Yani diyorsunuz ki; şiddet, devletin, polisin ve AKP’li vekillerin tekelindedir

BDP Milletvekili Sabahat Tuncel’in, polisin kitleye şiddet uygulaması nedeniyle Şırnak Güvenlik Şube Müdürü Murat Çetiner’i tokatlaması, dün Türkiye’nin gündemindeydi. O kiteleye orada ne yapıldığını yazmayan, göstermeyen medyanın bir tokat görüntüsü üzerinden polisi savunmak için sıraya giren iktidar ve muhalefet sözcüleri Tuncel’in hareketinin bir vekile yakışmadığı ve bir şiddet eylemi olarak nitelenmesi gerektiğinde hemfikir oldu.
Polisin insanlara karşı kullandığı ölçüsüz kaba kuvvet konusunda hiçbir şey söylemeyen ya da her seferinde polisi savunan AKP sözcülerinin yaşanan son olay karşısında takındıkları tavır dikkat çekti. Beşir Atalay Silopi’de polise tokat atan Sabahat Tuncel’in buna hakkı olmadığını Başbakan Erdoğan yine “gerekeni yapacaklarını” söyledi.
Peki her olayda sokak ortasında işgence  (medyanın deyimiyle orantısız güç)
uygulayan  kaç polis hakkında ‘gereken yapıldı?’ Peki, AKP’li vekiller içerisinde eşine ve kızına şiddet uygulayanından karakol basanına kadar, her türlü şiddet uygulayıcısı mevcut iken acaba bu vekillerden kaçı hakkında ‘gereken yapıldı?’

“Polise kimsenin  tokat atma hakkı yok”

Yaklaşmakta olan seçimler nedeniyle İçişleri Bakanlığı görevinden istifa eden Beşir Atalay, yaşanan olaylar nedeniyle Tuncel’i kınadı. Atalay, “Hiç kimsenin kimseye tokat atma hakkı yok. Görevini yapan polise ise hiç kimsenin hakkı yok. Bir milletvekilinin bırakın polisi herhangi bir vatandaşa böyle bir hakkı yok. Polis orada farklı bir tutumda bulunsaydı herkes polise hücum ederdi. İşte ‘milletvekiline şöyle tutumda bulundu, şöyle kaba davrandı’ falan… Siz polisin ne kadar zor durumda görev yaptığını görün. Polis orada onların huzur içinde Nevruz’u kutlamaları için görev yapıyor, güvenliği sağlıyor” dedi. Polisin halka uyguladığı şiddet konusunda yine her zamanki gibi bir şey söylemedi. Hakkını arayan insanlara şiddet uygulayan polislerin tespit edilebilmesi için bir zorunluluk olan kask numaralarını uygulamamak için yıllarca direten, suçlu polis memurları hakkında soruşturma açılmasına izin vermeyen Atalay, Tuncel’den tokat yiyen polisin hakkını savunması gerektiğini söyledi. Atalay, “Hakkını arayacaktır, hukuki süreç içinde gerekeni yaparlar herhalde. Orada yapılan büyük bir haksızlık, büyük bir yanlış ve yazıklar olsun o milletvekiline” dedi.

Sebahat Tuncel: Başbakan o tokatın öncesini izlesin

Şırnak’ın Silopi İlçesi’nde tartıştığı Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürü Başkomiser Murat Çetiner’e tokat attığı gerekçesiyle hakkında suç duyurusu yapılan Tuncel, olayın ardından yaptığı açıklamada: “Arkadaşlarımız tamam burada oturacağız” demesine rağmen gaz bombası sıktılar. Bu aslında Silopi emniyetinin Kürt halkına yaklaşımının bir göstergesidir. Bunun sadece Silopi Emniyeti ile alakalı olduğunu düşünmüyoruz. Valilik bizzat emir vermiştir. Başbakan bu görüntüleri izlesin. Ankara’da oturup konuşmakla olmuyor. Kim kimi tehdit ediyor, açığa çıksın. Başbakan halkımıza yönelik tehditten vazgeçsin. Çünkü valilik ve emniyet Başbakan’a, İçişleri Bakanlığı’na bağlıdır” demişti. Sonrasında yaptığı açıklamada “Milletvekilinin ayağı kırıldı, belediye başkanlarımız saldırıya uğradı, yine halkın üzerinde orantısız güç kullanıldı bir şey söylenmedi. “Şimdi Başbakan sahip çıktığına göre bu onun emriyle olduğunu gösteriyor. Memurun suçu yok asıl sorumlu Başbakan ve İçişleri Bakanı” dedi.

Bu olaylarda niye susuyorsunuz?


Geçtiğimiz ay Ankara’da, Yüksel Caddesi’nde organ bağış standını kaldırmak isteyen polis ile standı açan Halkevleri üyeleri arasında arbede çıktı. Arbede sırasında yere düşen sivil polis, kalktığında kolunu tutan kadına ard arda yumruk attı. Polisin Halkevleri üyesi kadını yumrukladığı görüntü uzun süre basında yer buldu. Ancak İçişleri Bakanı ya da Başbakan bu konuda bir açıklama yapmak gereği görmedi.

Yine polisin kaba şiddetinin en net görüldüğü örneklerden biri, kimliği öğrenilemeyen bir polis memurunun 1 Mayıs 2007’de Taksim’de eşiyle birlikte yemek yiyen Masis Kürkçügil’i tokatlamasıydı. Numarasız kask kullandığı için kimliği belirlenemeyen bir polis memurunun Kürkçügil’e uyguladığı şiddet uzun süre tartışılmıştı. 1 Mayıs kutlamalarını terörize eden İçişleri Bakanlığı ve Valilik, yaşanan olayın “münferit” olduğunu savunmuştu.

Eski özel timci Ayhan Çarkın b.k yedirdik diyor
Dün Radikal gazetesine konuşan eski JİTEM’ci Ayhan Çarkın “Ben bu halka (Kürtler) uçak kullanıldığını gördüm. Top kullanıyorsun, tank kullanıyorsun, mayınlar kullanıyorsun halkına karşı. Bu ateş hepimizi yakacak. B.. yedirdik bu millete. Tırnaklarını söktük, dilini yasakladık, biz bunu yaptık.
Dehşet şeyler yaşandı o bölgede. 1986’da gittik oraya. Bir yıl sonra Mardin Ömerli’ye bağlı Pınarcık Köyü’nde bir katliam yaşandı. 16’sı çocuk 30 kişi katledilmişti. O köye gittim, kan barut kokusu vardı her tarafta. Pınarcık katliamını provokasyon amaçlı JİTEM’in oluşturduğu gruplar yaptı. Çoğu çocuk 30 insan. Bir çocuğun cansız bedeni kollarımdaydı (ağlıyor)… O insanları örgüt öldürmedi. Bu kanı döken başkasıydı. Başbağlar katliamı, Bilan kazası olayı, Jave köyleri… Aynı ekip yaptı bunları.” diyor ama herhalde bir polise atılan tokatan daha önmesiz olduğu için meclis susuyor.

Bu vekillere de yazıklar olsun mu?

Mecliste Milletvekili Tehtid Eden Milletvekili!

Manisa Milletvekili AKP’li Mehmet Çerçi, CHP’li kadın milletvekili Nur Serter’ü dövmeye kalkışırken; “Susturun şu kadını; yoksa ben susturacağım” diyerek bağırdı.

Kızını ve Eşini Döven ve Eşi Tarafından Terk Edillen Milletvekili!

AKP’li Gümüşhane Milletvekili Sabri Varan da, aile içi şiddet uyguladığı gerekçesiyle mahkemelik olanlardan. 16 yaşındaki kızına şiddet uygulayan Varan, bu nedenle eşi tarafından terk edildi. Varan’dan ayrılan Nuriye Durmuşoğlu, mahkemede, milletvekili eşinin kendisine ve kızına şiddet uyguladığını açıkladı.

‘Dokunulmazlığım Var’ Diyerek Eşini Döven Milletvekili!

Aile içi şiddet uyguladığı basına yansıyan bir başka AKP’li vekil ise, Halil Ürün’dü. Konya milletvekili Ürün, eşi Esma Ürün’ü yaralamaktan 1.5 yıl hapisle yargılandı. Asıl dokunulmazlık zırhına bürünenlerin AKP’li vekiller olduğu da, şiddete uğrayan Esma Ürün’ün anlatımıyla açığa çıkıyordu: “Bana yumruk attı. Bond çanta ile vurdu. Şikayet edeceğimi söyleyince, ‘benim dokunulmazlığım var’ diye bana bağırdı.“

Toplanıp Adam Dövmeye Giden Milletvekilleri!

AKP’li vekiller içerisinde aynı zamanda mafya teşkilatı gibi davrananlar da, mevcut. AKP’nin Emin Bilgiç ve Sait Armağan isimli vekilleri, Isparta Tarım İl Müdürü Ramazan Nazlı’yı silahla tehdit ederek, dövdüler. Nazlı, AKP’li vekillerin şiddeti sonrasında “5 gün iş göremez” raporu aldı.

Kendisine sadece kimlik sorduğu gerekçesiyle de polise saldıran bir milletvekili ise, yine AKP’li Selahattin Dağ’dı. Mardin Havaalanı’ndaki görevli polisi döven AKP’li Dağ’ın daha sonraki açıklaması ise, ilginçti: “Bir yanlış yaptı, biz de affettik. Ben polisi severim.”

Karakol Basıp Oğlunu Kaçıran Milletvekili!

AKP Van Milletvekili Mustafa Bayram ise, karakol basıp oğlunu kaçırmakla meşhur! 7 Temmuz 2004’de gözaltına alınan oğlu Hamit Bayram’ı ‘kurtarmak’ için adamları ile birlikte Bölge Trafik Müdürlüğü’nü basan ve oğlunu kaçıran milletvekili, 5 yıl hapse mahkum oldu.

Takım Elbisesi Kıymetli Milletvekili!

AKP’li vekiller, Meclis içerisinde ve dışarısında şiddet uygulamaya doymuyorlar. Meclis’te bahçıvanlık yapan Bilal Özdemir, AKP Giresun Milletvekili Hasan Aydın tarafından “üzerine toz geldiği” gerekçesiyle dövüldü.

Belinde Silahla Kurum Basan Milletvekili!

AKP Urfa Milletvekili Ramazan Başak da, mafya özentiliğine soyunanlardan. Yanına 5 arkadaşını alan Başak, bellerinde silahlarla birlikte Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na bağlı Toprak Reformu Genel Müdürlüğü Kamulaştırma Toplulaştırma ve Dağıtım Daire Başkanı Gürsel Küsek’in odasını bastı. Olaya müdahale etmek isteyenler ise, Başak’ın arkadaşları tarafından şiddete uğradı.

Yine AKP’li milletvekilleri olan Faruk Koca ve Mustafa Cumhur ise, hac dönüşü Gümrük Kapısı’ndaki görevlileri, gümrük işlemlerinin geciktiği gerekçesiyle dövdüler. Olayı reddeden milletvekillerine yanıt ise, şiddete uğrayan görevli tarafından verildi: “Güvenlik kameraları kayıtları incelensin.”

Vekiline özenen Milletvekili Yakınları

Hükümetin milletvekilleri gibi, yakınları da şiddete meraklı. AKP Burdur Milletvekili Mehmet Alp’in yakınları, kavga çıkardıkları gerekçesiyle gözaltına alınmak istendi ancak “Dayım milletvekili, beni götüremezsiniz” dedikten sonra, iki görevliyi hastanelik etti.

Bu tablo, haliyle sadece basına yansıyanları kapsıyor. Ancak bu örneklerle birlikte gerek kadına bakış açısı, gerek edindikleri konum itibariyle AKP’li milletvekillerin şiddete hayli eğilimli oldukları ortada.

13 Yaşındaki Çocuğun Boynunu Sıkan Başbakan!

Aydın’da 9 Mart 2009’da Başbakan Erdoğan’a, seçim otobüsüyle şehir turu attığı sırada “Allah cezanızı verecek” diye bağıran 13 yaşındaki M.S.Ö. boynunun arkasında oluşan çiziklerin Başbakan Erdoğan kendisiyle konuşurken meydana geldiği iddiasıyla şikayetçi oldu. Aydın Cumhuriyet Başsavcısı Sabri Beytorun, yürüttüğü soruşturma sonunda, M.S.Ö.’nün Başbakan hakkındaki şikayetinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.

Yorum yapın

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org

Önceki yazıyı okuyun:
Ne yapalım? Hepimiz insanız ne de olsa!| Rus Edebiyatında Türk İmgesi – Ataol Behramoğlu

Rus şairi Puşkin'in sürgün olarak Rus ordusuyla birlikte Erzurum'a yaptığı yolculukta "Ordumuz bir gün önce ele geçirilen Türk ordugâhı bölgesindeydi....

Kapat