Rüyalarımda bile dilimi kaybetmeyeceğim | Di xewnan de jî ez ê zimanê xwe winda nekim

Bazen ülkemde kelimelerin eksikliğini hissederim Lı welatê xwe carna hest dıkım ku gotın tunene
Hissederim ne zamanki çiçekçi kadın
Konuşmaz benimle benim dilimden
Kaybolur mavi hercaimenekşelerle dolu bir çayır,

Çi cara ku gulfiroşek
Napeyive bi min re bi zimanê min
Winda dibe mêrgek bi binefşên xwe yên hercayî
Ne zamanki kaportacıda
Benim dilimden konuşulmaz
İçimde bir şeyler paslanır,

Çi gava li tamîrxaneyekê
Napeyive kes bi zimanê min
Di dilê min de tiştek zengarî dibe


Para kaybederim
Ne zamanki bir bankada benim dilimle beni karşılamazlar.
Çi gava bi zimanê xwe neyêm pêşwazîkirin li banqayekê
Pera winda dikim

Ve ne zamanki gazeteleri açar
Ve benin dilimde nerdeyse hiçbir şey görünmez
Sanki benim ülkem başka bir ülkeymiş gibi hissederim.
Û çi gava rojnameyekê vedikim
Û çi bigre bi zimanê xwe tiştekî tê de nabînim
Hingê dibêm qey welatê min welatekî din e

Bazen otobüste olduğumda
Ve benim dilimde konuşan hiç kimseyi duymadığımda,
Rüya mı görüyorum diye gözlerimi açar kaparım.
Carna gava di otebozê de me
Û dengê tu kesî ku bi zimanê min diaxive nayê guhê min
Çavê xwe digrim û vedikim dibêm ma di xewnekê de me gelo

Ve bir meydanın ortasında bir erkek
Veya bir kız çocuğu benim gibi konuştuğunda,
Onları kucaklamak isterim,
Bu olanlardan onları korumak isterim,
Çok geç oldan önce.
Û gava li nîvê meydanekê lawikekî
An jî keçikekê dibînim ku wek min dipeyive
Dixwazim wan hembêz bikim
Dixwazim wan biparêzim ji van tiştan
Hê ku nebûye dereng

Bazen ülkemde kelimelerin eksikliğini hissederim,
Kayboluyorlar gün be gün,
Onları terk eden insanlar var
Ve onları saklayanlar
Ve hissederim az be az
Ülkem her gün biraz daha küçülüyor
Ve biz daha azız çünkü daha az kelime var.
Li welatê xwe carna hest dikim ku gotin tune ne
Roj bi roj winda dibin
Hin kes dev ji wan berdidin
Hin kes jî wan vedişêrin
Û hest dikim hin bi hin
Welatê min piçûk dibe her ku diçe
Û em hindiktir in lewra hindiktir mane gotin

Ülkemde çok insan da var
Arıyor
Eksik kalan kelimelerimizi.
Arıyoruz kayaların altında,
Gazetelerde
Veya otobüs bekleyen erkek ve kız çocuklarında
Bazen ortaya çıkan kelimeleri
Ve bazen de sonsuza dek kaybolmuş olanlarını.
Li welatê min zahf kes jî hene
Ku digerin
Li peyvên me yên kêm mane
Em li bin zinaran li wan digerin
Li nav rojnameyan
An jî li cem keçik û lawikên ku riya otebosekê dipên
Em digerin li wan peyvên ku ji nişka ve dertên
An jî yên ku heta hetayê winda bûne

Benim kelimelerimle karşılaşmanızı isterdim
Benim de sizinkilere ihtiyacım olduğu gibi.
Min dixwest hûn li peyvên min rast bihatana carekê
Weke ku ez jî mihtacê yên we me.

Séchu Sende’nin “Made in Galiza“ adıyla yazdığı kitap, Türkiye’de Galisyan dilinden yapılan ilk çeviri olmasının yanında çeviri alanında ilginç bir ilk olma özelliğini daha taşıyor. Kitap, Kürt dili ve diğer baskı ve tehdit altındaki dillerin durumuna dikkati çekmek amacıyla politikacı ve sanatçıların da olduğu 35 kişi tarafından Kürtçeye çevrildi. Çeviride ismi geçenler arasında ünlü sanatçı Şivan Perwer, İsveç’te yaşayan yazar Hesenê Metê, BDP Siirt milletvekili Osman Özçelik, şair Metin Kaygalak da yer alıyor.

Galisyan medyasından sonra  İspanyol medyasında da yer almaya başlayan kitap, İspanya’nın en büyük gazetelerinden El Pais, 02.07.2010 tarihli nüshasında konuya geniş yer ayırdı.

Söz konusu haberde kitabın yoğun ilgi görmesine şaşırdığını itiraf eden yazar Séchu Sende, bu başarının sebebini “Biz Galisyalılar ve Kürtleri birleştiren bazı şeyler var: Dilsel çatışma ve olanaksızlık,”diye özetliyor.

Made in Galiza, dünyanın birçok kesiminde hala açık olan bir çatışmayı ele almak için mizah ve fanteziyi kullanmaktadır. Bundan dolayı Sende, eserinin bir Galisyalının diğer benzerlerine karşı olan yakınması gibi anlaşılmasını reddetmektedir. “Kitap, birçok sesin bir araya geldiği, işbirliğine dayanan bir çalışmadır” diyor.
Kitapta, evin hayaletleri belirmektedir -iki dillilikten gelen birinin diğerine üstünlüğü veya gençler arasında Galisyanca konuşanların sayısının azalması gibi-. Sende, bizden çok farklı olmayan, başkalarının dramlarına da eğilmektedir.

Kitabın basımına ilişkin kitapevinin yazdığı önsözde, “Bu kitabın amacı Guinnes Rekorlar Kitabı’nda yer almak değildir. Ama iyi bir araştırma yapıldığında görülecektir ki, bu türden bir başka örnek daha yoktur. Bu Kürt kültürel geleneğinin özgün ve ilham veren yönüdür. Kürtçe yazmak özünde psikolojik bir sorundur ve önemli olan çeviri veya özgün kitaplar değil. Kitapta da göreceğimiz gibi kendini küçük görme duygusu sadece Kürtlere özgü değil, ezilen tüm halklara ve kesimlere özgü bir duygudur” ifade ediliyor.

Sechu Sende

1972’de Galicia’da doğdu. Şiirle yazmaya başladı. Sonra hikayelerle devam etti ve Galicia’nın en büyük yazarlarından biri oldu. Galicia Filoloji Bölümünü Portekiz’de okudu. 2003 yılında Orixe romanı ile Amor Blanco ödülünü aldı. Made in Galicia kitabı ile 2007 yılında Galicia’da 3 ödül aldı ve yılın kitabı seçildi.

Beşinci baskısı geçtiğimiz günlerde çıkan kitap hakkında daha fazla bilgiye: http://www.insanokur.org/?p=19222 adresinden ulaşabilirsiniz.

“Rüyalarımda bile dilimi kaybetmeyeceğim | Di xewnan de jî ez ê zimanê xwe winda nekim” üzerine bir yorum

  1. Eze xeberbıdım zımaneki
    seva kü ez nezanım
    zanebuna mın çebe

    Eze xeberbıdım zımaneki
    ez nexweşım kez jı derde mın fem nake
    birine mın qül girtiye

    Ez xeber dıdım zımaneki
    le kes jı zımane mın xeber nade
    hemi kes lı mın dıkene

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Herkesin bildiği bir fotoğrafın figürü Şarbat Gula ve 19 yıl sonraki hali

1972 doğumlu Peştun kökenli bu Afgan olan Şarbat Gula, 1984 yılında çekilen bu ilk fotoğrafı sonraki sene National Geographic dergisine...

Kapat