Bazı Yazlar Uzaktan Geçer – Murathan Mungan

Erirse kalbim erir
Gerisi buzdan bıçak
Hangi şarkıyı söylese
Hançeresi boş
Bakmıyor çeşm-i siyah

Eski Hayal

Beş kadın olacaktı sahnede.

İnsanın içine işleyen kalın, buğulu sesleri

beşinin de

Ellerinde tığlar, şişlerle ağ yamar gibi, toprak rengi bir denizi öreceklerdi sözcükler, sessizlikler, iç çekişlerle bir yumuşaklığın altında ağır ağır dalgalanan sahnede,

her şeyin üstünü örtercesine.

Çuvalbezi bir deniz.

Bir tek başları, boyunları, kolları, elleri gözükecekti karasını giyindikleri denizin içinde.

Ufka çok bakmış kadınların derinliği olacaktı gözlerinde. Kireç akı, uzak fener. Bazen sırayla, bazen birbirlerinin sözlerini keserek birinden diğerine seken dizelerle dalgalar gibi seslendireceklerdi o sıralar okumakta olduğum Yannis Ritsos’un Yaşlı Kadınlar ve Deniz’ini, İstanbul Şehir Tiyatrosu’nun sahnesinde.

Neden bilmem, yıllar sonra yokladı beni bu eski hayal; hayatımın gerçekleşmeyen hayallerini düşündüğüm güneşli bir kış günü, bir pazartesi başlangıcı diriliğinde. Sanki hâlâ beni provaya bekleyen kadınlar varmış gibi bir yerlerde.

Geçmişe çok bakmanın eşiğine geldiğim yaşların ve bir yılın son günlerinde.

2004

Aheste

Gazap sözcükleri var mıdır? Üzümler gibi tanelenen, rüzgârına karşı geçmiş bağların, kıyıların? Bir ada seç kendine, sen söylemeden kımıldamasın. Şarabını kendin yap gençliğinin kanından, bütün hatırladıklarından. Teninden yanığı geçmemiş olsun eski yazların. Ay iştel

Sonra uğurla kendini bu sahilin şiirinden

Aheste çek kürekleri mehtap uyanmasın!

2007

Erirse

Erirse kalbim erir
gerisi buzdan bıçak
hangi şarkıyı söylese
hançeresi boş
Bakmıyor çeşm-i siyah

2008

Perde, rüzgâr

Perdeyi görünür kılan rüzgâr
bize geçmişi aralar
bir anda koltukla kapı arasına sığar
zamanlar
zehirdeki tedbir
rüyasını bekleyen tabir
ne kadar geçse de hiç geçmemiş gibi hayat ve hayal
dinmiş perde
ama içimizde bir rüzgâr
bir rüzgâr

28 Mayıs 2005

Özenle

Özenle sürdürüyorum seni
Kendimde
Başkalarını severken bile
öylece duruyorsun
çekip gitsen de
Yalnız kalmıyor geride
Özenle, sürdürdükçe
Yabancı gövdelerde bile
Özenle sürdürüyorum seni
İzini sürer gibi yaşadığının
yaşadığım serüvenlerde
Önceden bilmediğim bir aşk biçiminde

8 Şubat 2005

Sızım

sızım sızım aşksızım
geçen gün Figen telefonda bana:
“aşk var mı?” dedi
“yok,” dedim
“aşk sana çok yakışıyor,” dedi
sesi yalansız, saydam
bu nedenle daha çok işleyen sızı
“keşke olsa,” dedim olacak yerlerim azaldıkça sızım sızım
telefonu kapattıktan sonra bütün aşklarımla yalnız kaldım

2 Ağustos 2006

….

Murathan Mungan: Özenle sürdürüyorum/ Seni kendimde/ Başkalarını severken bile…

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Acının bedenime ilk kez girmiş olduğu o gün – Frida Kahlo

Kapat