İHD: Mayınlı saldırının devlet güçleri tarafından yapıldığını iddia etti.

Geçtiğimiz hafta yapılan referandum seçiminde %93 ‘lük  oran ile Boykot’un en etkili ili çıkan Hakkari’nin bine yakın seçmenin olduğu ve sadece  5 kişin oy kullanıldığı   Geçitli (Peyanis) köyü yoluna yerleştilen mayının bir minibüsün geçişi sırasında patlamasıyla ilgili  İHD Hakkari İl Başkanı İsmail Akbulut açıklamalarda bulundu.  10 kişinin yaşamını yitirdiği saldırının devlet güçleri tarafından yapıldığını iddia etti. İki anti tank mayının patlaması sonucunda ölenlerin hepsinin BDP’ye yakın aileler olduğunu belirten Akbulut olay yerinde yaptıkları incelemede ilginç bulgulara ulaştıklarını belirti. Patlama yerinde ‘Hakkari Dağ ve Komando Tugayı’ yazılı bir çantanın köylüler tarafından bulunduğunu anlatan İHD’li Akbulut ANF’ye şu açıklamalarda bulundu: Patlamadan sonra hemen olay yerine gittik. Görgü tanıkları ile konuştuk. Askeriyeye ait çanta içinde bulunan malzemelerin tutanaklarını tuttuk. Bu çanta dışında MKE’ye ait havan topu mermisi ve MKE’ye ait torbalar gördük.

Askerlerin Anonsu: Çantalarımızı Unuttuk

Görgü tanıklarının anlattıklarına göre askerler telsizden anons yapmışlar. ‘Çantalarımızı unuttuk’ diye. Köylüler zaten bu çantaları vermek istemeyince gerginlik çıktı. Patlamadan hemen sonra bir grubun hızla olay yerinden kaçtığı görenler var. Bu saldırıyı gerçekleştirenler askeriye içindeki bir güç olabilir. Devlet tarafından yapılmıştır.

Askerler Aileleri Tehdit Ediyordu

Bu aileler uzun süredir askerler tarafından tehdit ediliyor. Bölgede ailenin asker ve JİTEM elemanları tarafından tehdit edildiğini herkes biliyor. ‘Hakkari Dağ ve Komando Tugayı’ yazılı bir çantanın bilerek bırakıldığını düşünüyoruz. Bu bir tehdit mesajıdır.

Neden Operasyon Başlatılmadı?

Daha önce böyle bir olay olduğunda askerler operasyon başlatırdı. Hava trafiği olurdu. Ama şu ana kadar bile bir kobra trafiği yok. Operasyonda yok. Askeriyede derin bir sessizlik var. Olay yerinde bulunan 2 kasaturada, halk arasında bölgede “Hançer Timi” diye adlandırılan timin imzası olduğu ve bu olayın kesinlikle JİTEM tarafından yapıldığı konuşuluyor.


Türkiye’nin yabancı olmadığı karanlık bir katliamın daha

CHP İl Başkanı: Köylülere korucu olmaları için baskı yapılıyordu

Yaşanan patlamaya ilişkin olarak konuşan CHP İl Başkanı Mehmet Baş: ‘”Bu köy daha çok BDP sempatizanı olarak bilinir. Ne AKP ne de bizim oy potansiyelimiz var. Korucu köyü değildir. Ancak son 3 seçimdir köy genel seçimleri protesto etti. Çünkü köyün korucu olması istendi. Hatta baskı yapıldı. Bu baskıları protesto etmek için son 2 genel seçimi de protesto ettiler” dedi.

Selahattin Demirtaş: Bu olayın ne olduğu çok açık ortadadır

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Genel başkanı Selahattin Demirtaş da, saldırının ardından hükümetin, kendileriyle yapacağı görüşmeyi iptal ettiğini söyledi. Saldırıyı bir provokasyon olarak değerlendiren Demirtaş, failler için “Şemdinli’de kitabevini bombalayanlarla aynı kişiler” dedi.

Olayın son derece üzüntü verici olduğunu belirterek, yaşamını yitirenlere rahmet, ailelerine, Türkiye ve Kürtlere başsağlığı dileyen Demirtaş “Bu vahim acı olayı BDP olarak açık bir dille kınadığımızı belirtmek istiyorum. İnsanlık dışı bir katliamla karşı karşıyayız. Böylesi bir dönemde, çoluk çocuk demeden sivillerin, yurttaşların hedef alınmış olması, katledilmiş olması, bu savaşın devam etmesini isteyenlerin gözünün ne kadar karardığını gösteriyor. Çok vahşi bir durumdur. BDP olarak bir an önce hiç zaman kaybetmeden sorumlularının açığa çıkmasını talep ediyoruz. İçişleri Bakanına açık bir çağrı yapıyoruz. Bu olay çok vahim bir olaydır açığa çıkması için gerekirse bizzat Hakkâri’ye giderek soruşturmanın başında durmalıdır. Adalet Bakanı gerekirse Hakkâri’ye giderek soruşturmanın başında durmalıdır. Bu olay zaman geciktirilmeden sorumluları kimse altında kim varsa, failler kimse derhal açığa çıkarılması için en üst düzeyde çaba sarf edilmelidir” dedi.

Patlamaya ilişkin önemli bir gelişmeyi de aktaran Demirtaş, Ankara’ya hükümetle görüşme yapmaya geldikleri bir sırada bu patlamanın yaşandığını ve görüşmenin iptal edildiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bingöl’de 1993 yılında 33 asker öldürüldü, 1995’te yine bir ateşkes döneminde Şırnak Güçlü Konakta içinde köylülerin bulunduğu bir minibüs tarandı ve yakıldı. 2008’de yine bir ateşkes döneminde Şırnak Beşağaç Köyünde sivillerin içinde bulunduğu bir minibüs tarandı ve siviller hayatını kaybetti. 2009’da sayın Ahmet Türk sayın Başbakan görüşmesine birkaç gün kala, Hakkari’de yine bir mayın patladı ve 6 asker yaşamını yitirdi ve Başbakan görüşmeyi iptal etti. Şimdi 2010 biz Eşbaşkanlar olarak Hükümet sözcüsü ve Adalet Bakanı ile görüşmeye Ankara’ya geliyoruz ve benzer bir olay yine Hakkari’de meydana geliyor. Bu olayın ne olduğu çok açık ortadadır.”

Erdoğan: Karşılıksız kalmayacak

Randevu talebinin aslında kendisine geldiğini söyleyen Başbakan Erdoğan, ” Başbakan yardımcıma bu görevi verdim. Randevu olayından önce, bu saldırı oldu. Yine sayın Türk döneminde bir randevu istemişlerdi. O zaman da maalesef 13 vatandaşımız şehit olmuştu. O zaman adres gösterdiler. O adresten kim çıktı? Bölücü terör örgütü çıktı derken Devlet Bakanı Bülent Arınç, “Bu tür olaylar bazı gelişmeleri önlemek için provokasyon olarak da kullanılabiliyor. Güvenlik güçlerimizin failleri bulacağına ve müstahak oldukları cezalara çarptırılacağına inanıyorum” dedi

KCK: Saldırı bir kontra eylemidir

Saldırının niteliği ve kimlerce gerçekleştirildiği tartışılıyor. Fırat Haber Ajansı’na (ANF) göre, PKK’ye bağlı KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, olayı bir “bombalı saldırı” olarak değerlendirerek, saldırıyla hiçbir ilgilerinin olmadığını açıkladı. KCK, “Bu saldırı bir kontra eylemidir. Yurtsever kahraman Hakkari halkımızın referandumda sandıklara gitmeyip yüksek bir katılımla boykot kararını uygulamıştır” dedi. (kaynak: bianet)

Uzman çavuşun vurduğu Enver Turan Yaşamını Yitirdi

Öte taraftan Hakkari’de Ramazan Bayramı’nın birinci gününde bir uzman çavuşun aracından inerek açtığı ateşle başından yaralanan 15 yaşındaki Enver Turan, tedavi gördüğü Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Cerrahi Yoğun Bakım Ünitesi’nde bir hafta sonra yaşamını yitirdi.

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Murathan Mungan’ın “Dumrul ile Azrail” Öyküsünü Postmodernist Açıdan Okuma*

Dede Korkut’un Deli Dumrul hikayesi, Dumrul’un Azrail’ ı cenke çağırmasıyla başlayan bir varoluş süreciyle başlar. Dumrul bu öyküde canı için...

Kapat