Schopenhauer: İnsanlar, genel kabul gören bir fikri ne kadar saçma olursa olsun benimserler

Şimdi taraftarlık artık bir görev haline geldiğinden, düşünüp yargıda bulunabilecek olan birkaç kişi de ister istemez susar. Bu noktada, kendi düşünce ve yargısını geliştirme kapasitesi hiç bulunmayan, başkalarının görüşlerini tekrarlayan kimselerin konuşmasına izin vardır sadece.

Devamı…Schopenhauer: İnsanlar, genel kabul gören bir fikri ne kadar saçma olursa olsun benimserler

Krishnamurti: Korkularımız yüzünden otoriteye teslim olup köleleşiyoruz!

Otoritenin ne olduğunu biliyorsunuz; peki ama onun nasıl varlık kazandığım biliyor musunuz? Hükümetin bir otoritesi var, değil mi? Devletin, hukukun, polisin ve askerin otoritesi var. Anne babanız ve öğretmenlerinizin de sizin üzerinizde belli bir otoritesi var, yapmanız gerektiğim düşündükleri şeyleri size yaptırıyorlar:

Devamı…Krishnamurti: Korkularımız yüzünden otoriteye teslim olup köleleşiyoruz!

Richard Sennett: Otorite arayışın biteceğine inanmanın sonu tiranların iktidarıdır

Otorite tarafından aldatılma korkusu bu kitapta ele alınan yadsıma davranışlarını özetlemenin belki de en iyi örneğidir. Zihnimizde en çok yer eden totaliter rejimlerin aldatıcılığıdır. Bu, otoritenin ebediliği aldatmacasıdır: Naziler, mutlak iktidarlarını haklı çıkarmak amacıyla bin yıllık devlet imgesini kullanmışlardı. 

Devamı…Richard Sennett: Otorite arayışın biteceğine inanmanın sonu tiranların iktidarıdır

Jiddu Krishnamurtı: Otorite zekayı köreltir; herşeyi sorgulamanıza, araştırmanıza engel olur

Jiddu KrishnamurtiOtoritenin ne olduğunu biliyorsunuz; peki ama onun nasıl varlık kazandığım biliyor musunuz? Hükümetin bir otoritesi var, değil mi? Devletin, hukukun, polisin ve askerin otoritesi var. Anne babanız ve öğretmenlerinizin de sizin üzerinizde belli bir otoritesi var, yapmanız gerektiğim düşündükleri şeyleri size yaptırıyorlar: Belirli bir saatte yatmak, doğru beslenmek, doğru insanlarla arkadaşlık etmek. Sizi disiplin altına alıyorlar, değil mi? Neden? Bunun sizin iyiliğiniz için olduğunu söylüyorlar. Sahiden öyle mi peki? Bu meseleye gireceğiz. Fakat daha önce otoritenin nasıl tesis edildiğini anlamamız gerekiyor. Bir kişinin bir başkası üzerindeki, azınlığın çoğunluk üzerindeki veya çoğunluğun azınlık üzerindeki gücü, baskısı, dayatması olarak otorite nasıl oluşuyor?

Devamı…Jiddu Krishnamurtı: Otorite zekayı köreltir; herşeyi sorgulamanıza, araştırmanıza engel olur

“Kendini bilme özgürlüğün başlangıcıdır” Akıl, Otorite ve Zeka – Krishnamurti

Jiddu KrishnamurtiFark etmemiz gereken o ki, bizler sadece çevre tarafından koşullanmıyoruz, biz çevrenin ta kendisiyiz, çevreden ayrı bir şey değiliz. Düşünce ve cevaplarımız, parçası olduğumuz toplumun bize dayattığı değerler tarafından koşullandırılıyor. Ancak bizler çevrenin toplamı olduğumuzu bir türlü göremiyoruz, çünkü içimizdeki bazı varoluşlar benliğin “ben”i etrafında dönüyor. Benlik bu varoluşlardan oluşur, bunlar çeşitli biçimlerde ortaya çıkan katıksız arzulardır. Bu arzu kümelerinden merkez figür, düşünen adam, “ben” ile “benim”in iradesi ortaya çıkar; böylece benlik ile benlik olmayan arasında, “ben” ve çevre ya da toplum arasında bir bölünme başlar. Bu ayrılık çelişki, içsellik ve dışsallığın başlangıcıdır.

Devamı…“Kendini bilme özgürlüğün başlangıcıdır” Akıl, Otorite ve Zeka – Krishnamurti

Otorite Üzerine – Friedrich Engels: Adlarını değiştirdiklerinde, değiştirdiklerini sanıyorlar

Bazı sosyalistler, son zamanlarda, otorite ilkesi diye adlandırdıkları şeye karşı düzenli bir haçlı seferine girişmişlerdir. Şu ya da bu eylemin otoriter olduğunu söylemek onu mahkum etmeye yetmektedir. Bu özet davranış biçimi o denli kötüye kullanılmıştır ki, soruna biraz daha yakından bakmak bir zorunluluk olmuştur. Sözcüğün burada kullanıldığı anlamda otorite, şu demektir: bir başkasının iradesinin bizimkine dayatılması; öte yandan otorite, boyuneğmeyi öngörür. Bu iki sözcük kulağa hoş gelmediğinden ve bunların temsil ettikleri ilişki boyuneğdirilen taraf için kabul edilebilir olmadığından, sorun, bundan kurtulmanın bir yolu olup olmadığı, -mevcut toplam koşullar veri olarak alındığında- bu otoritenin artık bir anlam taşımayacağı ve bunun sonucu olarak da, yok olmak zorunda kalacağı bir başka toplumsal sistemin yaratıp yaratamayacağımızdır. Bugünkü burjuva toplumun temellerini oluşturan iktisadi -sınai ve tarımsal- koşulları incelediğimizde, bunların, yalıtılmış eylemlerin yerine, gittikçe bireylerin birleşik eylemlerini koyma eğilimi taşıdıklarını görürüz.

Devamı…Otorite Üzerine – Friedrich Engels: Adlarını değiştirdiklerinde, değiştirdiklerini sanıyorlar

Bilimsel deneylerle insan ruhunun karanlık yönlerine ürkütücü bir yolculuk (I): Milgram deneyi

İnsanlar neden saçma şeylere inanıyorlar? Neden saçma ya da canice davranışlarda bulunuyorlar? Dinler ve devletler insan psikolojisindeki sakatlıklardan besleniyor olabilirler mi? Otorite ve toplum baskısı insanların davranış ve hatta düşüncelerini ne derece etkiler? insan psikolojisine dair ürkütücü sonuçları olan psikoloji tarihinde yukarıdaki sorulara önemli cevaplar verdiğini düşündüğümüz;  otoritenin insanların ahlakı ve vicdani değerler üzerindeki etkisi, sosyal statünün insan yaşımı üzerindeki etkisi, ve çoğunluğun (mahalle baskısı) birey üzerindeki etkisi olarak kabaca tarif edebileceğimiz  üç bilimsel deneye yer vereceğiz.

1- Milgram deneyi: Otoriteye itaat ve canilik

Devamı…Bilimsel deneylerle insan ruhunun karanlık yönlerine ürkütücü bir yolculuk (I): Milgram deneyi