Pablo Neruda Soyvetler Birliği ziyaretini ve Nazım Hikmet’le karşılaşmasını anlatıyor

1949 yılında, sürgünden döneli az olmuştu, Soyvetler Birliği’ne Puşkin’in 150. doğum yılı nedeniyle davet edildim. Bu ülkeye ilk gidişim olacaktı. Baltık Denizi’nin bu donuk incisiyle, eski ve yeni, soylu ve kahraman Leningrad’la randevuma geldiğimde akşamın alaca karanlığı kentin üzerine çöküyordu.

Devamı…Pablo Neruda Soyvetler Birliği ziyaretini ve Nazım Hikmet’le karşılaşmasını anlatıyor

Sürgün, Marji̇nal, Yabancı: Entelektüelin Temsil Ettikleri – Edward W Said

Sartre’ın Simone de Beauvoir’la olan ilişkisi, Camus’yle yaptığı tartışma, Jean Genet’yle arasındaki sıkı bağlantıyla ilgili bir şeyler okuduğumuzda onu ortamı içinde konumlarız. Sartre işte bu ortam sayesinde Sartre olmuştur, Fransa’nın Cezayir politikasına da, Vietnam’a da karşı çıkan kişi olmuştur.

Devamı…Sürgün, Marji̇nal, Yabancı: Entelektüelin Temsil Ettikleri – Edward W Said

Benim şiirim sürgünlüktür, yurtlarında bir sürgün yaşamı sürenlerin yanında olmuştur – İlhan Berk

Nedim GürselKendi yurdunda uzun süre sürgünde yaşamış” biri için diye imzalamış Nedim Gürsel, “Uzun Sürmüş Bir Yaz“ı bana. Önceleri ağır bir tümce gibi geldi bu. Bir kişinin kendi yurdunda bir sürgündeymiş gibi yaşaması dayanılır şey midir? Bu hele bir ozansa! Ama sonra iyice düşününce alıştım buna. alıştım çünkü acı bir gerçeği de vurguluyordu, öyle ya bunca zamandır yazıyorum, kaç kişi biliyor beni? Daha önemlisi yazdıklarımı ne denli iletebilmişim, ne denli yanıtlar bulmuş? Kimi sevinçler, kimi duyarlıklar, erdemler getirmişsem bunlar paylaşılmış mıdır? Bir karşılık bulmuş mudur? Böylece adımı kazabildim mi?

Devamı…Benim şiirim sürgünlüktür, yurtlarında bir sürgün yaşamı sürenlerin yanında olmuştur – İlhan Berk

Kemal Burkay’dan İsveç’e veda: Yalnızca baharını değil, karlı uzun kış gecelerinle de seni sevdim

Tunceli doğumlu olan  Kemal Burkay, Ankara’da Hukuk Fakültesi’nden  mezun olduktan sonra 1965 yılında Türkiye İşçi Partisi’ne (TİP) katıldı. 1966 yılında yayınlandığı bir makaleden dolayı hapis yattı. 1969 ve 1971 yıllarında da tutuklanan Burkay, Lübnan üzerinden Türkiye’yi terk etti. 1974 yılında genel aftan yararlanarak ülkeye geri döndü. Kürdistan Sosyalist Partisi’ni (PSK) kurdu. 12 Eylül darbesi sonucu yurt dışına çıktı.
Türkiye de darbe ile dibe vuran özgürlük ve eşitlik mücadelesine uzak kalmasıyla beraber giderek yabancılaştı (Fransızlaştı). Kürt meselesinde demokratik ve eşitlikçi çözümden yana olsa da; gelişmekte olan mücadeleye yüzeysel yaklaşmakla beraber -çoğu zaman- siyasi söylemi egemen düzenin etkisini altında kaldı. Zamanla her şeyin “güzellik” ile hal olacağına inanan evrimci ütopik sosyalist kimliğini de yitirip liberalleşti. 2003 yılında kendi kurduğu ve genel sekreterliğini yaptığı partiden ayrıldı.
31 yıl sonra siyasi kimliğinden öte  yazar ve şair olarak anacağımız biri olarak Türkiye’ye geri dönecek olan Burkay, İsveç’ten ayrılmadan önce bir veda mektubu kaleme aldı. Mektupta İsveçe “Tack Sverige! (Teşekkürler İsveç!) diyen Kemal Burkay’a Fıransızca Bienvenue (Hoşgeldiniz geldiniz) diyoruz. Öyle Umuyoruz ki; yaptığı çalışmalarla süreç itibariyle kendisine duyulan ihtiyacın hakkını verir. Taraf, Star veya Sabah gibi bir gazetede verilen görevi icra ederek Başbakan Tayyip Erdoğan’ın gözüne girer.
Ancak yine de şairimize, Haluk Gerger’in “Türk burjuvasi ürkek, korkak ve kıyıcıdır” saptamasını hatırlatmakta fayda görüyoruz.

Devamı…Kemal Burkay’dan İsveç’e veda: Yalnızca baharını değil, karlı uzun kış gecelerinle de seni sevdim

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org