Almanya’ya göçün 50. yılı Misafir İşçiden Müslüman Göçmene Geçiş

BBC Türkçe radyosu Almanya’ya göçün 50. yılı vesilesiyle “Misafir İşçiden Müslüman Göçmene” adlı iki bölümden oluşan bir haber hazırladı. İlk bölümde 1960’lı yıllardan itibaren Türkiye’den Almanya’ya çalışmaya gidenlerin, Alman kamuoyunda ve devletin gözünde değişen algılanışı ele alınıyor, ‘Almanya’daki Türkler giderek daha çok Müslüman bir topluluk olarak mı tanımlanıyor?’ sorusunu tartışıyor. ikinci bölümde ise ise Almanya’da entegrasyon uygulamalarını tartışıyor.
Bir taraftan genç nufusu giderek azalan ve avantajlı düşük ücretleri sebepleriyle zorunlu göçmen ihtiyacı duyan öte tarafta son yıllarda ekonomik krizler ve 11 Eylül olayları  sonrası giderek gericileşen toplumsal yapıdaki bu farklılık Almanya’yı ‘çokkültürlülük’ çerçevesindeki hoşgörü den vazgeçirip biraz da zorunluluk içeren bir ‘entegrasyon’a  götürüyor.

Devamı…Almanya’ya göçün 50. yılı Misafir İşçiden Müslüman Göçmene Geçiş

Korkuyla beslenen Avrupa ırkçılığı | İnsan maskeli barbarlar çağı – Slavoj Zizek

Komünizm sonrası siyaset, çoğunluğun yapay bir korkuyla manipülasyonuna dayanıyor. Göçmen karşıtlığının merkeze oturmasının nedeni bu. İlerici liberaller de ötekileri ‘kabul ediyor’ ama araya mesafe koyuyor. ‘Kafeinsiz öteki’ vizyonu, doğrudan barbarlıktan insani barbarlığa açık bir geçiş

Romanların veya Çingenelerin son dönemde Fransa’dan sınırdışı edilmesi Avrupa’nın dört bir tarafında protestolara yol açtı; sadece solda olanlar değil, liberal medyadan tanınmış siyasetçilere kadar birçok çevre tepki gösterdi. Fakat sınırdışı etmeler sürdü ve bu, Avrupa siyasetinin çok daha büyük buzdağının sadece görünen ucu.

Devamı…Korkuyla beslenen Avrupa ırkçılığı | İnsan maskeli barbarlar çağı – Slavoj Zizek