Taraf gazetesi tarafını seçti, $atış için sağa geçti


Bir tesadüf(!) sonucu adını ve rengini (cennet yeşili)  kanlı Hizbullahın yayın organından alıp solcu yaftasıyla “piyasa” çıkan taraf gazetesi, izlediği haber politikasıyla kısa zamanda AKP’nin gayri resmi gazetesi haline geldi. Yayın hayatına başladığı ilk günden beri Ultra liberal Ahmet Altan ve ABD’nin basınelçisi Yasemin Çongar öncülüğünde tarafını ve niyetini  belli eden gazete,  bir iki mesele hariç her konuda Yeni Şafak ve Vakit’e politik destek sağladı.  Bununla da yetinmeyen  Taraf son olarak Deniz Gezmiş ve 68 kuşağına acımasızca saldırınca gerçek yüzü gösterdi. Öyle ki; Reha Muhtar bile “Deniz Gezmiş’e çamur atan zibidiler… ” başlıklı bir yazı  yazarak  Ahmet Altan ve saz ekibini  insafa davet etme gereği duydu.   TARAF gazetesi çalışanlarının bir bölümü ise  bu yayın politikasına tahammül edemeyeceklerini belirterek  istifa etti.
Gazetesi’nin sahibi/ destekçisi olduğu Alkım Kitabevi’nin  üyeleri ise bu yazılardan duydukları rahatsızlığı dillendirmek amacı ile 4 Haziran’da Kadıköy Alkım Kitabevi önünde bir basın açıklaması yaparak üyelikten istifaya hazırlanıyorlar.

Alkım Kitapevi üyeleri tarafından “Taraf’ı Nasıl Bilirdiniz?” başlığı ile kamuoyuna açıklanan metni aşağıda yayınlıyoruz:

“Son günlerde Taraf gazetesi, bir süredir sütunlarında, sola ve devrimci değerlere karşı bir kampanya başlatmış bulunuyor. Sola ve sol değerlere kin ve nefretle yaklaşan yazılara sütunlarında yer veriyor.

Deniz Gezmiş ve 68 kuşağına karşı akıl almaz yanlışlar eşliğinde değerlendirmelerde bulunuyor. 68 kuşağının anti-emperyalist ve devrimci geleneğine gölge düşürmek istiyor. Sanırız rahatsız oldukları bir şeyler var.

Emperyalizm, ülkemize biçtiği misyonlarını adım adım yerine getirmek için canla başla çalışıyor. Amerikancı, karanlık ve piyasacı AKP, işçi ve emekçi karşıtı yasaları bir bir meclisten geçiriyor, Tuzla’da işçiler ölüyor, yanıbaşımızda Irak’ta işgal devam ediyor, ancak TARAF Gazetesi ne yazık ki bunlar yerine, onurlu bir mücadeleyi geride bırakmış Denizlere ve anti-emperyalistlere saldırmayı tercih ediyor, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarına karşı yazılar kaleme alıyor.

Bu durum bizi rahatsız ediyor!

Biz artık niyetin ne olduğunu anlamış bulunuyoruz.

Sola ve sol değerlere yapılan saldırı korosuna şimdi de TARAF Gazetesi de eklenmiş bulunuyor.

Vakit, Yeni Şafak, Zaman gibi bir yayın olacaksa TARAF Gazetesi, kimsenin tuttuğu yok. Ancak net olarak açıklasın, Truva atını kimse oynamasın!

Geçmişimizde varolan bu değerleri, ve bu değerleri bugüne taşıyan Deniz Gezmiş’i ve temsil ettiği anti-emperyalist, bağımsızlıkçı ve devrimci mücadelesini yok etmeyi başaramayacaklardır. Söyledikleri ve yazdıklarının, ülkemizin tarihi ve gerçekliği karşısında hiç bir gerçekliğini olduğunu düşünmüyoruz.

Emperyalizme, gericiliğe karşı verilecek mücadele dün olduğu gibi bugün de ülkemizin en önemli sorunudur. Emin olsunlar ki, Denizler, bu topraklarda umudu besledi ve beslemeye devam edecekler.
Taraf Gazetesi’nde çıkan bu yazılardan sonra düşündük ve TARAF Gazetesi’nin sahibi olduğunu ya da en azından destekçisi olduğunu bildiğimiz ALKIM Kitabevi üyeleri olarak artık ALKIM Kitabevi üyesi olmak istemiyoruz.

ALKIM Kitabevi üyelerini ve duyarlı olan herkesi, tepkilerini göstermeye çağırıyoruz.

04.06.2008 tarihinde saat 13.00 de Kadıköy ALKIM Kitabevi önünde buluşarak yapacağımız basın açıklaması ile üyelikten istifamızı gerçekleştireceğiz.

 

Görülen lüzum üzerine haberle ilgili  medyadan seçtiğimiz bazı ayrıntıları yorumsuz ekliyoruz

Deniz Gezmiş’e çamur atan zibidiler… Reha Muhtar

Gerçek gündemi´in TARAF´ın Deniz Gezmiş düşmanlığı başlıklı yazısı, Medyaradar, Süperpoligon, Yön Radyo ve Evrensel´den sonra Vatan´da da yer buldu. Vatan Yazarı Reha Muhtar, Tarafçıların adını anmadı ama çok ağır sözler sarf etti:

Bulaşmayayım bu hastalık saçan şizofren zibidilere diyorum…

Demokraside her görüş olur, herkes fikrini söyler diye içimden geçiriyorum…

Ama olmuyor, çünkü her sabah başka bir rezillikle uyanıyorum…

Türkiye’nin bütününü “faşist” diye nitelediler, hapislerde işkence görenleri, 68 devrimcilerini, Zincirbozan mahkûmlarını, Yassıada avukatlarını, devrimci işçi sendikalarını, profesörleri, hukukçuları, gazetecileri yazarları “cuntacı” ilan ettiler, şimdi de Deniz Gezmiş ve arkadaşlarına çamur atacaklar…

“Deniz Gezmiş’lerin zihniyetinde ulusalcı, yabancı düşmanı çizgiler varmış, onlar cesaretle ortaya konabiliyormuş” artık…

***

“68 hareketinin vizyonu evrensel değil milliyetçi bir vizyonmuş…”

Bir insan cahil olabilir…

Bir insan geri zekâlı olabilir…

Bir insan ahlaksız da olabilir…

Ama bir insan, hem cahil, hem geri zekâlı hem de ahlaksız olamaz, olmamalı…

Deniz Gezmiş ve arkadaşları Marksist’tiler…

Her Marksist ve gibi antiemperyalisttiler…

Çünkü sömürü düzenine karşıydılar, onun en üst biçimi olan emperyalizme de doğal olarak karşı olacaklardı…

68’ler Amerikan emperyalizminin çok güçlü olduğu yıllardı ve Deniz Gezmiş ile arkadaşları Amerikan emperyalizminin Türkiye ve dünyadaki etkinliğine karşıydılar…

***

O dönemin anti Amerikan’cı, antiemperyalist mücadelesini “yabancı düşmanı” çizgi olarak nitelemek için, insanın CIA’den para alması ya da silme geri zekâlı olup milleti de kendi gibi aptal zannetmesi gerekir…

Deniz Gezmiş’ler enternasyonalistti…

Her Marksist sosyalist gibi…

Ve esasen onun için asıldılar…

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının Amerikan emperyalizmine karşı olmalarını, yabancı düşmanlığıyla ve milliyetçilikle adlandırabilmek için ya travmatik kompleks sahibi olmak ya da belli yabancı odaklar tarafından alenen nemalanmış olmak gerekir…

Yabancıya, kendi milletinden olmadığı için ırksal nedenlerle karşı çıkan, onu hor gören, nefret besleyen insana ve idelojilere “yabancı düşmanı” denir…

Deniz Gezmiş ve arkadaşları, Yunan halkına, İran halkına, Bulgar halkına, Amerikan halkına ya da herhangi başka bir milletin halkına düşman mıydılar ki “yabancı düşmanı” olsunlar?..

Yabancı düşmanı diye Fransız aşırı sağcı lider Le Pen’e denir…

Ülkedeki yabancılara, sırf Fransız milletinden olmadıkları için karşı çıkar Le Pen…

Amerikan emperyalizmine karşı çıkan Deniz Gezmiş’lerle, Fransız Le Pen’in ve yabancı düşmanlığının ne ilgisi var, nemalanmaya müsait zibidiler?..

***

Amerika’nın emperyalist politikalarına karşı çıkmak, sosyalistler için sınıfsal savaşın bir parçasıdır…

Buna yabancı düşmanlığı değil antiemperyalizm denir…

Siz, yapmakta olduğunuz bu yayınların hangi sermayeyle yapıldığını sorguluyor musunuz?..

Hangi sermayenin “parasıyla” bu kadar rezil ve cahil yayınları yaptırıyorlar size?..

Bir de, emekli bir generalin Deniz Gezmiş ve arkadaşlarıyla “görüştüğü ve onları eyleme sürüklediği” haberleri var…

Buradan yola çıkarak, Deniz Gezmiş’leri de bir çeşit darbeci ya da cuntacı göstermeye çalışıyorlar…

Hiçbir utanma, haya, ya da ar yok bunlarda…

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının hareketlerinden kendi iktidar mücadeleleri için yararlanan iki üç generale bakarak, o gençleri ve izledikleri çizgiyi, cuntacılıkla suçlayanlar, birer rezildir…

Önce kendilerine baksınlar…

Onların söylemlerini şu anda dünyanın en kirli emperyalist güçleri, en vahşi amaçları için söylüyorlar…

Deniz Gezmiş’ler kendi yurtsever ve devrimci duygularının dışında kimsenin oyuncağı olarak darağacına gitmediler, ama bugün onlara arsızca çamur atanlar, kendilerinin papağan gibi tekrarladıkları “yabancı istihbarat örgütü dezenformasyonlarının hangi emperyalist gücün çıkarına hizmet ettiğini gayet iyi biliyorlar…”

Bilerek ve taammüden Deniz Gezmiş’lere bu çamuru atıyorlar…

Çünkü şu anda dünya emperyalizminin “Türkiye için biçtiği rolü” uygulatacaklar… Deniz Gezmiş’ler yabancı düşmanı çizgideymiş…

Niye?.. Amerikan emperyalizmine karşı çıktılar diye…

Sizlere Ali Kemal demek bile, Ali Kemal’e hakaret olur…

Sizler ancak Nazi Almanyası’nın Propaganda Bakanı Goebbels’in kötü bir kopyası olabilirsiniz…

Taraf, Deniz Gezmiş’e saldırdı
Taraf Gazetesi, devrimci lider Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını neyle suçladı?

 

GERÇEK GÜNDEM – HABER MERKEZİ / Fethullah Gülen ve Abdullah Gül destekçisi, AKP yandaşı Taraf Gazetesi’nin yeni hedefi Deniz Gezmiş ve arkadaşları oldu. Rasim Ozan Kütahyalı adlı yazar, Gezmiş’in söylemlerinin “ulusalcı” olduğunu, Hrant Dink’i öldüren zihniyetin Deniz Gezmiş’in söylemlerinden beslendiğini yazdı.

TARAF Gazetesi, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını, Hrant Dink’i katleden zihniyetin “yolunu açmak”la suçladı. Gazetenin herTARAF adlı sayfasında görüşlerine yer verilen Rasim Ozan Kütahyalı, Deniz Gezmiş’in yolunun ulusalcılık olduğunu bunun ise toplumu saran “zehirli sarmaşığın ideolojik tohumlarının atılması anlamına geldiği”ni ifade etti.

Taraf’ın birinci sayfadan “ateşi körüklüyor” diyerek anons ettiği yazıda, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının devrimci – milliyetçi ideolojik zemin yarattığına vurgu yapıldı. Aynı yazıda, şu akıl almaz ifadeler kullanıldı:

“GEZMİŞ’İN YOLU VE ERGENEKON ZİHNİYETİ”

“O devrimci – milliyetçi tohumların Hrant katledilince (Türkiye bir düşmanını kaybetti, hoş gidişler ola) diyebilecek gözü dönmüşlükteki günümüz ulusalcı-sol siyasi dilin oluşmasında payı büyüktür.

(…)

O kuşaktan itibaren, bu topraklarda zaten varolan İttihatçı – Kemalist milliyetçilik ile üçüncü dünyalı Marksizm – Leninizm birleşerek tam bir ideolojik zehir etkisi kazandı.”

Toplum ve Politika Enstitüsü Genel Koordinatörü olan Kütahyalı, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarına yönelik hakaretlerini şöyle sürdürdü:

“Devlet Deniz Gezmiş ve arkadaşlarına bomba attırdı. Ne olur olmaz diyerek sağda da yeni gençler örgütlendirildi.”

ULUSALCILIK KORKUSU

Taraf Gazetesi, bilindiği üzere Fethullah Gülen – Abdullah Gül çizgisinde yayın yapıyor. Gül’ün Erdoğan’ı tasfiye etme planı çerçevesinde bir çizgi izleyen Taraf, Başbakan Erdoğan’ı sık sık eleştiriyor. Erdoğan’ı eleştiren her haberin yanına ise bir Abdullah Gül övgüsü iliştiriliyor.

Bu artık öyle bir hal aldı ki; Kayserispor’un kupa kazanması bile Taraf’ta “Önce Çankaya’yı ardından kupayı aldılar” şeklinde duyuruldu. Tuzla’da işçi cinayetlerinin artması üzerine de sürmanşetten “Gül devreye girdi” başlığı atıldı. Ancak Gül’ün hangi tedbirleri aldırttığı ise “yazılamadı.”

Taraf Gazetesi, bir süre önce de vatan haini Ali Kemal’i “Kurtuluş Savaşı’na muhalif” diye parlatmaya çalışmıştı. Kurtuluş Savaşı’na ‘muhalif’ olmanın emperyalizmin işbirlikçisi olmak anlamına geldiğini “unutan” Taraf’taki yazı şaşkınlıkla karşılandı.

Yazıyı kaleme alan Ayşe Hür, benzer ifadeleri ÖDP’nin sitesi Sesonline.net’te de kullanıyor.

“Taraf gazetesi tarafını seçti, $atış için sağa geçti” üzerine 3 yorum

  1. Ahmet Kaya’nın ölüm yıldönümü nedeniyle 16 Kasım’da haber yapan Taraf, Reha Muhtar ve Ercan Saatçi’nin Ahmet Kaya ve eşine (o malum gecede) fiilî saldırıda bulunduğunu yazmıştı. Oysa ‘çatal bıçak fırlatarak saldırdığı’ iddia edilen Ercan Saatçi, olay gecesi orada olmadığını daha önce bir başka yayın aracılığıyla duyurmuş, Reha Muhtar da bu suçlamayla ilgili daha önce iki kez köşe yazısı yazmıştı.
    Taraf gazetesi bu yanlıştan dolayı daha sonra özür dilemek zorunda kalmıştı

  2. Egemen zihniyetten ne yaratılabilir bir düşünelim;mesela taraf diye bir gazete,yalandan medet umma,çamur at izi kalsın,olmadı acındır,yalan vaadlerde bulun,yosulu doyur,tabi annesini de…
    yani bir şey cıkaramıyacakları belli boşuna “karartmayın sol göğsünüzün altındaki cehveri”

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Dünyanın bilenmeyenlerine doğru bir yolculuk; Sonsuzluk nedir?, sonsuzluğa ulaşmak münkün mü?

Selin Girit'in yayına hazırlayıp sunduğu dört bölümlük Sonsuzluğun Keşfi dizisi, BBC Türkçe'de ilk olarak 4-12 Eylül 2007 tarihleri arasında yayımlandı....

Kapat