Haluk Gerger: AKP, bölgede krizde olan ABD’ye senin projenin truva atı, taşeronu benim’ diyor

Uluslararası İlişkiler uzmanı Haluk Gerger, ile güncel gelişmeler ışığında Türkiye’nin dış politikası üzerine  yapılan söyleşide; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır, Tunus, Libya ve ABD gezilerden umduğunu bulamadığını söyledi. “Türkiye’nin rolü arttığı filan yok” diyen Gerger, “ABD’nin Türkiye’ye verebileceği tek ödün Kürtler üzerinden olabilir. AKP hükümeti bölgesel krizden rant çıkartıyor. Erdoğan, Türkiye’nin Peron’u olmak istiyor.” Diyor ve ekliyor: “Dikkatinizi çekmek istediğim husus, öncelikle bu turları, görüşmeleri, diplomatik faaliyetleri, Türk basının propaganda gözüyle izlememek gerekiyor. Türk medyasına göre dünya sarsılıyor, Türkiye muazzam şeyler yapıyor. Bunlar propaganda, Türkün Türk’e propagandası. Bunlara kanmamak gerekiyor.

AKP hükümeti bölgesel krizden rant çıkartıyor

Erdoğan, Türkiye’nin Peron’u olmak istiyor. Türkiye boş durmuyor, bir kriz var, bu kriz çok boyutlu. Bir tarafta bölgede rejimler devriliyor, halklar isyan ediyor. Arap rejimlerinin bir krizi. İran’ı da katalım buna büyük bölgesel bir kriz var.

Abd Batakta:  Siyasi bir istikrarsızlık söz konusu

İkincisi İsrail krizi: Ekonomisi, sosyal yapısı, Filistin mücadelesine kadar uzanan çok boyutlu bir İsrail krizi var. ABD’nin krizi de çok boyutlu, Ortadoğu’da batağa saplanmış, Afganistan’da da öyle. Askeri bir batakta, ekonomisi ortada. Seçime giriyor, Obama’nın seçilip seçilmeyeceği de beli değil aslında. Siyasi bir istikrarsızlık söz konusu. Daha temelde düşmekten yeni kurtuldu, borçlarını nasıl ödeyeceğini bilmiyor.

Senin Taşeron’un  Benim

Bir de Türkiye’nin krizi var: Şimdi AKP hükümeti bu krizden vazife çıkarıyor. O vazifeden de bir rant çıkarmaya çalışıyor. Çıkardığı vazife şu: Bölgede krizde olan ABD’ye yine krizde ve tecritte olan İsrail’e karşı kendisini bir seçenek olarak sunuyor. Diyor ki, ‘İsrail bölgede tecrittedir, diyalogu yoktur, benim tam tersine İsrail ile ilişkilerim bozulduğu ölçüde Araplarla diyalogum gelişiyor, işbirliğim gelişiyor, dolayısıyla da senin projenin truva atı, taşeronu benim’ diyor.

Müslüman esnaf numarası

İkinci çıkardığı vazife ise şöyle: Bir Türk İslam sentezi var. Ta, Turgut Özal’la başlayan neo Osmancılığı Türkiye halkına satmak. Bundan bir şey çıkmaz, o ayrı bir mesele. Ama, bunun bir iç uzantısı da var. Türkiye’nin Peron türü bir padişahı olmak üzere. Çünkü biliyorsunuz Cumhurbaşkanı Gül’ün görev süresi 2 yıl, o da belli değil ne zaman biteceği. Ondan sonra Erdoğan’ın yeni siyasi kariyerinin başkanlık sistemine doğru gidiş olduğunu biliyoruz. Demek ki, bir de buradan bir vazife çıkarmak istiyor. Türkiye’nin Peron’u olmak istiyor. Meseleye böyle baktığımız zaman, bir şark kurnazlığı, Müslüman esnaf numarasıyla Türk İslam sentezini yaymak istiyor.

Vazife çıkarıyor da karşılığında ne istiyor. Bir tek şey istiyor, Kürt meselesini çözemiyorum. Askeri olarak sıkıştım, politik olarak sıkıştım, tarihsel olarak iflas ettim, moral olarak iflas durumundayım. Ben bunu çok aktif bir ABD desteği olmadan altında kalacağım, çıkardığı vazife bu, istediği rant bu. 90’larda ne olduysa o olur, kötü şeyler olur, acı çekilir, çok insan ölür. Ama basit daire, kısır döngü yine aynı yere döner.

ABD,  Sadece Güneydeki Kürtler üzerinden ödün verebilir

Nitekim, Obama ile yaptığı görüşme ne oldu. Dağ fare doğurdu. Ne oldu, terörle mücadele? Daha doğrusu ABD denetiminde olmayan her halkın kıpırtısı ve hareketi terör sayıyor. Türkiye için ne, Kürtler. Sonuçta anlaştıkları da bu. Bütün mesele şurada, ABD’nin bu yeni kendi vazife çıkarmış Türkiye’ye verebilecek çok fazla şeyi yok, predatörleri verecek, heronlar gitti, öbürleri geldi. Anlık istihbarat zaten veriyor.

Barzani stratejik noktada ama genel olarak, bölgede İsrail’le gerginleşen ilişkileri, Kıbrıs, Yunanistan ve Akdeniz’deki gerginliğini düşündüğümüzde, ABD’nin Türkiye’ye verebileceği tek ödün Kürtler üzerinden olabilir. Türkiye’nin rolü arttığı filan yok. Dünyayı sarsan gelişmeler yok, tablo böyle. Tabloyu somutlaştırırsak, Türkiye’nin alabileceği tek rant ABD’nin verebileceği tek ödün Kürtler üzerinde. ABD bunu da tek başına veremez. Ancak onu da Güneyli Kürtler üzerinden verebilir. Kürtler o bölgede çok stratejik bir noktada. Şayet Kürtler orada sağlam durursa, yani ABD’nin Türkiye’ye verebileceği tek ödünün Kürtler üzerinden ortaya çıkmış bir ödün olmasını engelleyebilirlerse aslında Türkiye eli boş dönmüş olur.’

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Gizlenmiş ya da kılık değiştirmiş bir duygu olarak: Öfke, Belirtileri ve İfade etme şekli – Zuhal Özer

Dr. Thomas Gordon öfke olgusunu bir buzdağına benzetir. Buzdağının suyun üzerinde kalan kısmı öfkedir, oysa suyun altında kalan kısmı çok...

Kapat