İtaat, sorgulamadan kabulleniştir! Radyo Tiyatrosu: Ceza Sömürgesi – Franz Kafka

“Mahkemelerde karar, yasalara göre verilir. Mahkemelerde adaletsiz, baştan savma karar verildiğine inanılırsa, yaşam sürdürülemez bir şey olur. Mahkeme, yasakların ihtişamının gizlenmeden sergilendiği yerdir, güven vericidir bu, hatta mahkemenin tek görevidir.

Devamı…İtaat, sorgulamadan kabulleniştir! Radyo Tiyatrosu: Ceza Sömürgesi – Franz Kafka

Kafka: Baba, beni etkisi altına alan bu hiçlik duygusu senden kaynaklanıyor

Ürkek bir çocuktum, buna rağmen kuşkusuz tüm çocuklar gibi, inatçıydım da, kuşkusuz annem de şımartmıştı beni, ama özellikle uyumsuz olduğuma inanmam, arkadaşça bir sözün, sessiz bir elden tutmanın, tatlı bir bakışın, benden istenilen her şeyi alamayacağına inanmam mümkün değil.

Devamı…Kafka: Baba, beni etkisi altına alan bu hiçlik duygusu senden kaynaklanıyor

Kafka İle Konuşmalar – Hasan Ali Toptaş

Kafka’nın bir öyküsünden söz ettim. ‘“Biz beş arkadaşız, günün birinde bir evden art arda çıktık dışarı’ cümlesiyle başlıyor bu öykü,” dedim heyecanla. Sonra, sanki öykü anlatılabilirmiş gibi; “Çıkan kapının yanı başında duruyor ve yan yana diziliyorlar,” diye devam ettim anlatmaya. “Onlar böyle dizilince, insanların dikkati de birdenbire onların üzerine çevriliyor ve bu beş kişi var ya, şimdi bu evden çıktı diyorlar.

Devamı…Kafka İle Konuşmalar – Hasan Ali Toptaş

“Her şey önceden hazırlanmış gibiydi…” Rüya – Franz Kafka

KafkaJosef K. rüya görüyordu.
Güzel bir gündü ve K.’nın canı yürüyüşe çıkmak istemişti. Henüz bir iki adım atmıştı ki, hemencecik mezarlığa varmıştı bile. Mezarlıktaki patikalar çok dolambaçlıydı, dahiyâne şekilde yapılmışlardı ve hiç pratik değillerdi, fakat sarsılmaz bir duruş ve dengeyle sanki bir akıntıya kapılmışçasına o patikalardan birine sessizce süzüldü. Çok uzaktan gözü yeni doldurulmuş bir mezar tepeciğini seçti. Yanına gitmek istiyordu. Bu tepeciğin etkisiyle büyülenmiş gibiydi. Mezara yeterince hızlı ulaşamayacağını hissetti. Ona doğru ilerlerken mezarı zaman zaman gözden kaybediyordu, çünkü büyük bir güçle dönen ve birbirine çarpan bayraklarla görüşü engelleniyordu; sancakları kimin taşıdığı görünmüyordu, fakat belli ki çok eğlenceli bir kutlama süregidiyordu.

Devamı…“Her şey önceden hazırlanmış gibiydi…” Rüya – Franz Kafka

Kafka’nın Günlüklerinde Hayvanlar: “Bütün maharet, atın adabınca kamçılanmasında! ”

kafka30 Ekim 1916
İki adam, ahırda seyisin sağrılarını ovduğu ata dair bir sohbete dalmışlardı. Yaşlı, saçları kırlaşmış adam, “Atro’yu,” derken dudaklarını kemirmiş ve bir gözünü kırpmıştı, “Atro’yu bir hafta var ki görmedim. Ne kadar alışık olursan ol, atlar konusunda bellek yanıltıcıdır. Onda olduğuna yemin edeceğim kimi özellikleri göremiyorum şimdi. Aklımdaki kalmış genel izlenimlere dayanarak konuşuyorum aslında, belki de ayrıntılarda hiçbir şey değişmemiştir; yine de kaslarında bir gevşeklik çarpıyor gözüme. Şurasına baksana, bir de şurasına!” Başını eğmiş, sanki bir şeyleri inceler bir tavırla elini havada gezdirip durmuştu.

Devamı…Kafka’nın Günlüklerinde Hayvanlar: “Bütün maharet, atın adabınca kamçılanmasında! ”

Franz Kafka: Kanatları vardı. “Neden uçup gitmediniz?” diye sordum…

Okuduğum kitabı kapatıp, ayaklarına dolanmasın diye bir kenara ittiler. Beni selamlayıp, hakem seçtiler. Ve bir an geçmeden parmaklarını birbirlerinin parmaklarının içine geçirip masanın kenarında koşuşturmaya başladılar, bazen biri, bazen öbürü diğerine üstün gelip bir sağa sola gidip geldiler. Bakışlarımı onlardan hiç çevirmedim. Madem onlar benim ellerimdi, tarafsız bir hakem olmalıydım, yoksa yanlış bir kararın yol açacağı belaları kendi elimle başıma sarardım. Ancak görevim hiç de kolay değil, avuçlarımın arasındaki loşlukta asla gözden kaçırmamam gereken çeşitli hilelere başvuruyorlar, dolayısıyla çenemi masaya bastırıyorum, şimdi artık hiçbir şey gözümden kaçmaz. Ömrüm boyunca, sol elime kötü bir niyet beslemememe karşın, hep sağ elimden yana oldum.

Devamı…Franz Kafka: Kanatları vardı. “Neden uçup gitmediniz?” diye sordum…

“Önemli olan yalnızca an’dır. Yaşamı belirleyen odur!” Kafka ile Söyleşiler – Gustav Janouch

kafkaKafka, Johannes R. Becher’in bir şiir kitabını bende görünce şöyle söyledi: «Bu şiirleri anlayamıyorum doğ­rusu. Öylesine gürültülü, öylesine bir sözcük kalaba­lığını içeren şeyler ki, insan kendi kendisinden kopup üzerlerine eğilemiyor bir türlü. Şiirlerdeki sözcükler birer köprü değil, yüksek ve aşılmaz duvarlar oluştu­ruyor. Biçim sürekli ayağına dolaşıyor insanın, içeriğin yanına bir türlü yaklaşılamıyor.
Sözcükler bir yoğunluk kazanıp dil dediğimiz şeye dönüşemiyor asla. Bir yay­gara, o kadar.

Devamı…“Önemli olan yalnızca an’dır. Yaşamı belirleyen odur!” Kafka ile Söyleşiler – Gustav Janouch