Burjuva devlet bir vampire dönüşürken… – Fikret Başkaya

AKP’nin yaptığıysa tam bir yıkım ve yok etme operasyonu… Ne var ne yoksa, betonlaştırıyorlar asfaltlaştırıyorlar. Yol, köprü, tünel, konut yapılmamış, yağmalanmamış bir karış yer bırakmamaya yeminliler. Ne yazık ki, insanlar bu güne kadar bu saldırı karşısında etkin bir karşı duruş ortaya koymayı başaramadı.

Devamı…Burjuva devlet bir vampire dönüşürken… – Fikret Başkaya

Geçmişi kim, neden yüceltmek ister? – Fikret Başkaya

Fikret BaşkayaHobsbawn şöyle diyordu: “Nasıl haşhaş, eroin müptelalığının hammaddesiyse, tarih de milliyetçi, etnik ya da fundemantalist ideolojilerin aslî ögelerinden birisi, belki de aslî ögesidir. Eğer amaca uygun bir geçmiş yoksa, her zaman için yeniden icat edilebilir. Geçmiş meşrulaştırılıyor… Geçmiş, öğünülecek fazla bir şey olmayan şimdiki zamana daha şerefli bir arka plan sunar”

Devamı…Geçmişi kim, neden yüceltmek ister? – Fikret Başkaya

Jusef Hasek: Osmanlı Türklüğü, sembolizmden öte bir şey ifade etmiyordu

muslumanOsmanlı Nostaljisi
Muhafazakâr politikacılarımız ne zaman konuşsa, Osmanlı’ya atıf yaparak görkemli bir Türk uygarlığından söz ederler. Aslında konunun tarihsel arka planını biraz kurcaladığınızda kurgusu kötü bir gösteriyle karşılaşırsınız.
Osmanlı’da Türk kimliği, savaştan savaşa asker toplamak için anımsanan, yönetimin merkezi olan İstanbul’dan uzak Anadolu’da, kapalı bir kültür içinde, dili ve töreleri ile yaşadı. Osmanlı düşüncesinde Araplar, kavmi necip olarak görülmüş, Türkler ise aşağılanmıştır.

Devamı…Jusef Hasek: Osmanlı Türklüğü, sembolizmden öte bir şey ifade etmiyordu

“Aşk iyidir bak/ Duyumunu artırır insanın”* Çetin Altan’la Söyleşi – Ayfer Tunç

Çetin AltanNur-u Osmaniye’de zamanında kadın pazarı vardı. Oğlan da satarlardı. Hatta cariyeleri filan biraz eskidiği zaman götürüp satarlardı.” Çetin Bey buna bağlı olarak kadınların da pek boş durduğunun söylenemeyeceğini belirtiyor. 17. yüzyılda seviciliğin müthiş yaygın olduğunu Ahmet Rasim’in Hamamcı Ülfet adlı romanını örnek vererek söylüyor. Cinsel çeşitlilik bununla sınırlı da değil. Topkapı Sarayı’nın koleksiyonunda bulunan 18. yüzyıl Karagöz arşivlerinin pornografinin de ötesinde olduğunu belirtiyor, kadın-erkek cinselliği değil, kadın-kadın, erkek-erkek cinselliği. Çetin Bey divan şiirinin büyük ölçüde homoseksüaliteye yönelik olduğunu da vurguluyor. “Ama bunlar pek söylenmez.

Devamı…“Aşk iyidir bak/ Duyumunu artırır insanın”* Çetin Altan’la Söyleşi – Ayfer Tunç

Anadolu’da Nefret ve Nefret İfadesi Olarak Şiddet’in Tarihine Yolculuk – Zahit Atam

Zahit AtamTürkiye garip bir ülkedir, nedenini nefret üzerinden incelemek gerekir:
Anadolu yaklaşık bin yıldır –hatta denebilir ki daha fazladır- bir halklar ve uygarlıklar merkezi olmuştur. Gerçekten tarihsel süreç Anadolu’nun halklar tarafından bir kültür mozaiği şeklinde örüldüğünü gösteriyor. Toprak, kat kat kazıldığında tarihin farklı zamanlarına yayılmış farklı uygarlıklar çıkıyor. Bu kişilerin ve ırkların dışında, toprağın özelliği ve bereketi gibi görünüyor. Ama gelin görün ki Bizans Sarayının kalıntıları üzerine otel yapınca, kendisini eleştirenlere iktidar, “yıkıntının üzerine Otel yapıyoruz, istemezük diyorlar” diye açıklama yapınca, ya da Ankara’nın tarihsel imgesini bir şarlatan değiştirince, aslında tarihle kavgalı anlayışlarımızın olduğunu görüyoruz. Oysaki bu uygarlıkları zenginlik olarak görürsek, hayat hepimiz için daha iyi olmaz mıydı?

Devamı…Anadolu’da Nefret ve Nefret İfadesi Olarak Şiddet’in Tarihine Yolculuk – Zahit Atam

Trabzon Şehrinin İslamlaşması ve Türkleşmesi 1461-1583 – Heath W. Lowry

Princeton Üniversitesi öğretim üyelerinden, Tarihçi Prof. Heath W. Lowry “Trabzon Şehrinin İslamlaşması ve Türkleşmesi 1461-1583” adlı kitabında, Trabzon şehrine ait 1486, 1523, 1553 ve 1583 tarihli tahrir defterleri inceleyerek  bir demografi tarihi çalışması sunuyor.İlk baskısı 1981 yılında yapılan ve  29 yıl sonra, gözden geçirilmiş ve güncellenmiş olan bu eserde; 15. yüzyılda, nüfusu neredeyse tamamen Hıristiyan ve Rum olan bu kentin 1461 yılında Osmanlı’nın hakimiyetine geçişinin ardından neler yaşadığı, Osmanlı kaynakları eşliğinde adım adım izleniyor. Aradan geçen yüzyıl içinde sürgün ve iskân politikaları, dönemin savaşları ve gerginliklerinin arasında şehir nüfusunun çoğunluğunun nasıl Müslümanlaşıp Türkçe konuşan bir halk haline geldiği sorusuna cevap aranıyor.

Devamı…Trabzon Şehrinin İslamlaşması ve Türkleşmesi 1461-1583 – Heath W. Lowry