Küçük Prens’ten 15 Alıntı: “Yalnız çocuklar ne aradığını biliyorlar!”

kucuk-prens♦ “Her gün aynı saatte gelmelisin” dedi tilki. “Örneğin öğleden sonra saat dörtte gelirsen, ben saat üçte kendimi mutlu hissetmeye başlarım. Zaman ilerledikçe de daha mutlu olurum. Saat dörtte endişelenmeye ve üzülmeye başlarım. Mutluluğun bedelini öğrenirim. Ama günün herhangi bir vaktinde gelirsen, seni karşılamaya hazırlanacağım zamanı asla bilemem. İnsanın gelenekleri olmalıdır.

♦ Sırrım oldukça basit: İnsan gerçeği ancak yüreğiyle baktığı zaman görür. Gerçeğin mayası gözle görülmez.
Küçük Prens bu önemli sırrı unutmamak için yineledi:  Gerçeğin mayası gözle görülmez.

♦ Sözcükler yanlış anlaşılmalara neden olabilir.

♦ “Artık insanların anlamaya zamanları yok.
Dükkânlardan her istediklerini satın alıyorlar. Ama dostluk dükkânlarda satılmadığı için dostları da yok artık. Eğer dost istiyorsan beni evcilleştir.”

♦ Büyükler sayılardan hoşlanır. Onlara yeni bir dostunuzdan söz açtınız mı, hiçbir zaman size önemli şeyler sormazlar. Hiçbir zaman: ” Sesi nasıl? Hangi oyunu sever? Kelebek toplar mı?” diye sormazlar. “Kaç yaşındadır? Kaç kardeşi var? Kaç kilodur? Babası kaç para kazanır?” diye sorarlar. Ancak o zaman tanıdıklarını sanırlar onu. Büyüklere: “Pembe kiremitten bir ev gördüm, pencerelerinden sardunyalar, damında güvercinler vardı” derseniz, o evi bir türlü gözlerinin önüne getiremezler. Onlara: “Yüz bin franklık bir ev gördüm” demeniz gerek. O zaman: “Aman ne güzel!” diye bağırırlar.

♦ Kökleri yok yaşamları güç oluyor bu yüzden.

♦ “İnsanlarınsa hiçbir şeyi anlayacak vakitleri yoktur. Her şeyi dükkandan hazır alırlar. Ve arkadaşlar dükkanlarda satılmadığı için de insanların arkadaşları yok artık. Eğer bir arkadaşın olsun istiyorsan, evcilleştir beni!”

♦ Kelebeklerle tanışmak istiyorsam, bir iki tırtıla katlanmayı öğrenmek zorundayım.

♦ ”Peki insanlar nerde?” dedi küçük prens. ” İnsan kendisini çölde çok yalnız hissediyor.”
”İnsanların içinde de öyle hissedersin.” dedi yılan.  ”Arada pek fark yoktur.”

♦  Bir şeyi önemli kılan, ona harcadığın zamandır.

♦ Kendini yargılamak başkalarını yargılamaktan daha güçtür. Kendini yargılamayı başarabilirsen gerçek bir bilgesin demektir.

♦  İnsanlar bu gerçeği unuttular, dedi tilki. Ama sen unutmamalısın.

♦  “Ölene kadar sorumlusun gönül bağı kurduğun her şeyden ” dedi tilki..

♦  Zaten yalnız çocuklar ne aradığını biliyorlar. Bezden bir bebeğe bütün zamanlarını verirler varsa yoksa o bebektir ellerinden alınsa ağlarlar ne mutlu onlara dedi makasçı .

♦  Bütün yetişkinler bir zamanlar çocuktu. Ama sadece çok azı bunu hatırlar.


Küçük Prens, Fransız yazar ve pilot Antoine de Saint-Exupéry tarafından yazılan ve 1943’te yayımlanan bir hikâyedir. Dünyanın en çok satan ve okunan kitaplarından biridir. Eserde bir çocuğun gözünden büyüklerin dünyası anlatılır. Sahra Çölü’ne düşen pilotun Küçük Prens’le karşılaşması ile başlayan kitap yirmi yedi bölümden oluşur. Özellikle Küçük Prens’in yurdundan ayrılıp altı ayrı gezegene yaptığı gezileri anlatan bölümlerde bazı tipik yetişkin yaşam biçimlerinin eleştirisi yapılır. Kralın gezegeni otorite tutkusunu, sanatçının gezegeni, kendini beğenmişliği ve sanatçının toplumla yitirmiş olduğu iletişimsizliği, sarhoşun gezegeni, umutsuzluk ve buna dayanan unutma isteğini, işadamının yaşadığı gezegen, amaçsız sahip olma tutkusunu, fenercinin gezegeni anlamsız ve sorgulamaksızın yerine getirilen görev duygusunu, coğrafyacının yaşadığı gezegen ise bilimi kimin için yaptığını unutan bilim adamını ve bilim anlayışını sembolize eder.
Yazar, New York’ta bir otel odasında kaleme aldığı hikâyenin çizimlerini de yapmıştır. Exupéry hem çizimleri hem de hikâyeleri bir çocuk kitabı gibi kurgulamış olsa da, bu kitap onun moderniteye ve II. Dünya Savaşı’nın etkilerinin sürmekte olduğu topluma eleştirisini ifade ettiği bir kitap olarak da değerlendirilir.
Yazarın ilhamını kendi başından geçen olaylardan aldığı düşünülür. Bir pilot olan Exupéry, 1935 yılında bir hız rekorunu denerken, Sahra Çölü’nün ortasına düşmüştü. Ayrıca karısı Consuelo’nun Küçük Prens gibi bitmek bilmeyen arzuları ve korunma arzusu olduğu, Küçük Prens’in gezegeni gibi volkanlarla dolu El Salvador’da yaşamıştı.
Hikâye ilk defa 6 Nisan 1943’te hem Fransızca hem İngilizce olarak yayımlandı. Günümüzde 210 ayrı dil ve lehçeye çevrildi. Türkçe’de 15 farklı dilde çevirisi bulunur. Sumru Ağıryürüyen, Fatih Erdoğan, Selim İleri, Azra Erhat, Nihal Yeğinobalı, Tomris Uyar ve Cemal Süreya eseri Türkçe’ye çevirenler arasındadır.
Yazar eseri, dostu Leon Werth’in çocukluğuna adamıştır. Küçük Prens opera, tiyatro ve şarkılara ilham vermiş, 12 kez sinemaya uyarlanmıştır. Küçük Prens ve Exupéry’nin resmi Fransa’da, 50 franklık banknotların üzerine basılmıştır. Banknotların üzerine gözle görülemeyecek küçüklükte yazılmış alıntılar işlenmişti.

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Nietzsche: Yer ve iklim sorunu yakından bağlıdır beslenme sorununa

Yer ve iklim sorunu yakından bağlıdır beslenme sorununa. Her yerde yaşamak kimsenin harcı değildir. Bir kimseye bütün gücünü gerektiren büyük...

Kapat