Balzac Üzerine: “Napoleon’un kılıçla yapamadığını ben kalemle başardım”

Balzac’ı, bir başlangıç ve bir son, bir çıkış noktası ve bir dönüş olması- yalnızca Fransız edebiyatıyla sınırlanamayacak bu yazarı tek bir denemede bütünüyle ele almak kadar zayıf ve iddialı bir girişimdir. Balzac’ı anlatmak için bütün bir kitap bile yeterli değildir.

Devamı…Balzac Üzerine: “Napoleon’un kılıçla yapamadığını ben kalemle başardım”

Aziz Nesin’in Balzac’ın Tılsımlı Deri kitabı üzerine okuma notları: Gereksiz gevezeliklerle dolu

Tılsımlı Deri…Atilla Tokatlı bana Balzac’ın Tılsımlı Deri romanın konusunu bikaç tümcede özetledi: Bir delikanlı bir antikacıda eline bir tılsımlı deri geçiriyor. Bu deri sayesinde istediği herşeyi elde ediyor ama istediğini elde ettikçe de deri küçülüyor. Bu deri, delikanlının yaşamıdır. Deri bitince delikanlının yaşamı da bitecek… Bu durumda, yaşamının bitmemesi için hiçbişey istememesi gerekir. Hiçbişey istenmeden yaşanmaz… Konu çok ilgimi çekti. Romanı bulup aldım ama yıllarca okumaya zaman bulamamıştım, ancak şimdi okuyabildim…

Devamı…Aziz Nesin’in Balzac’ın Tılsımlı Deri kitabı üzerine okuma notları: Gereksiz gevezeliklerle dolu

Balzac Sözleri: “Kocalar da Hükümetler gibi yanıldıklarını hiçbir zaman kabul etmezler”

balzac• Altından zincirler en ağır olan zincirdir.
• Her servetin arkasında bir suç vardır.
• Vicdanımız yanılmaz bir yargıçtır, biz onu öldürmedikçe.
• Ancak en son katedralin en son tuğlası en son papazın kafasına düşüp ezdiği zaman insanlık gerçekten özgür olabilecektir.
• Bir kadın sevdiği adamın yüzünü, bir denizcinin açık denizi bildiği kadar iyi bilir.
• Bir kadın, sevdiği adamın başka bir kadın tarafından mutlu edildiğini görmektense, onu can çekişirken görmeyi tercih eder.

Devamı…Balzac Sözleri: “Kocalar da Hükümetler gibi yanıldıklarını hiçbir zaman kabul etmezler”

Gorki: “Balzac, benim için en değerli kitapların yazarı, onu bir öğretmeni sever gibi seviyordum”

balzacBalzac’ın yapıtlarını anımsamak benim için tıpkı boş, sıkıcı bir vadide yürüyen yolcunun bir zamanlar geçtiği verimli, güzel bir diyarı anımsaması gibi hoş bir şey.
İlk Fransız kitabını okuduğumda on üç yaşındaydım. Bu, Edmond Goncourt’un Zemganno Kardeşler adlı kitabıydı ve sanatçıların, kendilerine karşı düşmanca bir merak duyan, dar, ruhu çirkinleştiren bir çevrede manevi yalnızlık kaderine mahkûm insanların dokunaklı öyküsünü anlatıyordu.
Bu güzel kitap, beni içerdiği insan hasretiyle heyecanlandırmış ve bana her zaman ruhunun en iyi yanlarını dünyaya sunan bütün insanlara karşı özellikle dikkatli, ilgili ve merhametli davranma düşüncesini aşılamıştı.

Devamı…Gorki: “Balzac, benim için en değerli kitapların yazarı, onu bir öğretmeni sever gibi seviyordum”

Hayatını üne ve servete ulaşmaya adamış Balzac’ın yaşamına kısa bir bakış

Balzac, çocukluğundan itibaren orta sınıf burjuva ahlakına bağlı  anne ve babanın dar görüşlü dünyasında yetişti. Köy kökenli bir ailenin çocuğu olan yazar Honore Balssa olan adını Balzac olarak değiştirip soyluluk ifade eden ‘De’’ öntakısını ekledi. Para kazanmak için değişik isimlerle tarihselve mizahi romanlar yazdı. Ünlü olma tutkusu, zengin olma isteği ile bir çok işe girişen Balzac, matbaacılığa kadar giden serüvenin sonunda hayatı boyunca peşini bırakmayacak borçlara battı. Bunlarla beraber yaşam yazara bir ömrün sonuna kadar ulaşılmayan tutkuları, sönmüş hayalleri, karşılıksız aşkları, kaybedilmişliği… birinci elden anla(t)ma fırsatı verdi. Eserlerindeki zarafet, anlatım gücü, coşkusu, hayal dünyası ve betimlemelerdeki ustalığın temelinde de belki de sadece  bu değişik sehirlere sahip  serüven  yatıyordu.*

Devamı…Hayatını üne ve servete ulaşmaya adamış Balzac’ın yaşamına kısa bir bakış

Balzac’ın Yaşamına Kısa Bir Bakış – Mebrure Alevok

Honoré de Balzac, 20 Mayıs 1799’da Tours kentinde doğdu; 1850’de, elli bir yaşındayken Paris’te öldü. Büyükbabası Balssa adında Tarnlı bir çiftçi, babası (elli yaşındayken kendisinden otuz iki yaş küçük bir kızla evlenmiş) görgülü, çalışkan bir adliyeci, annesi de Parisli, soylu, hırçın, kavgacı, alıngan ve aynı zamanda mistik ruhlu bir kadındı.
Balzac iç sıkıcı bir çevrede büyüdü. 22 Haziran 1807’de, sekiz yaşındayken girdiği, Vendôme’da Papazların yönetimindeki bir kolejde on dört yaşına dek okuyan Balzac, sıkınıtılı, tatsız bir okul yaşamı geçirdi. Çocuk ruhuna derinden derine acısı işlemiş bu içezici günlerin izini, kimi yapıtlarında, özellikle “Vâdideki Zambak”ta görüyoruz.
Balzac, bu ilk öğrenim döneminde pek çalışkan bir çocuk değildi. Dersleriyle uğraşacak yerde, sürekli kitap okurdu. Doğuştan güçlü düşlemgücüne, böylelikle, daha engin ufuklar açmış oldu.

Devamı…Balzac’ın Yaşamına Kısa Bir Bakış – Mebrure Alevok

Marks’ın edebi kahramanı* Frenhofer’in geçtiği, Balzac’ın “Bilinmeyen Başyapıt”ından bir bölüm

1612 yılının sonlarına doğru, soğuk bir aralık sabahıydı; incecik giysili bir delikanlı Paris’te, Grands-Augustins Sokağı’nda, bir evin kapısı önünde dolaşıyordu. Sevdiği kadın ne denli gönülsüz olursa olsun, ilk sevgilisinin evine girmeyi göze alamayan bir âşık kararsızlığıyla epey gidip geldikten sonra, eşiği aşabildi. Üstat François Porbus’ün evde olup olmadığını sordu. Alçak tavanlı, avlumsu bir yeri süpüren yaşlı bir kadın, ”Burada,” deyince, delikanlı saray hizmetine daha yeni girmiş, kralın kendisine nasıl davranacağını bir türlü kestiremeyip üzülen bir insan haliyle, basamakları ağır ağır çıktı. Döner merdivenin sonuna varınca, bir süre sahanlıkta kaldı. Bir zamanlar IV. Henri’nin başressamlığını yapmış, sonradan Marie de Medicis’in Rubens’i kendisine yeğlemesi üzerine gözden düşmüş sanatçının içerdeki resim işliğinde çalıştığına kuşku yoktu; ama delikanlı o işliğin kapısını süsleyen acayip tokmağa dokunmaya bir türlü karar veremiyordu.

Devamı…Marks’ın edebi kahramanı* Frenhofer’in geçtiği, Balzac’ın “Bilinmeyen Başyapıt”ından bir bölüm

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org