Tanrım verdiğin bu ceza için teşekkürler – Eduardo Galeano

Ceza için teşekkürler

İncil’e göre fahişe ve fahişelerin anası olan lanetlenmiş şehir Babil’de, insan küstahlığının bir sembolünü teşkil eden o kule göğe doğru yükselmekteydi.
Öfkenin yıldırımı fazla gecikmedi: Tanrı kuleyi inşa edenleri, artık birbirleriyle asla anlaşamasınlar diye, farklı diller konuşmaya mahkum etti ve kule sonsuza dek yarısı bitmiş bir halde kaldı.
Eski İbranilere göre insanların konuştuğu dillerin farklılığı ilahi bir cezaydı.
Ancak Tanrı bizi cezalandırmak isterken tek bir dilin sıkıcılığından kurtararak belki de bize bir iyilik yaptı.

Dillerin ortaya çıkışı

Eski Meksikalılara göre bunun başka bir hikâyesi var.
Denizin ikiye ayrıldığı yerde yükselen Chicomoztoc Dağı’nın içinde yedi tane mağaranın olduğundan bahsediyorlar.
Bu mağaraların her birinde bir tanrı hüküm sürermiş.
Meksika’da ortaya çıkan ilk halklar bu yedi mağaranın toprağı ve yedi tanrının kanıyla yoğrulmuşlar.
Halklar dağın ağızlarından yavaş yavaş tomurcuk olarak çıkmışlar.
Her halk hâlâ kendisini yaratan tanrının dilini konuşur.
İşte bu yüzden diller kutsaldır ve sözlerin müziği farklı farklıdır.

Müziğin ortaya çıkışı

Orfeo lirinin tellerini okşadığında ortaya çıkan melodinin güzelliğiyle Trakya ormanlarındaki meşe ağaçları dans ettiler.
Orfeo argonotlarla denize açıldığında kayalıklar onun müziğini, bütün dillerin tek bir dilde buluştuğu namelerini dinlediler ve gemi batmaktan kurtuldu.
Güneş doğunca, Orfeo’nun liri Pangaeum Dağı’nın zirvesinden onu selamlardı; sonra karşılıklı olarak baş başa, ışık ışığa sohbet ederlerdi, zira müzik de havayı aydınlatan bir şeydi.
Zeus bir yıldırım gönderdi ve bu küstahlıkların yazarını ikiye biçti.

Eduardo Galeano – Aynalar – Sel Yayınları

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here