Sartre: Burjuvaziyi kınamanın yasal bakımdan hiç bir manası yok!

sartreABD’nin Vietnam’da izlediği politikanın şer olup olmadığını —şer olduğu konusunda birçoğumuzun en küçük’ bir şüphesi yok— yargılamak değil söz konusu olan: bu şerrin uluslararası hukuktaki savaş suçları kapsamında olup olmadığı. Amerikan emperyalizminin onun boyunduruğundan kurtulmak isteyen Üçüncü Dünya ülkelerine yaptığı acımasız saldırıyı kınamanın yasal bakımdan bir manası yok.

Devamı…Sartre: Burjuvaziyi kınamanın yasal bakımdan hiç bir manası yok!

Proleter Devrim ve Burjuvazinin Vandallığı – Karl Marx

Karl-Marxİşçi Paris, kendi kendini kahramanca yakarken, yapıları ve anıtları ateşlerle sarmaladı. Proletaryanın canlı gövdesini paramparça ederken, efendileri artık konutlarının el değmemiş mimarlığına tantanayla geri döneceklerini düşünmemeliydiler. Versailles hükümeti, “kundakçılar!” diye haykırıyor ve en uzak köylere değin tüm ajanlarına, profesyonel kundakçı olma kuşkusuyla, düşmanlarını her yerde kovalama yönergesini veriyor. Savaştan sonraki yığınsal insan kırımına gönül hoşluğuyla bakan tüm dünya burjuvazisi, tuğla ve harcın değerinin bilinmemesi karşısında tiksintiyle irkiliyor!
Hükümetler donanmalarına “öldürme, yakma ve yıkma” yetkisini verdikleri zaman, bu bir kundakçılık yetkisi midir?

Devamı…Proleter Devrim ve Burjuvazinin Vandallığı – Karl Marx

Kapitalizm’in yeni sömürü biçimleri | Ücretli burjuvazinin başkaldırısı – Slavoj Zizek

Eski kapitalizm, organize ve idare ettiği, sonrasında da kârı topladığı bir üretime para (kendi parası ya da borç para) yatıran girişimciyi en iyi şekilde içerdiyse, bugün yeni ideal model ortaya çıkıyor: artık kendi şirketine sahip olan yatırımcı yok, bankaların ya da dağınık yatırımcıların sahip olduğu şirketi idare eden uzman müdür (ya da bir CEO’nun başkanlık ettiği yönetim heyeti) var. İşlevsiz hale gelmiş olan eski burjuvazi, kapitalizmin bu yeni ideal modelinde maaşlı idareci olarak yeniden işlevli hale getirilmiştir: yeni burjuvazi maaş alıyor ve kendi şirketlerinin bir kısmına sahiplermiş gibi, yaptıkları işlerin bedelinin bir parçası olarak hisse senedi kazanıyorlar (“başarı”ları için “bonus”).

 Slavoj Žižek, günümüz kapitalizminin emek ile olan ilişkisindeki yeni biçimini değerlendirdiği makalesinde, dünyanın dört bir yanındaki protestolarda, “ücretli burjuvazi” olarak tanımladığı, çalışanların imtiyazlı kesimlerinin önemli payı olduğuna işaret ediyor:

Devamı…Kapitalizm’in yeni sömürü biçimleri | Ücretli burjuvazinin başkaldırısı – Slavoj Zizek

Sanat ve Düşüncenin Yasak Karşısındaki Tutumu Ne Olmalıdır? – Yılmaz Güney

Yasaklar, ancak çiğnenerek aşılabilir
Devletin görevi, egemenlerin sınıf çıkarlarını korumak için yasalar çıkartmak, kurallar koymak, yasaklar getirmek ve uyum göstermeyenleri, değişen oranlarda şu ya da bu biçimde cezalandırmaktır. Devlet, sınıf baskısının ifadesi olan şiddeti ve şiddetin organlarını gerekli hallerde işleten bir sınıf aygıtıdır. Sürekli ordu ve bürokrasi, devletin iki ana unsurudur. Bu iki unsur, özünde şiddetin uygulayıcılarıdırlar. Şiddetin niteliğini, egemen sınıfları tehdit eden eylem ve davranışların niteliği, egemen sınıfların güçlülüğünün ve güçsüzlü­ğünün oranı, egemen sınıflara karşı koyan sınıfların güçlülüğünün ve güçsüzlüğünün oranları belirler. . Bu güçlülük geçicidir.
En açık biçimiyle, egemen sınıfların şiddeti, ge­lecekleri konusundaki güvensizliklerin, korkuların ve güçsüzlüklerinin ifadesidir. Bu, her toplum biçiminde, değişen görünüm ve biçimlerde, öz iti­bariyle böyledir. Şiddet uygulayabilmek, bir açıdan da, güçlülüğün ifadesidir. 

Devamı…Sanat ve Düşüncenin Yasak Karşısındaki Tutumu Ne Olmalıdır? – Yılmaz Güney

Karl Marx – Kapital| Formüllerle Düşünürken Kritik Halkalar – Dr. Suat Kamil Aksoy

Kapital, Marks tarafından yanlış anlamaya mahal vermeyen ve mutlaka anlaşılmayı arzu eden bir tarzda yazılmıştır. Ancak bir çok okuyucu, adeta inadına, Marks’ın anlaşılma arzusunu boşa çıkaracak biçimde davranmış gibidir. Sanki basit anlatım zekaya hitabetmemektedir!. Bu açıdan bir kaç tartışmalı başlıkta kesin belirlemeler yapmaya cesaret etme niyetindeyiz. Bu başlıklardan ilki Marks’ın kapitalin ilk cildinden sonra uzun uzun örneklere başvurduğu üretimin departmanlara ayrılması konusudur. öncelikle Engels’in saygı gereği hiçbir değişiklik yapmaksızın yayınladığı ikinci ve üçüncü ciltlerin okuyucuya sunulmak üzere elden geçirilmiş metinler olmadığını hatırda tutmalıyız. Marks’ın bu ciltleri oldukları gibi yayınlamayacağı kesin olmakla birlikte bu konuda spekülasyon yapmanın da gereği yoktur.

Devamı…Karl Marx – Kapital| Formüllerle Düşünürken Kritik Halkalar – Dr. Suat Kamil Aksoy