Yılmaz Güney’den Siverek’li olmak yada olmamak üzerine bir yazı

yılmaz güney“Siverek’li Olmak”

 “Bir gün nereli olduğumu sordular:
—Babam Sivereklidir dedim.
Siverek adına şaştılar, hiç duymamıştılar.
—Nerdedir bu Siverek? Dediler.
—Siverek Napoli’nin kazasıdır dedim.
Düşündüler bir süre birbirlerine bakındılar.
—Biz İtalya’yı çok iyi biliriz. Yanlışınız olmasın. Napoli’nin böyle bir kazası yoktur.
Siverek İtalya’da olsa bileceklerdi. Gelelim Siverek Urfa’nın bir kazasıydı. Urfa’da Türkiye’de bir şehirdi.
Bizim memleketin insanları iyidir, akılları çoktur; İtalya’yı bilirler, Fransa’yı bilirler Çiniştanı, falanistanı bilirler, lakin kendi yurtlarını bilmezler.
Dünyanın öte ucundaki ülkelerin yardımına koşmak için can atarlar. Onlar için şiirler yazar, onlar için ağıt yakarlar. Falanistan köylüsünün acısını anlatan kitaplar kapışılır, benim memleketimin insanlarına sırtları dönüktür, onları görmezler, göremezler.

 

Onun için, namuslu bir insan, doğup büyüdüğü toprağın insanını bilmek, onun kısmetine düşen acılara ortak olmak zorundadır. Onun için doğduğu yere, dünyadan pencereler açmak, oraya ışık götürmek, ora halkının bilinçlenmesini sağlamak zorundadır.

Memleketinden kopmuşlar, bozulmuşları uyarmak zorundadır. Memleketini unutanlardan hesap sormak, ihmal edenlere karşı durmak zorundadır.

Bugün Siverek gibi unutulmuş, kendi kaderine bırakılmış, yüzlerce yer vardır, Türkiye’de gelişmemiştir, gelişmeyi sağlayacak imkânlardan uzaktır.

Onun için, Siverek’in ya da Siverek şartlarından bir kazanın çocuğu olmanın sorumlulukları başkadır. Senin memleketin de insanlar insan gibi yaşamalıdır. İnsan gibi ölmelidir. Senin omuzların zayıftır, görevin çok ağırdır. Çok çalışmaya, çok düşünmeye mecbursun. Dünyadaki yerini, Türkiye’deki yerini ve sıranı bilmek zorundasın.

Nereye gidersen git, Siverekli olmanın gururunu ve heyecanını duymak, senden sonra geleceklere örnek olmak zorundasın. Hem öyle bir örnek ki, gerektiğinde kendini bütün dünya nimetlerinden sıyırıp, bir buda rahibi gibi Siverek’e adamak zorundasın.

Bir inanç uğruna el ele olmak, omuz omuza olmak güzel bir iştir.Siverek’i kan ve barutun dışında Türkiye’ye tanıtmak, Siverek’e faydalı olmak her Sivereklinin vazifesidir.


*Evvel zaman önce İstanbul Yüksek Tahsil Gençlik Derneği’nin yayınladığı “Siverek” adlı dergi için Yılmaz Güney’den de bir yazı istemiş. O da “Siverek’li Olmak” başlığı altında yukarıdaki satırları kaleme alarak kendilerine iletiyor.

“Yılmaz Güney’den Siverek’li olmak yada olmamak üzerine bir yazı” üzerine bir yorum

  1. Sen bizim baş tacımız gururumuzsun.Hiç birşey veremezsen bile bize siverekli gururunu mertliğini insanlığını siverekli olmayanlara gösterdin ve ufkumuzu açmamıza yardımcı oldun

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Senem Diyici Quartet ve “Tell Me Trabizon” adlı Albümü

Kapat