Proleter Devrim ve Burjuvazinin Vandallığı – Karl Marx

Karl-Marxİşçi Paris, kendi kendini kahramanca yakarken, yapıları ve anıtları ateşlerle sarmaladı. Proletaryanın canlı gövdesini paramparça ederken, efendileri artık konutlarının el değmemiş mimarlığına tantanayla geri döneceklerini düşünmemeliydiler. Versailles hükümeti, “kundakçılar!” diye haykırıyor ve en uzak köylere değin tüm ajanlarına, profesyonel kundakçı olma kuşkusuyla, düşmanlarını her yerde kovalama yönergesini veriyor. Savaştan sonraki yığınsal insan kırımına gönül hoşluğuyla bakan tüm dünya burjuvazisi, tuğla ve harcın değerinin bilinmemesi karşısında tiksintiyle irkiliyor!
Hükümetler donanmalarına “öldürme, yakma ve yıkma” yetkisini verdikleri zaman, bu bir kundakçılık yetkisi midir?

Britanya birlikleri Washington’daki Capitoleu ve Çin imparatorunun yazlık sarayını bile bile ateşe verdikleri zaman, bu bir kundakçılık eylemi miydi? Prusyalılar, askeri nedenlerden ötürü değil, ama salt öç alma hırsıyla Châteaudun gibi kentleri ve sayısız köyleri petrol dökerek yaktıkları zaman bu bir kundakçılık davranışı mıydı? Altı hafta boyunca Thiers, sadece içinde insan olan evleri ateşe verme bahanesiyle Paris’i bombaladığı zaman, bu bir kundakçı işi miydi? Savaşta ateş, herhangi bir başka silah kadar törel bir silahtır. Düşman tarafından işgal edilen yapılar, ateşe verilmek için bombalanır. Eğer bu yapıların savunucuları geri çekilmek zorunda kalırlarsa, saldırganların kullanmasını engellemek için bu yapıları kendileri ateşe verir. Yakılmak, dünyanın bütün düzenli ordularının savaş cephesi üzerinde bulunan bütün yapıların her zaman kaçınılmaz bir yazgısı olmuştur. Ama tarihteki tek haklı savaş olan kölelerin baskıcılarına karşı savaşımında bu, hiç de böyle değildir! Komün, ateşi sadece bir savunma aracı olarak kullandı. O onu, Haussmann’m kesin olarak topçu ateşi için açtığı dosdoğru ve upuzun caddeleri Versailles birliklerine kapatmak için kullandı; O onu, tam da Versailles’lılarm ilerlerken, en az Komün ateşi kadar yapı yıkan obüs toplarını kullandıkları biçimde, geri çekilmesini örtmek için kullandı. Hangi yapıların savunma ve hangi yapıların saldırı nedeniyle yıkıldığı bugün bile tartışılıyor. Ve savunma, Versailles’lı birlikler tutsakların yığınsal katliamına başlamadan önce ateşe başvurmadı. Öte yandan Komün, eğer umarsız bir duruma düşerse, kendi kendini Paris’in yıkıntıları altına gömeceğini ve Paris’i, Ulusal Savunma hükümetinin, ama sadece ihanetini gizlemek için sözvermiş olduğu gibi ikinci bir Moskova durumuna getireceğini, çok zaman önce açıkça bildirmiş bulunuyordu.

Trochu, gerekli petrolü işte bu amaçla getirtmişti. Komün, düşmanlarının Paris halkının yaşamı için hiçbir kaygı duymadıklarını, ama kendi yapıları için çok büyük bir kaygı duyduklarını biliyordu. Ve Thiers, kendi payına öcünde ya-tışmaz olacağını onlara bildirmişti. Bir yanda kendi hazır-lanmış ordusu, öte yanda da çıkış yollarını kapatan Prusyalılar elinin altında olur olmaz, şu açıklamayı yaptı: “Acımasız olacağım! Kefalet tam ve adalet taş yürekli olacak.” Eğer Paris işçilerinin yaptıkları vandalizm idiyse bu, Hıristiyanların Hıristiyan olmayan ilkçağın gerçekten paha biçilmez başyapıtları üzerinde yaptıkları gibi zafer vandalizmi değil, umutsuz savunma vandalizmiydi. Ve hatta bu vandalizm, yükselen bir yeni toplum ile yıkılan bir eskisi arasındaki devsel savaşım kaçınılmaz ve görece önemsiz sonucu olarak tarih tarafından da doğrulandı. Ayrıca bu vandalizm, turist Paris’ine yer açmak için tarihsel Paris’i yerle bir eden Haussmann vandalizminden çok daha az bir vandalizmdi.

Karl Marx, 773e Civil War in France.
Marx and Engels, Selected Works, vol. 2, Moscow, 1973, pp. 237-38. Marx. Fransa’da İç Savaş, Sol Yayınları, Ankara 1991, s. 78-79.

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Sabahattin Ali’den Bir Öykü: Arabalar Beş Kuruşa

Akşam, caddelerin kalabalık zamanında, köşe başına bir kadınla bir çocuk gelirdi. Siyah bir çarşafa bürünen kadın elleriyle çarşafını yüzüne kapatır,...

Kapat