H. Babaoğlu: Birkaç iyi üniversiteye gidemiyorsanız hepsi aynı; muhabbeti, çayı kahvesi iyi olanı seçin!

Haşmet BabaoğluDürüst olalım…
İyi üniversite hangisi?

Vakıf üniversiteleri kanal kanal dolaşıp kendilerini pazarlıyorlar.

Böylece toplumdaki üniversite algısı da piyasalaşıyor, tezgaha düşüyor.
Geçen gün, adı lazım değil, bir üniversitenin temsilcisi aynen şöyle diyordu: “Psikoloji bölümümüzde dans terapisi dersleri de var. İlerde çok tutulacak bir meslek. Özellikle iş hayatının stresi nedeniyle insanlar böyle şeylere ihtiyaç duyuyor!” Ardından da “anladınız siz beni!” manasında kıkırdaşmalar geldi.

Bu ucuz pazarlama dilinin bu kadar rahat kullanılmasından, dinlerken ben utandım!

Dünyanın her yerinde bir “kariyer geliştirme kursu” veya üniversitede bölüm semineri olabilecek bir şey bizde üniversitenin temel karakteristiği gibi sunuluyordu. Psikoloji bilimi nedir, tedavi neye denir, üniversite ne yapar, bütün bu soruların cevapları bir anda çöpe gidivermişti.

Belki de kızmamak gerek!

Neden mi? Çünkü aklını “çocuğum ne okursa para kazanır, yırtar!“la bozmuş veliler ile üniversiteyi meslek kursu gibi pazarlamaktan utanmayan akademisyenler arasında zımni bir anlaşma var.

***

Her yıl bu dönemde oturur, şöyle yazarım…

Çayı kahvesi iyi olan, sosyal etkinlikleri fazla, muhabbet ortamı hoş üniversiteyi seçin!

Böyle yazınca da bazıları dalga geçtiğimi sanır.

Hayır! Ciddiyim. Çünkü üniversite çağının keyfi varsa, ilk önce bunlardandır. Bir öğrenci için lisede bulamadığı ve daha ilerde iş yaşamında koştururken de pek yakalayamayacağı şeylerdir bunlar.

Yoksa meslek edinip piyasada iyi bir start noktası edinmekse bütün mesele…

Sadece birkaç üniversite var. Bir elin parmakları kadar belki.

Oralara gidenler yırtar, geri kalanların işi şansa kalmıştır.

Gerçek budur maalesef! Bu kadar çıplaktır. Kimse söylemez, ben söyleyeyim.

***

Ha! “Ben en köklü anlamıyla bir üniversite eğitimi görmek istiyorum” diyen öğrenciler de olabilir…

Ki alınlarından öperim.

Sonra onlara derim ki…

Otur çalış, ilkokuldan beri sana ezberletilenleri unut, ilgilendiğin alandaki akademisyenleri ve özelliklerini öğren, geniş ufuklu hocaların bulunduğu okulları araştır!

Bulduğunda da, kafanı “mezun olunca ne olacağım?” sorusuna takma, o okula yazıl ve tadını çıkar!

Dünyayı takip eden, ufku olan, derslerini sohbet kıvamına sokan tek bir hocaya sahip olmak bile üniversite hayatını şenlendirir, zihnini açar, geleceğini en güzel şekilde inşa eder.

Haşmet Babaoğlu
15/07/2013/ (Sabah Gazetesi)

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Meraklanma, senin ölüm yazını da kaleme alıyorum, dedim – Tezer Özlü

Biz yıllardır bu kentte yaşıyoruz. İçimizde ömrü bitenler oldu. Onları oldukça eğlentili törenlerle gömdük. Bu törenlerden ağıt ve içtenlik yönünden...

Kapat