Ahmet Nesin: Oral Çalışlar, o kadar sosyalistsin ki Türkeş ve adamlarıyla söyleşi yaparak para kazandın

Kendilerini, ‘sosyalist’, ‘komünist’, ‘devrimci’, ‘ilerici’ diye birtakım sıfatlarla tanımlayanların bir kesimi, ülkede demokrasiyi, insan haklarını, özgürlükleri savunanları kendilerince karalamak amacıyla ‘liberaller’ diye adlandırıyorlar. Memlekette onlara göre bir hakiki sosyalistler, devrimciler var, bir de burjuvazinin adamı olmuş demokrasi peşinde koşan ‘liberaller.’ ‘Liberaller’ tanımından pek hoşlanan solcularımızın büyük kısmı, milliyetçilikle militarizm arasında gidip gelenlerden oluşuyor. Bu kesimlere göre Ergenekon soruşturması ‘ABD’nin oyunu’. Daha insaflı olanlarını ele aldığımızda da, ‘Bu, AKP’nin oyunudur. AKP’nin derin devletini kurma girişimidir’ gibi bir dil kullandıklarını görebiliyoruz. Bu ülkede son 50 yılda 3.5 askeri darbe olmadı mı? Bu darbeler seçimle gelenleri, Meclisi ortadan kaldırıp, genellikle solcuları, muhalifleri ezmedi mi? Darbecilerle kendilerini akraba zannetmenin neresi solculuk, devrimcilik, sosyalistlik? Ben kendimi 45 yıldır sosyalist olarak tanımlıyorum.” Oral Çalışlar

Oral Çalışlar’ın yazısının bir bölümüne, böyle başlıyor 45 yıllık sosyalist Çalışlar kendini tanımlarken, ben de bu konularda isim vererek yazanlardan olduğuma, yaşım da 52 olduğundan 45 yıllık sosyalist olamayacağıma, onun deyimiyle kendimi ‘sosyalist-komünist-devrimci ve ilerici’ diye birtakım sıfatlarla tanımladığıma göre yanıt hakkım var sanırım… O 45 yıllık sosyalist, ben ya da benim gibi yazan ve konuşanlar birtakım sıfatlarla kendilerini tanımlayanlar… Sıfatımız aynı, ama olsun, onun 45 yılı var… Sosyalizm mücadelesiyle geçen 45 yıl, dile kolay. Neler yaşanmıştır, anlat anlat bitmez…

Çalışlar 1968’den itibaren Doğu Perinçek ve arkadaşlarının çıkardığı dergide yazılar yazmaya başlar. 68 döneminin kendisi açısından bilinen en önemli eylemi Samsun’dan Ankara’ya yapılan “Tam bağımsızlık için Mustafa Kemal Yürüyüşü”dür!.. O dönemin Aydınlık Dergisi’nin yazı kurulunda yer alan Çalışlar, herhalde çok sosyalist olduğundan olsa gerek 1978 yılında günlük çıkan Aydınlık Gazetesi’nin Genel Yayın Müdürü’dür… O dönemin Aydınlık Gazetesi’ni bugünkü kuşaklar pek bilmeyebilirler, en büyük marifetleri “Anarşist” diye adlandırdıkları kendilerinden olmayan solcuların fotoğraflarını afişe etmekti. Aydınlık Gazetesi’nin afişe ettikleri gençlerden kaçının öldürüldüğü benim yaşıtlarım tarafından pek unutulmadı Sosyalist Çalışlar. Zaten sen ne kadar Mustafa Kemal yürüyüşüne katılmış ve Genel Yayın Müdürlüğü yapmış olsan bile o dönemki Genel Başkanın Doğu Perinçek’in senin gibi sosyalist değil, ama orduya yanaştığını anlamamıştın…

Evet yıllarca anlamadın bunu, ben ve benim gibi sosyalist sıfatlarla kendilerini tanımlayanlar Oral Çalışlar, 12 Eylül Faşizmi döneminde idam edilen, pencerelerden atılan, işkencede öldürülenleri, bok yedirilenleri düşünürken, sen Mamak Cezaevi’nde bizleri öldürtme emrini veren ya da verdirten Alpaslan Türkeş’le, Yaşar Okuyan’la, Necmettin Erbakan’la söyleşi yapıyordun. Biz o zaman da tesadüfen yaşıyorduk Oral Çalışlar, bugün de tesadüfen yaşıyoruz. Evet, biliyorum sen de tesadüfen yaşıyorsun, neden biliyor musun Oral Çalışlar, senin söyleşi yaptığın siyasetçilerin emirleriyle pek çok arkadaşımız öldürüldüğü için tesadüfen yaşıyorsun. Sıra sana, bana denk gelmediği için tesadüfen yaşıyorsun… O kadar sosyalistsin ki “Düşüncelerimiz iktidarda, ama biz hapisteyiz…” diyen Türkeş ve adamlarıyla söyleşi yaparak para kazandın, diğer sosyalist sıfatlı gençler hapislerde okuma şanslarını kaybetmişken…

Evet insanoğlu yanılır Oral Çalışlar, onca yıl Doğu Perinçek’i anlamadın, ama nasıl olur da 16 yıl çalıştığın Cumhuriyet Gazetesi’nde İlhan Selçuk’un darbeci meraklısı olduğunu anlayamadın. Türkiye’de biçok insanın ölümüne neden olan Milliyetçi Cephe Hükümeti’nin Başbakanı Süleyman Demirel cumhurbaşkanı seçildiğinde Cüneyt Arcayürek’in danışmanı olduğunda da mı huylanmadın. Hadi yine huylanmadın, peki Demirel’in danışmanı tekrar Cumhuriyet Gazetesi’ne döndüğünde hangi sosyalist kimliğinle bu insanlarla aynı gazetede yazmana izin verdi.

Yoksa 12 Eylül öncesi hemen hemen bütün solun Aydınlık ve Cumhuriyet Gazeteleri’ni protesto ettiklerini de mi unuttun. Unutmuş olamazsın da, onlar senin gibi sosyalist değillerdi, kendilerine sıfat takmışlardı, o sıfat yok mu o sıfat Çalışlar, 6 ay önce bir arkadaşımın avukatlığı elinden alındı 55 yaşında… Kolay değil o sıfatı taşımak öyle.

Nasıl bir sosyalistsin ki, hakkında üçkağıttan dava açılan bir adamı demokrasi adına savundun yada savundunuz… Daha geçen gün yazdım ve gönderdim hepinize, hadi yazın köşelerinizde Erdoğan’a, hakkında açılmış davalardan aklanıp da gelmesini söyleyin. Hadi bir sosyalist olarak şeriattan mahkum olmuş birisini savunuyorsunuz, bunu ufak çocuklara anlayım da, kalpazanlıktan, evrakta sahtekarlıktan sanık birisini hangi sosyalizm adına savundun-uz.

Türbanlı kızları feminizm ve demokrasi adına savunmuşsunuz. Hadi canım oradan, velev ki okudular ve mezun oldular, türbanlı avukat, doktor, savcı, hakim, öğretmen olamayacak insanları mı savundunuz da, bunları yapabilecek türbansızların önünü kesmenin adına sosyalizm dediniz. Yoksa arkasından beraber demokrasi mücadelesi verdiğiniz Hak-İş gibi türbanlıların devlet dairelerinde çalışabilmeleri için mi bildiri yayınlayacaksınız.

Ergenekon’u derin devlet sanan sen ve senin gibiler, hadi o zaman yazarsınız ya, gazeteci ve sosyalistsiniz ya Kenan Evren’in 5 ciltlik anılarını savcılığa ihbar edin. Bunlar bir darbe günlüğüdür, anılarıdır. Muhsin Batur’unkini ihbar edin ve hepsinin tek dosyada birleşmesini sağlayın.

Yazacak daha çok şey var 45 yıllık sosyalist Oral çalışlar, ama sen önce Aydınlık Gazetesi’nde Genel Yayın Müdürü olduğun dönemde faşistlere fotoğraf ve isimleriyle ihbar ettiğiniz ölenler için bir özeleştiride bulun da, ondan sonra tekrar konuşalım istersen. O dönem yaptıklarınız ve yazdıklarınız derin devlete yaramıyordu değil mi Oral Çalışlar… Sizler sosyalisttiniz, ölenler sosyalist sıfatlılar.

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Orhan Kemal’in ses ve video kaydı, Nazım’ın gönderdiği mektup ve Ahmed Arif’le fotoğrafı

Toplumsal gerçekçi anlayışla yazdığı öykü ve romanlarıyla tanınır. Asıl adı "Mehmet Raşit Öğütçü"dür. Edebiyata şiirle başlamış, Nazım Hikmet’in etkisiyle öykü...

Kapat