Saray varsa soytarısı da olur: Kralın sofrasındaki soytarılar – Yeşim Ergün

Yavuz BingölNe diyelim Yavuz Bingöl yalakalıkta çıtayı baya bir yükseltti. Son olarak Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan’ı yuhalatmayı savunma seviyesine bile geldi.
Berkin, Gezi süreçleri sırasında polis tarafından vurulmuş, 269 gün yoğun bakımda kalmış ve yaşam savaşını kaybetmişti. Berkin 15 yaşındayken 16 kiloda hayatını kaybetti. Berkin hepimizin gözü önünde katledildi! Berkin içimizin acısı, sorulmamış hesabımız…
Yavuz Bingöl ise Gezi sırasında AKP’nin büyük bir şaşaa ile örgütlediği iftar yemeğine katılmak, zamanının başbakanı şimdinin cumhurbaşkanı RTE ile samimi görüntüler vermekle yetinemedi. Ve aynen şöyle dedi : “Sokaklarda, ölmüş annesine küfredildiği zaman ertesi gün o da Berkin Elvan’ın annesini yuhalattı. Bu çok insani bir şey.”

İnsan olma yetilerini kaybedenlerin ‘insani bir şey’ tarifi şaşırtıyor. Satılmış Yavuz Bingöl’un çıkışı tabi ki bir aferini hak ediyordu ve hemen geldi ödülü. Yavuz Bingöl, 13 Aralık’ta Kültür Bakanlığı’nın, AKP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ve yandaş medyanın sponsor olduğu programa çıkmaya ‘layık’ bulundu.

Yalnız sadece Yavuz Bingöl’e laf etmek haksızlık olur. Biz artık böylesi görüntülere alıştık. RTE’nin polisi, yargısı, gazetecileri, gazeteleri, futbolcuları ve sanatçıları…

RTE zaman zaman kendisine, politikalarına destekçi bulma ihtiyacı hisseder. İşte böylesi zamanlarda sanatçıları kahvaltılara çağırır, onlarla gezilere gider… Kameraların önünde onlarla kucaklaşır, el sıkışır, söyleşiler yapar. Onların da kendisiyle beraber hareket ettiğini, kendisini desteklediklerini halka göstermek ister.

RTE’in cumhurbaşkanlığı vizyon belgesini açıkladığı Temmuz’da yapılan toplantıyı hatırlayalım, tam bir ‘sanatçı’ geçidiydi. RTE’yi öpmek için sıraya girenler, fotoğraflarda öne çıkmak için yarıştılar… O gün orada Or­han Gencebay’ından Kutsi Uğur Işılak’a, Zerrin Özer’inden Hül­ya Koç­yi­ğit’ine onlarca şarkıcı, türkücü, artist vardı. İnsanın gerçekten içinden kula kulluk edene yazıklar olsun demek geçiyor!

Elinde Gezi Direnişi’ndeki gençlerin, Kürt halkının kanı olan bir iktidarı bu kadar rahat savunabilmek, hele ki bide ‘sol görüşlüyüm’ iddiasında olanların bu kadar rahat RTE yalakası olduğunu görmek; gerçekten bazen insana yaşadığı ülkeyi sorgulattırıyor.

Bir de tabi ki (neyse ki) madalyonun diğer yüzü var; hükümetin yaptıklarına dayanamayanlar. Dünyaca ünlü piyanist Fazıl Say’ın başına gelenleri bilmeyenimiz yoktur. Linç kampanyasına maruz kaldı, hapse atılmak istendi.

Gezi’ye katılan sanatçıların da durumu malum. Mehmet Ali Alabora’nın aldığı ölüm tehditleri, Gezi’ye katılan “Leyla İle Mecnun” dizisi oyuncularının TRT’deki dizilerinin bitirilmesi, eyleme destek veren sanatçıların konserlerinin iptal edilmesi akla ilk gelen örnekler.

Erkan Oğur adına açılan sahte Twitter hesabından Başbakan Erdoğan ve MİT’i eleştiren tweetler atılınca AKP’liler tarafından Erkan Oğur’a linç kampanyası başlatmış; .Ardından Oğur’un Sakarya’da vereceği konser iptal edilmişti. Abdullah Gül de konserin iptali ile ilgili kararı takdir ettiğini açıklamıştı.

Hükümet yandaşı sanatçılara sadece sözlü eleştiri yapanlar bile “Nazi” ilan edilirken, hükümete muhalif duran sanatçıların ise durumu ortada…

Tayyip’in yalakalığını yapanları sadece eleştirmeye bile AKP sözcüleri ne diyordu: “İnsanların istedikleri insanlar ile görüşme ve arkadaşlık yapma hakkı vardır. Hepimizin çok farklı görüşlerde arkadaşları olabilir!”

Bu sözün ardından, Sadece fikrini ifade ettikleri için işinden çıkarılan, hapse atılan, ölüm tehditleri alan sanatçıları hatırlayınca gülsek mi ağlasak mı bilemiyor insan.

Başa dönecek olursak; Yavuz Bingöl’ü gerçekten tebrik etmek gerek. Yavuz “Bey” tüm AKP yardakçılarının bir adım önüne geçmeyi başardı. Dedim ya, yalakalıkta çıtayı baya bir yükseltti. Oğlu öldürülmüş bir anneyi yuhalatmayı savundu!

Belki de ona en güzel cevabı vakti zamanında Yılmaz Güney verdi. Ama tabiki anlayana…

“Kralın sofrasında soytarı olacağıma, halkımın kavgasında eşkıya olurum” Yılmaz Güney

 Yeşim Ergün

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Maksim Gorki: Dostluk duygularını benimsemek faydalı ama insanlar, köpekleri diğer şeylerde taklit etmemeli

Aşk ve Ölüm  Bana mektup gönderen bazı okuyucular aşk ve ölüm teması üstünde felsefe yapıyorlar. Bunları en çok şaşırtan şey...

Kapat