Ölüme Mahkum Edilen Filozof Sokrates – Bertrand Russell

Tarihçi için çok güç bir konu Sokrates. Onunla ilgili olarak çok şey mi biliyoruz, az şey mi, doğrusu kesinlik dışı. Sokrates’in orta halli bir Atina yurttaşı olduğu ve gençlere, Sophistler gibi parasız dersler verdiği kuşkusuz; yargılanıp ölüme mahkûm edildiği, İ.Ö. 399’da öldürüldüğü doğrudur.

Devamı…Ölüme Mahkum Edilen Filozof Sokrates – Bertrand Russell

Tatmini mümkün olmayan arzular, hayatımızı ele geçirdi – Fırat Devecioğlu

Çağımızda, insanların zayıflıklarına, boşluklarına, mutluluk hayallerine dayanarak, koskoca bir yaşam formu tasarlanmıştır. Sokrates sıkça pazar yerlerine gider ve hiçbir şey almadan geri dönermiş. Etrafındaki meraklılar neden gittiğini sorunca da ben oraya ne kadar çok şeye ihtiyacım olmadığını görmeye gidiyorum dermiş.

Devamı…Tatmini mümkün olmayan arzular, hayatımızı ele geçirdi – Fırat Devecioğlu

Sokrates’ten Nietzsche’ye ‘Aşkta Kaybeden Büyük Filozoflar’ – Andrew Shaffer

Andrew ShafferFikirlerine saygı duyduğumuz, ancak romantik tercihlerinden kesinlikle uzak durmamız gereken büyük filozoflar…
Tarih boyunca bilgelikleriyle hayranlık duyulan filozofların özel hayatları ‘Aşkta Kaybeden Büyük Filozoflar’ kitabında mercek altına alınıyor. Kitabın tanıtımında ‘Çok az insan filozoflar kadar aşk acısı çekmiştir. Bilgeliklerine ne kadar hayranlık duysak da, tarih dünyanın en akıllı insanlarının aşk hayatlarındaki hayal kırıklıklarıyla doludur’ ifadesi kullanılıyor. Söz konusu kitabın önsözünde Shaffer: “Evlilik yıldönümünüzü unutmuş olabilirsiniz ama en azından karınızı boğmamış (Louis Althusser), metresinizi evlat edinmemiş (Jean Paul Sartre) veya ilişki yaşadınız diye başka bir ülkeye sürülmemişsinizdir (Seneca)…” diyor.

Devamı…Sokrates’ten Nietzsche’ye ‘Aşkta Kaybeden Büyük Filozoflar’ – Andrew Shaffer

Felsefe Tarihinin En Gizemli Şahsı Sokrates ve Düşünce Dünyası – Jostein Gaarder

sokratesM.Ö. 399 yılında “devletin tanrılarını tanımadığı” ve “gençlerin düşüncelerini bozduğu” için ölüme mahkûm edildi. 500 kişilik jürinin yarıdan biraz fazlasınca suçlu bulundu.
Af dilenebilirdi kuşkusuz. En azından Atina’yı terketmek suretiyle paçayı kurtarabilirdi. Ama böyle yapmış olsaydı Sokrates olmazdı. Gerçek şu ki o, kendi vicdanını -ve doğruyu- kendi hayatının önüne koydu. Devletin çıkarı için uğraştığını belirtti. Ama yine de ölüme mahkûm edildi. En yakın arkadaşlarının yanında bir kupa baldıran zehiri içti. Ve yığılıp öldü.
Sokrates Sofistlerle aynı dönemde yaşadı. O da Sofistler gibi, doğa filozoflarının sorunlarından çok insan ve insan yaşamı ile ilgiliydi. Sokrates’ten birkaç yüz yıl sonra yaşamış Romalı filozof Cicero şöyle diyordu: “(O) felsefeyi gökyüzünden Dünya’ya indirip şehirlerde barındırdı. Felsefeyi evlere sokup insanları hayat ve töreler, iyilik ve kötülük üzerine düşünmeye zorladı.”

Devamı…Felsefe Tarihinin En Gizemli Şahsı Sokrates ve Düşünce Dünyası – Jostein Gaarder

Sokrates, Thoreau, Gandhi, Martin Luther King ve ‘sivil itaatsizlik’ eylemleri – Ayşe Hür

Gandi Tuz Yürüyüşü
Başbakan “Durmak yok, yola devam” diyerek gerilimi tırmandırma siyasetine devam ederken Erdem Gündüz’ün ‘Duran Adam’ performansıyla birlikte Gezi eylemcileri cephesine sükûnet hâkim oldu. Bu vesileyle ‘sivil itaatsizlik’ kavramının tarihçesinde bir gezinti yapmak faydalı olur diye düşündüm.

Devamı…Sokrates, Thoreau, Gandhi, Martin Luther King ve ‘sivil itaatsizlik’ eylemleri – Ayşe Hür

“Sokrates’e: Zalimler seni ölüme mahkum ettiler, dedikleri zaman: Doğa da onları! demiş”

Mutluluk – Montaigne
Büyük İskender?in dalkavukları onu, Zeus?un oğlu olduğuna inandırmışlar. Bir gün yaralanıp da yarasından kan aktığını görünce: Buna ne diyeceksiniz, bakalım? demiş; kıpkızıl, mis gibi insan kanı değil mi bu? Homeros?un destanlarında tanrıların yarasından akan kan hiç de böyle değildir. Şair Hermodoros, Antigonos?u öven şiirlerinde, ona güneşin oğlu diyormuş. Antigonos: Oturağımı döken adam benim güneşin oğlu olmadığımı çok iyi bilir, demiş. İnsan her yerde hep o insandır; ve bir insanın özünde soyluluk olmadı mı, dünyanın tacını giyse yine çıplak kalır.

Devamı…“Sokrates’e: Zalimler seni ölüme mahkum ettiler, dedikleri zaman: Doğa da onları! demiş”

Sokrates’in Savunması: ilk kez bir mahkeme önüne çıktığım için buranın diline oldukça yabancıyım

.
Belki de aranızdakilerden biri kendisinin benzer bir durumda, ya da üstelik daha da az dramatik bir durumda, yargıçlara nasıl yaşlı gözlerle yalvarıp ricalarda bulunduğunu, nasıl duygulandırıcı bir tavırla çocuklarını ve onların yanısıra daha birçok akrabasını ve dostunu mahkemeye gösterdiğini anımsadığında, benim büyük bir olasılıkla yaşamım tehlikedeyken böyle şeylerden hiç birini yapmayacağımı gördüğünde bana gücenebilir.

Beni suçlayanların üzerinizde nasıl bir etki bıraktıklarını bilemem, Atinalılar; ama öylesine inandırıcı konuştular ki, neredeyse bana kendimi unutturdular; ve gene de söylediklerinin hemen hemen tek bir sözcüğü bile doğru değil. Ama söyledikleri sayısız yalan arasında beni en çok biri şaşırttı:
Sizlere benim tarafımdan aldatılmamak için kendinizi kollamanız gerektiği çünkü çok inandırıcı bir konuşmacı olduğum söylendi. Aslında ağzımı açar açmaz büyük bir konuşmacı olmaktan nasıl uzak olduğumu göstereceğimi bile bile bunu söylemeleri bana çok utanmazca göründü

Devamı…Sokrates’in Savunması: ilk kez bir mahkeme önüne çıktığım için buranın diline oldukça yabancıyım

Şaşan, sorgulayan ve merak eden öğrenebilir ancak – Kutsiye Bozoklar

Ünlü filozof Sokrates: “Sorgulanmayan hayat yaşamaya değmez’ demiş zamanlar önce. Anadolu’da doğup büyüyenler için, çok yaşamsal bir söz bu diye düşünüyorum. Sorgulamak ve şaşmak, insanı ve bilimi geliştiren itkilerden başlıcası olmalı. Hep anlatılan öyküler vardır bize okullarda. Anadolu’lu Arşimed, banyoda tasın su yüzeyinde kaldığını görünce “Evraka, evraka!” diye bağırarak sokağa fırlar. Ünlü Arşimed kanunları böylece bulunur. Newton’un başına elma düşer. Ünlü fizikçi yerçekimi kanunlarını keşfeder. Bize anlatılan bu rutinleşmiş öykülerin çarpıcı yanı, bilim adamının sorgulayan aklıyla, her gün herkesin gördüğü, baktığı ve sıradan saydığı bir şeye şaşmasıdır.

Devamı…Şaşan, sorgulayan ve merak eden öğrenebilir ancak – Kutsiye Bozoklar

Sokrates: Kimseye hiçbir şey öğretemem, sadece onların düşünmelerini sağlayabilirim

Ahlak felsefesinin kurucusu olarak kabul edilen Sokrates, düşünmekten başka  egemen güçlerin fikirlerine koyduğu  engellenmelerle uğraştı.  M.Ö. 399 yılında, şehrin tanrılarına inanmamak onların yerine başka tanrılar koymak ve böylece gençliği zehirlemekle suçlandı. Yargılayıp baldıran şerbeti içmeye mahkûm edildi.  Söz konusu ölüm olduğunda bile  Sokrates,  yine yaşamına ve düşüncesine uygun davranmaktan geri durmadı.  Zehiri içmeden önce yıkandı hazırlandı: “Ölüyü yıkama işini başkalarına bırakmamalı…dedi. Öğrencileri ve arkadaşları yanındaydılar. Sokrates’i kaçırmak isteyenler oldu. Yaşarsa aynı suçu işlemeye devam edeceği için kaçmayı bile denemedi…  Zehiri getiren görevliye: “Gel bakalım arkadaş” dedi “söyle bana ne yapacağımı?” Görevli:Kolay içtikten sonra odada dolaşırsın bacaklarında bir ağırlık duyduğunda uzanırsın.” dedi. Sokrates baldıran şerbetinin bulunduğu tası aldı ve içti.

Devamı…Sokrates: Kimseye hiçbir şey öğretemem, sadece onların düşünmelerini sağlayabilirim

“Öldürücü yara bağrımızda kalır” Yalnızlık – MONTAIGNE

Yalnız yaşamanın bir tek amacı vardır sanıyorum; o da daha başıboş, daha rahat yaşamak. Fakat her zaman, buna hangi yoldan varacağımızı pek bilmiyoruz. Çok kez insan dünya işlerini bıraktığını sanır; oysaki bu işlerin yolunu değiştirmekten başka bir şey yapmamıştır. Bir aileyi yönetmek bir devleti yönetmekten hiç de kolay değildir. Ruh nerde bunalırsa bunalsın, hep aynı ruhtur; ev işlerinin az önemli olmaları, daha az yorucu olmalarını gerektirmez. Bundan başka, saraydan ve pazardan el çekmekle hayatımızın baş kaygılarından kurtulmuş olmuyoruz.

Devamı…“Öldürücü yara bağrımızda kalır” Yalnızlık – MONTAIGNE

Kendini bilmek – Platon / Alkibiades I

Sokrates: Kendimizle ilgilenmek ne demektir, söyle bana. Çünkü genellikle kendimizle ilgileniyoruz sanıyoruz, ama aslında ilgilenmediğimizi fark edemiyoruz. Bir insan kendisiyle ne zaman ilgilenmiş olur? Kedisine ait şeylerle ilgilenirse, kendisiyle ilgilenmiş olur mu?
Alkibiades: Bence ilgilenmiş olur, Sokrates…
S: Bak, bir insan ayaklarıyla ne zaman ilgilenmiş olur? Ayaklarına ait bir şeyle ilgilendiğinde ayaklarıyla ilgilenmiş olur mu?
A: Anlamadım.
S: Ayakkabılarımızla ilgilendiğimiz zaman, ayaklarımızla ilgileniyor sayılır mıyız?
A: Anlayamadım, Sokrates.
S: Bir şeyi daha iyi kılınca onunla ilgilenmiş olmaz mıyız?

Devamı…Kendini bilmek – Platon / Alkibiades I

Thrasymakhos’tan Sokrates’e eleştiri ve sorular


Hak dediğiniz şey zor kullanmaktan doğmuştur. Haklıyla haksızı yasalar ayırır, yasaları yapanlarsa güçlülerdir. Nelerin yasak olup, nelerin yasak olmadığını güçlüler belirler, güçlünün ölçüsüyle sadece kendi çıkarıdır. Güçlünün çıkarı uygarlığa erişmemiş toplumlarda yumruk gücüyle, uygar toplumlarda ise yasa gücüyle sulanır. Bu iki güç arasındaysa hiçbir fark yoktur. Her düzen, güçlünün işine geldiği gibi kurulur.

Devamı…Thrasymakhos’tan Sokrates’e eleştiri ve sorular

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org