KIERKEGAARD: NEFRET, BAŞARISIZLIĞA UĞRAMIŞ SEVGİDİR!

8

Danimarkalı filozof ve teolog Kierkegaard, dindar babasının etkisiyle din eğitimi alarak ve katı bir dini atmosfer içinde yetişti. Tüm yaşamında bu çocukluğun etkisi görülür. Kendisi de dinsel düşünceleri olan birisi olmakla birlikte sürekli din adamlarıyla, kurumlarıyla ve düşünceleriyle çatışma halinde oldu. Mevcut Hıristiyanlığın yozlaşmış olduğunu ileri sürdü ve Hıristiyan inancının tamamen yenilenmesine yönelik eleştiriler geliştirdi. Kierkegaard, din ve tanrıyı tamamen bireysel bir konu olarak değerlendirdi. Bu yönde giderek sistematik felsefenin bireyi gözardı eden bütüncüllüğünü de reddetti. Felsefesinde bireyi merkeze aldı.

HAYAT HAKKINDA 12 SÖZÜ

♦ Büyüklük şu ya da bu olmak değil, kendin olmaktır.

Akıl azaldığı oranda kaygı da azalır.
Kaygı, insanın özü ve varlık yapısı ile ilgili varoluşsal bir durumdur. O, insanın doğasından, yapısından kopup gelir. İnsanlık niteliği arttıkça kaygı da yoğunlaşır, sentezdeki ruhsallık güçlendikçe kaygı da güçlenir. Kaygının yoğunluk derecesi insan olmanın, bir ben olmanın derecesini de verir.

♦ Kadının erkekten daha duyusal olduğunu, onun vücut yapısı bile gösteriyor.

Bir erkek hiçbir zaman bir kadın kadar acımasız olamaz.

♦ Nefret, başarısızlığa uğramış sevgidir.

Evlen! Pişman olacaksın. Evlenme… Yine pişman olacaksın.

♦ Felsefenin dediği doğru. Hayat geriye doğru anlaşılır. Ama burada bu cümleyi unutuyoruz: İleri doğru yaşanmalı!

Yaşam çözülmesi gereken bir sorun değil ancak deneyimlenmesi gereken gerçekliktir.

♦ Yaşamda en yüksek ve en güzel şeyler hakkında duyulamayanlar, okunamayanlar ve görülemeyenlerdir. Ancak kişi isterse yaşanabilecek olanlardır.

♦ İnsanların çoğu, sonucun ne olacağından kuşku duymayacak kadar fazla bilinçsiz yaşamaktalar; zihnin derin bağından yoksun yaşamları, ister çocukların sevimli saflıkları, ister budalalık söz konusu olsun, karışık olayların, bir parça eylemin, rastlantının bir dağınıklığından başka bir şey değildir; onları bazen iyilik yaparken, daha sonra kötülük yaparken ve her şeye yeniden başlarken görürüz; umutsuzlukları bazen bir öğle sonrası kadar sürer veya üç haftaya kadar uzanır ama bir kez daha işte neşelenirler ve bir daha bütün gün umutsuzluğa kapılırlar. Onlar için yaşam, içine girilen bir oyundan başka bir şey değildir; ama hiçbir zaman her şeyi, her şey için tehlikeye atamazlar, hiçbir zaman yaşamı sonsuz ve içedönük bir sonuç olarak tasarımlayamazlar. Aynı zamanda aralarında olayları sadece birbirinden ayrı olarak, şu veya bu iyi davranış, şu veya bu yanlış davranış şeklinde tartışırlar.

♦ Keyif, düş kırıklığına yol açar ama zevk asla.

Her aptal, mutlaka, kendisine hayran olacak başka aptallar bulur.

Cevap Ver

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz