahm bu azp neden bu kin öfke neden niye kardeşce yaşamak warken sınırlar insan ayırımı açlık sefalet niye var niye neden tek din tek para tek dünya tek millet değiliz neden bu kan ve canlar neden PARA hırs nereye kadar insanların üzerinden nekadar daha zengin olucak bu haksızlığı yapanlar bunlara dur diyen neden yk neden insanız biz insan canımız war bizim bu canı almak bu kadar kolaymı neden dur diyen yk neden gören yk neden hep kötüler kazaıyor neden neden

  2. aslında boş yere asıldı onca deniz gezmiş ve niceleri haksızlık ve adaletsizlik . bana kalsa suçsuz olduklarını ögrendigim gün kendimi işte ozaman asardim nedenmi vijdan meselesi tabi bunu yapan ve yaptıranda vijdan olmayinca ne diyeyim ki artık. dilerim allahtan onca insanı asan, katleden, vuran, kıran bütün yapan ve yaptıran bütün kendi bilmez birşey zanneden kendini insan bedenini kullanan kendi insan sıfatında zannedenler adalet deyipte adaleysizligi yaratan herkes aynı sekilde can versin. nedendir bilmem ama sanırım bu ülkede adalet yok .nedenmi tünkü iyiler katledilir adi taratıklat yasatilir. ben bunca katleden asan insanlara turk deyil nazi derim cünkü naziler boyledir sanırım yapan ve yaptiranda nazi kanı ön pilanda

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
ÇASOD ödülleri verildi. T. Akan: “Şeriatçı meyil veren basına ve televizyonlara hayır diyelim”

Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneği’nin ödülleri, törenle sahiplerini buldu. “En İyi Kadın Oyuncu Ödülü”nü Nurgül Yeşilçay alırken, “En İyi Erkek Oyuncu...

Kapat