“Sokakta kendimize rastlasak tanıyamayacağız!” Normalliğin Deliliği – Arno Gruen

arno-gruenHepimiz, bize içteki kaosun acısından kaçmayı zorla kabul ettiren uygarlığımız tarafından şekillendirildik. Korkunun üstü örtülmelidir, korku­nun yüzüne bakmamak gerekir. “Sağlıklı olmak” böylelikle, karmaşık bir içyaşamın hastalığını gizlemek üzere çok etkin bir şaşırtmaca oyunu haline gelir.

Devamı…“Sokakta kendimize rastlasak tanıyamayacağız!” Normalliğin Deliliği – Arno Gruen

“En mutlu kişiler akılla bağlantılarını koparanlardır” Deliliğe Övgü – Erasmus

Erasmus’un hala okunan tek kitabı «Deliliğe Övgü» adını taşır. Böyle bir kitap yazma düşüncesi Erasmus’un kafasında ilk kez, 1509 yılında İtalya’dan İngiltere’ye gitmek üzere Alpleri geçerken ortaya çıktı. Kitap Londra’da Sir Thomas More’un evinde çabucak yazıldı ve bir söz oyunuyla More’a armağan edildi. (Moros: deli)

Devamı…“En mutlu kişiler akılla bağlantılarını koparanlardır” Deliliğe Övgü – Erasmus

Gündüz Vassaf: Ezilenler arasında en az delilerle ilgileniriz!..

Gündüz VassafOrtaçağda, delilerin, toplumdaki en üstün gücün -Tanrı’nın- bile artık etkileyemediği başka güçlerin etkisi altında olduğuna inanılırdı. Açıkça söylenemiyordu ama, delilik, kurulu düzen hiyerarşisi içinde en büyük güce eşit bir güç sayılıyordu. Ne var ki aydınlanma çağından, sanayi devrimi ve pozitivizmden sonra delilik, soğuk algınlığıyla, apandisit iltihaplanmasıyla, kızamıkla aynı kategoriye yerleştirildi.

Devamı…Gündüz Vassaf: Ezilenler arasında en az delilerle ilgileniriz!..

Arno Gruen: Savaşı ikincil ve katlanılabilir bir şey haline getirdiler

Arno Gruen“Gerçekçiler”in başarısının dayandığı tek nokta sadece kendilerini lider olarak vazgeçilmezleştirme sanatına hakim oluşları değildir, aynı zamanda kendi benliklerinden vazgeçebilmek için böyle liderlere ihtiyaç duyanların yapılarında var olan tabi oluş da bir etkendir. Uzlaşmaya duydukları ihtiyaç bütün varlıklarını, kuralları yerine getirmeye yöneltir. Yasalara ve talimatlara harfiyen bağlıdırlar ve bu yüzden duygu dünyamızın gerçekliğini bozarlar. Böylelikle de kendilerindeki yıkıcı itkilerle karşılaşmak zorunda kalmazlar. Çoğunlukla bürokrasi içinde yer edinirler, böylelikle düzen ve yasalar adına duyguları ezerken kendilerini tümüyle haklı hissedebilirler.

Devamı…Arno Gruen: Savaşı ikincil ve katlanılabilir bir şey haline getirdiler

“Bir zamanlar olduğumuz yere dönmeliyiz” Nostalghia: Bir Delinin Haykırışı – Andrei Tarkovsky

Nostalghia
“Hem aklımda hem de bedenimde aynı anda ayrılamam.

Bu yüzden tek kişi olamıyorum.
Kendimi aynı anda sayısız şey olarak hissedebiliyorum.

Fazla büyük usta kalmadı.
Zamanımızın gerçek kötülüğü budur.
Kalbin yolları gölgelerle kaplanmış.

Devamı…“Bir zamanlar olduğumuz yere dönmeliyiz” Nostalghia: Bir Delinin Haykırışı – Andrei Tarkovsky

“Şu kulağını kesen garip adam…” Van Gogh Tarzı “Delilik-Dehâ” ve Ötesi – Ali Osman Coşkun

vangoghAntonin Artaud diyor ki: “Van Gogh’un akıl sağlığından sözedilebilir, o ki, hayatı boyunca sadece bir elini pişirmiş ve bundan başka da bir kez sol kulağını kesmekten öteye gitmemiştir,(…)
Hayır, van Gogh deli değildi, ama resimleri suda yanan ateşlerdi, atom bombalarıydı, ki görüş açıları, o çağda ortalığı kasıp kavuran diğer resimlerin yanında, ikinci İmparatorluk burjuvazisinin ve III. Napoléon’unkilerin olduğu kadar Thiers’in, Gambetta’nın, Félix Faure’un polislerinin kurtçuk konformizmini ağır biçimde rahatsız edebilecek nitelikteydi.
Çünkü van Gogh’un resmi, törelerin belirli bir konformizmine değil, kurumlarınkine saldırır. Ve dış doğa bile, mevsimleriyle, gel git’leriyle ve gün tün eşitliği fırtınalarıyla, van Gogh’un yeryüzünden geçişinden sonra, aynı evrensel çekimi koruyamaz.

Devamı…“Şu kulağını kesen garip adam…” Van Gogh Tarzı “Delilik-Dehâ” ve Ötesi – Ali Osman Coşkun

Delilik ve Kültür: Ruhsal Hastalığın Tarih İçinde Ortaya Çıkışı – Michel Foucault

Mıchel FoucaultAvrupa, deliliğe oldukça geç bir ruhsal hastalık statüsünü tanımıştır. Oldukça sık olarak pozitif tıbbın doğuşuna kadar delinin cinlere tutulmuş olarak kabul edildiği söylenmektedir. Ve psikiyatrinin bugüne kadar ki tüm geçmiş (ler) i ortaçağın ve Rönesanssın “deliliğinde” dinsel ve majik anlamların dar ağına yakalanmış, teşhis edilememiş hastayı anlatmayı istediler. Şimdiye kadar sadece doğa üstü doğalsızlıkların görüldüğü yerde doğanın zarar vermelerinin keşfedilebilmeleri için evvela net ve nihayet bilimsel tıbbi bakışın gelişmesi gerekiyordu. Bu yorum bir hata üstünde oturur; ki yani “deliler” cinlere tutulmuşlar olarak kabul edilmektedir;  bir yanlış önyargıya dayalıdır: ki cinlere tutulmuş olarak belirtilenler ruh hastalarıdır; ve nihayet bu yorum yanlış bir sonuca dayanır: eğer cinlere tutulmuş olanlar gerçekte deliler iseler, deliler gerçekten de cinlere tutulmuş olanlar gibi tedavi edilmelidirler, gibi bir sonuç çıkarılmaktadırlar. 

Devamı…Delilik ve Kültür: Ruhsal Hastalığın Tarih İçinde Ortaya Çıkışı – Michel Foucault

Adamı Zorla Deli Ederler | Aziz Nesin’den seçilmiş öyküler

Gözlüklü olanı,
– Arkadaşlar, dedi, bu birdenbire karar verilecek iş değil. İyice düşünüp taşınmak gerekir.
İçlerinden en genci,
– Evet,dedi, çok iyi düşünmeliyiz. Kendi elimizle kendi başımıza püsküllü bela almayalım.
Yüzü çilli adam,
– Önce şunu düşünelim, dedi, biz şimdikinden memnun muyuz?
Hep birden,
– Değiliz! dediler. O tekrar sordu:
– Neden memnun değiliz? Gözlüklüsü,
– Deli birader, dedi, herif deli… Öbürleri,
– Evet, deli!.. Zırdeli!., diye tekrarladılar… Çilli adam,
– Tamam, dedi, mesele burada işte. Yeniden bir deli seçmeyelim.
Şişman göbekli adam,
– Bundan önceki de deliydi, dedi. Gözlüklü,
– Biz bunlar deli diye seçmiyoruz ki… dedi, akıllı, uslu adamlar diye seçiyoruz. En akıllı bildiğimiz sonradan zırdeli çıkıyor.
İkidebir öksüren zayıf ihtiyar,

Devamı…Adamı Zorla Deli Ederler | Aziz Nesin’den seçilmiş öyküler

Sanat ve Delilik, Sürecin Doğası Olarak Yaratıcılık – Haldun Soygür

“Çalışmalarım iyi gidiyor. Yıllar yılı boşuna aradığım bir çok şeyi buluyorum.. Bunu farkettiğimde de, Delacroix’nın, senin de bildiğin o sözü geliyor aklıma hep.. Hani, artık soluğu da dişleri de kalmadığı zaman resmi keşfettiğini söylemiş ya..
Peki, başımda bu ruh hastalığı var, tamam.. Ruhsal bunalımlar geçiren birçok sanatçıyı düşünüyorum ve hiçbir şey yokmuş gibi, hastalığın resim yapmayı sürdürmeme engel olmadığını yineliyorum kendime.”

Vincent Van Gogh, Theo’ya Mektuplar
Deliliğin hilesi ve yeni zaferi: onu psikoloji aracılığıyla ölçtüğünü, meşrulaştırdığını sanan bu dünya onun karşısında kendini meşrulaştırmak zorundadır, çünkü harcadığı çaba ve tartışmalarının içinde, kendini Nietzche’nin, Van Gogh’un, Ardaud’nun eserleri gibi eserlerin ölçüsüzlüğüne göre ölçmektedir. Ve onda hiçbir şey, özellikle de delilik hakkında bilebilecekleri, ona bu delilik eserlerini onun meşrulaştırdığına dair güvence vermemektedir.”

Devamı…Sanat ve Delilik, Sürecin Doğası Olarak Yaratıcılık – Haldun Soygür

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org