Dünya Kadın Şairlerinden Kadının Halleri – Selahattin Yıldırım

Kadın ŞairlerArthur Schopenhauer kadınları ‘adalet duygusundan yoksun’ bulur. H.M. Amiel ‘nedenini pek irdelemeden sürekli sevilmek peşinde olduklarını’ söyler. Byron sevdalarını “hem müthiş güzel, hem de çok ürkütücü” bulur. C. Corınoly onları “fazla öç alma meraklısı” olarak görür. R. Kipling kadınları “eril varlıklardan daha ölümcül” bulur. La Rochefoucould “aşka aşık olarak” tanımlar onları. Nietzsche iyice uçar ve “kadınları Tanrı’nın ikinci hatası” olarak görür. P. Syrus onlaun “sadece sevmeyi ve nefret etmeyi bildikle)ini, orta yolu bilmediklerini” söyler. Racine “kararsız” bulur onları. Stendhal ise “sürekli duygu peşinde olduklarını” dile getirir A. Pope onları “çelişkilerle dolu” bulur. TS. Eliot kadınların “hayatlarım hatırlamalar üstünde sürdürdüklerini, erkeklerin aksine asla unutmadıklarını” söyler…

Devamı…Dünya Kadın Şairlerinden Kadının Halleri – Selahattin Yıldırım

“Kalbe dokunmasını biliyorlar, ama kırarak!..” Penceredeki Yalnız Kadın: Furuğ Ferruhzad

Furuğ FerruhzadNereye koşuyorsun?
Tahran’ın toprakla kaplı o sokağında, kagir duvarların sınırlarını çizdiği o sokakta nereye koşuyorsun? Gümrük Dörtyol’una gelmeden o daracık sokağın ortasından geçen arkın suyunu görmüyorsun bile. Atlıyorsun. Buğday sarısı, bukle bukle saçların omuzlarında kalkıp iniyor. Nereye böyle beyaz tenli, kara gözlü çocuk? Koşarken de bağıran sensin değil mi? En önde Emir Mesut Ağabeyin var. Senden bir yaş büyük Puran Ablan yine senin peşinden koşuyor. Puran hep senin peşinden koşacaktır. O daha esmerdir. Saçları karadır. Bakışları da seninkine pek benzemiyor. O sessizdir. Evdeyken de şimdi koşarken de sessizdir. Sanki o koşarken düşünüyor. Sense bağırırken, kahkaha atarken düşünüyorsun. Onun yaraları içine gömülüdür, denizlerinin karanlık diplerinde gömülüdür. Senin yaraların ise gül gül açıyor. Dilinde açıyor, gözlerinin kara deliğinde açıyor.

Devamı…“Kalbe dokunmasını biliyorlar, ama kırarak!..” Penceredeki Yalnız Kadın: Furuğ Ferruhzad

Fars Kadın Şiirini Başlatan Furuğ Ferruhzad İçin Bir Önsöz – Rıza Berahani

bu kimdir, bu sonsuzluğun caddesi üstünde
birlik anına doğru yürüyen
ve her zamanki saatini
matematiğin eksiltmeler ve ayırmalar mantığıyla
kuran
bu kimdir bu, horozların ötüşünü
gündüzün yüreğinin başlangıcı diye bilmeyen
ve kahvaltı kokusu sanan
kimdir bu, başında aşk tacı taşıyan
ve gelinlik giysileri içinde çürüyen.*


İki özel yaşam

Benim belleğimde, İran tarihinin en önemli kadını ve en büyük kadın şairi ve yüzyılımız ortaları İran’ın çağdaş şairlerinin en büyüklerinden biri olan Furuğ Ferruhzad’ın iki yaşam öyküsü var:

Devamı…Fars Kadın Şiirini Başlatan Furuğ Ferruhzad İçin Bir Önsöz – Rıza Berahani

Furuğ Fehrruhzad: “Anladım birden yolum yok, yolum yok, yolum yok/ Çılgınca sevmekten başka”

Ve sor aynadan
Adını kurtarıcının
Ve işte senden daha yalnız değil mi
Ayaklarının altında titreyen yeryüzü?
Yıkıntı elçiliğini, peygamberler
Kendileriyle birlikte getirmediler mi çağımıza?
Ve yankıları değil mi o kutsal metinlerin
Bu patlamalar art arda
Bu zehirli bulutlar?
Ey dost, ey kardeş, ey herkes!
Yazın tarihini gül soykırımının
Aya vardığınızda!

Kuş Ölür Sen Uçuşu Hatırla!

Devamı…Furuğ Fehrruhzad: “Anladım birden yolum yok, yolum yok, yolum yok/ Çılgınca sevmekten başka”