Tag Archives: ABD

Terör, kaos, balkanlaşma, iflas… – Fikret Başkaya

Irak’ta 500 bin çocuk ölürken, ‘terör’ kelimesi insanların aklına geliyor muydu? Bundan büyük terör, bundan büyük vahşet, bundan büyük insanlık suçu olur muydu? XX. ve XXI’inci yüzyılda ABD’nin Hiroşima’da, Nagazaki’de, Güney Kore’de, Endonezya’da Vietnam’da, Afganistan’da Yugoslavya’da, Irak’ta, Libya’da, Suriye’de, vb. yaptıkları terörizm değil miydi?

Sartre: Burjuvaziyi kınamanın yasal bakımdan hiç bir manası yok!

sartreABD’nin Vietnam’da izlediği politikanın şer olup olmadığını —şer olduğu konusunda birçoğumuzun en küçük’ bir şüphesi yok— yargılamak değil söz konusu olan: bu şerrin uluslararası hukuktaki savaş suçları kapsamında olup olmadığı. Amerikan emperyalizminin onun boyunduruğundan kurtulmak isteyen Üçüncü Dünya ülkelerine yaptığı acımasız saldırıyı kınamanın yasal bakımdan bir manası yok.

Ulusal egemenlik ne için? Brexit ve Avrupa Birliğinde Çatlama – Samir Amin

Samir AminÇeviri: Fikret Başkaya
Ulusal egemenliğin savunusu, aynı şekilde eleştirisi, yürütülen stratejinin sosyal muhtevasından koparıldığında bir dizi yanlış anlamaya neden oluyor. Kapitalist toplumdaki yönetici sosyal blok, ulusal egemenliği her zaman emeğin kapitalist sömürüsünü derinleştirmenin ve uluslararası pozisyonlarını güçlendirmenin bir aracı olarak görüyor. Şimdilerde Bruno Ogent’in çok yerinde olarak ordo-liberalizm dediği, küreselleşmiş neoliberal dünya sistemi, finanslaşmış triad (ABD, AB, Japonya) tekellerinin hizmetindeki politik iktidarlar, ulusal egemenliği dünya sistemindeki “rekabetçi” konumlarını güçlendirmenin bir aracı olarak görüyorlar. Devletin ekonomik ve sosyal araçları (emeğin işverenin hizmetine sunulması, işsizliği ve iğretiliği örgütleme, çalışma yaşamını parçalama) ve politik müdahaleler (askeri müdahaleler de dahil) bir tek amaca yönelik: “Ulusal” tekellerin el koyduğu rant kütlesini âzamileştirmek!

Tayyip Erdoğan ve AKP’nin Suudi Aşkı… – Fikret Başkaya

Fikret Başkaya (1)Suudi Arabistan, anayasası bile olmayan bir mutlak monarşidir ki, dünyada nesli tükenmekte olan dört mutlak monarşiden biridir. Diğer üçü: Brunei, Oman Sultanlığı ve Swaziland’dır.  Velhasıl Orta-Çağ kalıntısı bir devlettir. Göstermelik de olsa bir parlamentosu bile yoktur. Suudi Arabistan bir ulus adı değil bir aile adıdır. Suud Ailesine ait olan anlamındadır.  Ona o adı takan da, Kral Abdül-Aziz İbn-i Suud’dur… Velhasıl,  “bundan sonra buranın adı  böyle olacak”  demiştir ve olmuştur Aslında “Hasan’ın yeri” demek gibi bir şey…

“İnsanları aldatmak, aldatıldıklarına inandırmaktan daha kolaydır”* Suriye’de neler oluyor? – Fikret Başkaya

Fikret Başkaya (1)Teröristin “ılımlısını” sevenler cephesi…
Rusya Federasyonu’nun Suriye’deki duruma daha çok müdahil olma iradesini ortaya koyması ve hava bombardımanlarını başlatmasıyla, “ılımlı”, “aşırı” tartışması yeniden alevlenmiş görünüyor. Rusya (Putin) haklı olarak kendini topun ağzında görüyor ve dolayısıyla “ya şimdi ya hiç bir zaman” ikilemiyle karşı karşıya olduğunu da çok iyi biliyor. Putin’in tüm cihatçı unsurlara yönelik hava bombardımanı başlatması, “ılımlı terörist” sevenler cephesini kaygılandırmış görünüyor. Aralarında, ABD, Türkiye, Fransa, Almanya Suudi Arabistan, Katar ve İngiltere’nin bulunduğu altılı, ortak bir bildiri yayınlayarak, Rusya’yı kınamışlar. “Teröristime dokunma, biz teröristin ‘ılımlısını’ severiz” demişler…

Gerçekler ortaya çıkıyor: ABD Suriye’de IŞİD’in yükselişini nasıl destekledi? – Seumas Milne

Seumas Milne

ABD ve Britanya işgal etmeden önce, Irak’ta bir El Kaide de bulunmuyordu. Ve ABD Batı’nın kontrolünü sürdürmeye dönük daha geniş bir çabanın parçası olarak bölgedeki diğer güçlere karşı IŞİD’in varlığını kesinlikle istismar etti.
IŞİD Batılılara kafa tutmaya ve internette kafa kesme görüntüleri yayımlamaya başladığında ise hesaplar değişti ve Körfez ülkeleri ise Suriye savaşında artık Nusra Cephesi gibi diğer grupları destekliyordu. Ancak ABD ve Batılıların, daha sonra kendilerine zarar verecek biçimde bu cihatçı gruplarla oynama alışkanlığı, asıl El Kaide’nin CIA himayesinde büyütüldüğü Afganistan’daki Sovyetler Birliği’ne karşı 1980’lerdeki savaşa kadar götürülebilir.

Amerika’da “tasması çıkarılmış polis ırkçılığı” Yeni Bir Los Angeles Ayaklanması Olabilir mi? – Erol Anar

Ku Klux Klan“ABD’de sosyal çalkantıların önüne geçmek için ‘din’ dışında iki şeyin ucu açılmıştır; seks ve uyuşturucu. ABD, hem uyuşturucudan para kazanmakta hem de ülkeye giren uyuşturucuyu kontrol altına almaktadır. ABD’ye yıllık 400 ton uyuşturucu girmesine müsaade edilmektedir. ABD’nin uluslararası uyuşturucu trafiğini kontrol sistemi Meksika’dan Kolombiya ve pek çok ülkeye Pentagon, CIA ve ülke liderlerinin yer aldığı bir sistemle yürütülmektedir. Latin Amerika’da uyuşturucu trafiğini kontrol etmek; ABD’ye aynı zamanda siyasi baskı ağı sağlamakta, bu alış verişte ABD şirketleri mağdur ülkelerin kamu teşebbüslerini skandal denecek ucuz fiyatlara satın almakta ve pazarlarına girmektedirler.”

Küba-ABD ilişkilerindeki yumuşa üzerine Küba lideri Raul Castro: Bir arada yaşamayı öğrenmek zorundayız

Raul CastroBugün de, güçlüklere karşın, müreffeh ve sürdürülebilir bir Sosyalizm’in inşası doğrultusunda ekonomik modelimizi güncelleme işine koyulduk.
Dün (16 Aralık) Başkan Obama’yla gerçekleştirdiğim telefon görüşmesi de dahil en üst düzeyde bir diyalogun sonucu olarak, her iki ulusun da karşılıklı çıkarına olan bazı sorunların çözümünde yol alabildik.
Fidel’in Haziran 2001’de “Dönecekler” diyerek söz verdiği gibi, Gerardo, Ramon ve Antonio bugün memleketimize ulaştılar.
Bu hedef doğrultusunda amansız bir mücadele veren ailelerinin ve bütün halkımızın muazzam sevinci, salıverilmeleri için son 16 yıldır yorulmak bilmeden çabalayan yüzlerce dayanışma komitesi ve gruplar, hükümetler, parlamenterler, örgütler, enstitüler ve şahsiyetler tarafından paylaşıldı. Hepsine en derin şükran ve bağlılıklarımızı sunuyoruz.

Reklam Linkleri |  kore dizileri  |  pdf kitap indir