Peki Bunları Protesto Ettiniz mi Demokratımsılar? – Ahmet Nesin

Dün yazıma midem bulanıyor, her yanım ağrıyor diye başlamıştım, [yazıya bak] ondan sonra bilhassa facebook’da gönderilen küfürleri, ölüm ilanlarını temizlemekle geçti günüm. Küfür edenleri sildiğime bakmayın kendilerini çok ciddiye aldığım yok. Ciddiye aldıklarım kendilerine demokrat diyen kesim, onların yazdıkları (Ki bir kısmını çok yakından tanıyorum) çok ağırıma gidiyor. Çağrılar yapıyorlar durmadan, yok şurada buluşalım, yok burada toplanalım diye.
Bunlardan biri de Istanbul Bağdat Caddesi’nde olacakmış, aklımda kaldığı kadarıyla Şaşkınbakkal’da protesto edeceklermiş. Protesto dediğin her yerde yapılmalı tabii ki ama yine de benim aklıma bişey takıldı. Oralarda hiç cenaze evi olmadı, olma olasılığı da yok. Orada protestoya katılanların çocukları, nişanlıları, kardeşleri yada kocaları askere giderken kimi torpiller yapılmış oluyor ve asla gözleri arkada kalmıyor.
Ne anlatanların ne de anlatılanların böyle bir sorunu yok. Bağdat Caddesi’nde oturan belli bir kesimin sorunu var bu konuda, onlar da o apartmanlarda kapıcılık yapanlar. Hatta belki onlardan bikaçının ama dağda ama işkencede kaybettiği bir akrabası bile olabilir. Onların çocukları, nişanlıları, kardeşleri gidecek o bölgede askerlik yapmaya… Sanırım bir gün bile aklınıza gelmedi onların sorunları yada evinize temizliğe gelen çoğunlukla Kürt kadınlarının yaşam koşulları.

Sizler bu konuda memnunsunuz, hatta türkçeyi yeteri kadar konuşamadıkları için aranızda alay konusu yapıp fıkralaştırdıklarınız bile vardır. Bu sizin sorununuz değil çünkü Migros’tan paketlerinizi taşıyacak bir Kürt çocuğu lazım size, ayakkabınızı boyayacak, gezmelere gittiğinizde çocuklarınıza bakacak genç kızlar.  Büyük çoğunluğunuz da onları evden çatal-bıçak çalmakla suçlarsınız.

Bugüne kadar neyi protesto ettiğinizi oturup bir düşünsenize!..

12 Mart darbesiyle idam edilen Deniz Gezmişler için yapılan herhangi protestoya,

Havan topuyla öldürülen Mahir Çayanları anma toplantısına,

İşkenceyle öldürülen İbrahim Kaypakkaya’nın anma gecesine katıldınız mı?

Bir gün bile “Neden darbe yapıyorsunuz kardeşim, bu faşizmdir?” diye sokağa çıktığınız oldu mu?

12 Eylül darbesinde Diyarbakır Cezaevi’nde bok yedirilen, karılarına ve kızlarına tecavüz edilen insanların yanında yer alıp bir gün olsun bunu yapanlara hesap sormayı aklınıza getirdiniz mi?

Bilhassa Tansu Çiller döneminde 17 bin faili meçhul Kürt ve sosyalistlerin öldürülmesine tepki gösterdiniz mi?

AKP döneminde 800’e yakın faili meçhul cinayet olduğunu biliyor musunuz, bu sizi zerre kadar ilgilendirdi mi?

Kanser hastası olarak tedavisi hücrede yapılan Güler Zere’nin ve başkalarının öldüğünü biliyor musunuz?

Diyarbakır Sur ilçesinin Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş şu an kanser hastası ve kendisine yurt dışı tedavisi için pasaport verilmiyor, sizi hiç ilgilendirdi mi?

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül para tırtıklamaktan hapis cezası aldığında, aynı davadan yargılanmasına yada sanık olmasına karşın Necmettin Erbakan’ı affettiğinde ne gibi bir tepki gösterdiniz?

Evrakta sahtekarlık ve kalpazanlık davalarından sanık olan Recep Tayyip Erdoğan için aynı sokağa çıkıp “Erdoğan, yargılan da gel…” diye toplantı yapıp haykırdığınız oldu mu?

Ruhi Su ve Orhan Apaydın’a pasaport verilmeyip infaz edildiklerinde neredeydiniz?

1 Mayıs 1977, Kahramanmaraş, Çorum ve Sıvas Madımak katliamlarının hesabını sormak aklınızın ucundan geçti mi? Bu sene 2 Temmuz’da Sıvas’a gelip protesto etmeyi düşünüyor musunuz, yoksa çok işiniz mi var o tarihte?

Bir kısmınız Alman Lisesi’nde, kiminiz Fransız, kiminiz İtalyan Lisesi’nde okuyarak üniversiteleri bitirdiniz ama Kürtlerin kürtçe öğrenmek istemeleri sizlerin tüylerini diken diken ediyor.

Kiminiz AKP’ye oy vererek kiminiz de darbe girişimcilerini destekleyerek kendisini demokrat sanıyor.

Bu ülkede Süleyman Demirel’in kardeşleri ve yeğenleri, Tansu Çiller ve Turgut Özal’ın çocukları, Necmettin Erbakan’ın kardeşi, Erdoğan’ın yedi sülalesi ve dünürleri trilyoner oldu, ne yaptınız bugüne değgin…

Şimdi barışı sınır ötesi savaşta görüyorsunuz. Bu yazdıklarımı çerçeveletin ve her sabah bir kere okuyun, bakalım güne rahat başlayacak mısınız, aynaya yada çocuklarınızın yüzüne sevecenlikle bakacak mısınız?

Bunları okuduktan sonra da ölenlerin sadece asker yada polis olduğunu düşünecek misiniz? İnsan ölüyor insan, öldüğü için 2 bin liralık elektrik borcu affedilen bir ülkede yaşıyoruz biz, bu utanç hepimize yeter de artar bile… Protestolarınızı bekliyorum, sevecenlik ve barışla kalın…

ahmetnesin.wordpress.com

Yorum yapın

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org

Önceki yazıyı okuyun:
20. Yüzyılın En Önemli Bilim Adamı Albert Einstein Anlatıyor: Dünyayı Nasıl Görüyorum?

"Ulaşamayacağımız bir şeylerin var olduğunu bilmek, ancak en ilkel bir biçimde anlayabileceğimiz en derin aklın ve en parlak güzelliğin belirtilerini...

Kapat