“Değişmez tek bir kesinlik vardı insan için; ölüm” Anayurt Oteli – Yusuf Atılgan

Sokaktan araçların geçişi gittikçe sıklaşıyordu. Bir tren sesi duydu. Kısrağını çatlatıncaya dek sürerken neler geçiyordu kafasından kim bilir. O akşam mı ulaştı olanakların sonuncusuna? Ağabeyini öldü sanınca ‘Benim yüzümden’ diye bağırdığına göre onun ölümünü düşünüyordu demek; kendini suçlu buluyordu.

Devamı…“Değişmez tek bir kesinlik vardı insan için; ölüm” Anayurt Oteli – Yusuf Atılgan

“Pazar günlerinin bile bir kurulu düzeni vardır” Saatların Tıkırtısı – Yusuf Atılgan

Tabelâcı dükkânının önünde yaş yaş, kurusunlar diye duvara dayanmış iki levha vardı. Baktım birinde “Saatçı A. Yayladan” yazılı. İçimi bir hüzün bürüdü. Karşıda saatçınındı bu levha, sormuş öğrenmiş gibi biliyordum bunu. Küçücük dükkânın önünden her geçişimde hep aynı hüzün kaplardı içimi.

Devamı…“Pazar günlerinin bile bir kurulu düzeni vardır” Saatların Tıkırtısı – Yusuf Atılgan

“Bu dünyadan hiçbir şey umulmamaktadır” Çıkılmayan – Yusuf Atılgan

Herkes esnesin. Her şey önceden bilinmektedir. Bu dünyadan hiçbir şey umulmamaktadır. [Michelet]
Para tomarı kırık tezgâhın ardında, yerdeydi. Elindeki kutuyu bıraktı. Eli baltalılar, kocaman gözlüler, sarı yüzlüler hiçbir şey görmüyorlardı; kırıp yırtıyorlardı yalnız. Eğildi tomarı avuçladı. Yağlımsı, kirli paralar. Cebine koydu.

Devamı…“Bu dünyadan hiçbir şey umulmamaktadır” Çıkılmayan – Yusuf Atılgan

“Yoksa bütün dünya mı böyle…” Evdeki – Yusuf Atılgan

Hep birini çekiştirirler. Gözleri ışıldar anlatırken. Onların yanındayken kalkıp gitmekten korkarım. Gider gitmez beni çekiştirecekler sanırım. İnanmıyorum onlara ama bu kadını da sevmiyorum. Çok konuşur. Ara sıra bize gelir. ‘Bizimki’ dediği kocasını anlatırken bir bakışı vardır bana, evlenmedim diye eğlenir gibi, acır gibi bir bakış, sinirlendirir beni. Gene de bir şey demem; anlamamış gibi dururum.

Devamı…“Yoksa bütün dünya mı böyle…” Evdeki – Yusuf Atılgan

Yusuf Atılgan: Kadınların neden evlendiklerini anlıyorum: Yalnız kalabilmek için

Yusuf AtılganBüyüklerinden korkarsınız. Akşamları elinizde paketlerle dönersiniz. Sizi bekleyenler vardır. Rahatsınız. Hem ne kolay rahatlıyorsunuz. İçinizde boşluklar yok. Neden ben de sizin gibi olamıyorum? Bir ben miyim düşünen? Bir ben miyim yalnız?” Yanından geçen kadına döndü:

Devamı…Yusuf Atılgan: Kadınların neden evlendiklerini anlıyorum: Yalnız kalabilmek için

“Sıkıştıkça yalnızlığımız daha da koyulaşıyor…” Sesli Öyküler: Çıkılmayan – Yusuf Atılgan

Yusuf Atılgan1936 yılında Manisa Ortaokulu’nu, 1939 yılında ise Balıkesir Lisesi’ni ve ikinci sınıftan sonra askeri öğrenci olarak devam ettiği İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi. Akşehir’de Maltepe Askeri Lisesi’nde bir yıl edebiyat öğretmenliği yaptı. Üniversite öğrenciliği sırasında sıkıyönetim mahkemesince tutuklanarak ceza kanunu’nun 141. maddesi uyarınca hapse mahkûm edildi. altı ay Sansaryan Han’da, dört ay da tophane cezaevi’nde olmak üzere on ay hapis yattı. 26 Ocak 1946’da öğretmenliği elinden alınarak serbest bırakıldı. 1946 yılında Manisa’nın Hacırahmanlı Köyü’ne yerleşerek çiftçilik yaptı. 1976’da İstanbul’a döndü danışmanlık, çevirmenlik ve redaktörlük yaptı. Canistan adlı romanını tamamlayamadan kalp krizi sonucu 9 Ekim 1989 yılında İstanbul, Moda’da öldü.

Devamı…“Sıkıştıkça yalnızlığımız daha da koyulaşıyor…” Sesli Öyküler: Çıkılmayan – Yusuf Atılgan

“Dalgın olduk mu gerçek benliğimizle davranıyoruz…” Aylak Adam – Yusuf Atılgan

Yusuf AtılganŞişenin biri bitince kalktı, pikabı işletti. Piyano özlediği ezgilere başladı. Sedire oturdu. Artık dış dünyanın sesleri duyulmuyor. Her şey kendi içinde oluyor. Bir gün bu ışıklı kıyıda, pırıl pırıl kumların üstünde durmuş muydu? Ya bu tanıyamadığı, sokaklarında güleç yüzlü insanlar dolaşan şehir nerde? Sonra yine o pırıl pırıl kıyı… Arkasından biri, ‘Ben de varım’ diyor. Ah, o birisi… Piyano birden sustu. Gözlerini açtı. Kapalı camlar ardındaki gerçek şehrin keskinliğini yitirmiş seslerini yeniden duydu. Gitti pikabın düğmesini çevirdi. Sonra orta yerde duran sehpanın üstünden örtüyü çekti aldı. Odaya girdi gireli üstü örtülü tuvalde göreceği şeyi merak ediyordu. Boşsa oturup o gelinceye dek bekleyecekti. Oysa önünde bitmemiş bir resim duruyordu.

Devamı…“Dalgın olduk mu gerçek benliğimizle davranıyoruz…” Aylak Adam – Yusuf Atılgan

Yusuf Atılgan: “Kiremitlerden biri çatlak olmasa dam akmaz”

Yusuf AtılganAdam gitti, duvardaki deliğe seslendi. Stadyum gişelerindeki delikler gibi. Kimler vardı orada acaba? Bir kadın mı? Önlüğü ellerinde kirli bir oğlan mı? Bütün gece ne yaparlar? “Ne de meraklıyım!”
İlk bardağı sonuna dek içti; susamıştı. Sanki içi ısındı. Paltosunu çıkardı.
Bir sigara yaktı. Şimdi çevresine bakabilir; ama yalnız meyhaneciye bakıyor: Yaşlı değil. Yeni gelen iki kişiye içki veriyor. Burnu üstüne bir şeyle vurulmuş da ezilip öyle kalmış gibi. Az sonra içerisi dolacak; kimisi içtikçe cıvıyacak, kimisi yayık yayık ona dert dökecek. Çekilir mi? Acıyor şu adama. Ne sıkıcı işleri var insanların!
— Merhaba, dedi biri arkasından. Başını çevirince aktörü gördü.
— Merhaba. Gelsene.
Yanındaki iskemleye oturdu. Pek sevmez onu; çok konuşur, ama bu gece varsın konuşsun. Bir şişe daha getirtti.

Devamı…Yusuf Atılgan: “Kiremitlerden biri çatlak olmasa dam akmaz”

Yusuf Atılgan: “Doğru, hep başkayız. Ayak bastığımız her yer dünyanın merkezi oluyor!”

Yusuf Atılgan“Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. Tramvaydaki tutamaklar gibi. Uzanır tutunurlar. Kim zenginliğine tutunur; kimi müdürlüğüne; kimi işine; sanatına. Çocuklarına tutunanlar vardır. Herkes kendi tutmağının en iyi, en yüksek olduğuna inanır. Gülünçlüğünü fark etmez. Kağızman köylerinden birinde bir çift öküzüne tutunan bir adam tanıdım. Öküzleri besiliydi, pırıl pırıldı. Herkesin, “- Veli ağanın öküzleri gibi öküz, yoktur, ” demesini isterdi. Daha gülünçleri de vardır. Ben, toplumdaki değerlerin ikiyüzlülüğünü, sahteliğini, gülünçlüğünü göreli beri, gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum: Gerçek sevgiyi! Bir kadın. Birbirimize yeteceğimiz, benimle birlik düşünen, duyan, seven bir kadın!”

Devamı…Yusuf Atılgan: “Doğru, hep başkayız. Ayak bastığımız her yer dünyanın merkezi oluyor!”