Semavî kitapların emri: Öldürmeyeceksin – Cemil Meriç

Kanun, eski Yunan’dan beri “büyük sineklerin yırtıp geçtiği, küçüklerin takılıp kaldığı bir örümcek ağı” Avrupalı için. Machiavelli, insanlığı ikiye ayırır: tarihi yapanlar, tarihin malzemesi çobanla sürü. Katili göklere çıkarır, Sade, ayak takımının peşin hükümlerinden sıyrılmış bir gerçekçi olarak alkışlar. 

Devamı…Semavî kitapların emri: Öldürmeyeceksin – Cemil Meriç

“Felaketimizin kaynağı kültür yokluğu…” Kitap – Cemil Meriç

Dostoyevski, “Avrupa’yı kendimizden çok daha iyi tanıyoruz”, diyor. Biz ne kendimizi tanıyoruz, ne Avrupa’yı. Tarihimiz mührü sökülmemiş bir hazine. Sosyologlarımız bir Kızılderili köyünü keşfe gider gibi, alan çalışmalarına koyuluyorlar. Avrupa’yı, Avrupa’nın istediği kadar tanıyoruz.

Devamı…“Felaketimizin kaynağı kültür yokluğu…” Kitap – Cemil Meriç

Cemil Meriç: İnsanlık daima daha kötü oyuncaklar peşinde koşan bir çocuk

“Dünya nimetlerini ömrü boyunca hor gören Buda nefis bir domuz kızartmasını tıka basa atıştırdığı için göçüp gitmiş. Tarihçi böyle söylüyor. Güneşte leke arayan küçük adamın uydurduğu bir yalan mı bu, bilmiyorum. En yavuz ermişlerin, en çetin kahramanların zaman zaman nasıl çamurlaştıklarını görmek, küçük insanlar için hain, buruk ve zehirli bir teselli.

Devamı…Cemil Meriç: İnsanlık daima daha kötü oyuncaklar peşinde koşan bir çocuk

“Kitaplar çoğaldıkça okuma sevgisi azalıyor” Okumak Üzerine – Cemil Meriç

Susam ve Zambaklar’ı Proust çevirmiş Fransızcaya. Ruskin’in bahçesine oldukça uzun bir revaktan giriyoruz. Romancı, elli sekiz sayfalık bir girişle, eseri -daha doğrusu kendini- tanıtıyor:  “Ruskin okumaya çok önem verir. Ben bu fikirde değilim. Çocukken okuduğumuz kitapların yeri başka, cazibeleri büyük, hatıraları aziz.

Devamı…“Kitaplar çoğaldıkça okuma sevgisi azalıyor” Okumak Üzerine – Cemil Meriç

Bu ülke 89’dan beri su alan bir gemi – Cemil Meriç

Cemil MeriçBulanık akıyor şuur ırmağı, bulanık Derinlikleri seçilemiyor. Aksettirdiği, gökte soluk bir kaç yıldız. Neden eğilmek istiyorsun hep? Kalbini teşrih masasına yatırmaktan bıkmadın mı? Hayat dışarda.. Kaçıyorsun, erkekçe çalışmaktan, yaratmaktan, dövüşmekten kaçıyorsun. Boş bulduğu ilk kulübeye sığınan bir köpek gibi.

Devamı…Bu ülke 89’dan beri su alan bir gemi – Cemil Meriç

Cemil Meriç: Meçhule ɑçılɑn bir kɑpıdır kitɑp…

kitapKitaplar: Kalbi var kitapların, onları bir kerhane sermayesi gibi haşin parmaklarınla mıncıkladın mı senin oldular sanıyorsun. Gaflet. Senin olan, sadece on dakikalık tenleri. Konuşmaz seninle kitap, o bir basamak değildir, sırtına basıp ikbale tırmanamazsın. Tırmanmaya tırmanırsın ama, Kapitol’ den Tarpea’ya fırlatılmak için.

Devamı…Cemil Meriç: Meçhule ɑçılɑn bir kɑpıdır kitɑp…

“Ne acılar kelimeye aktarılabilir, ne sevinçler…” Ezeli Bir Şifadır Aldanmak – Cemil Meriç

Cemil MeriçVehimlerin yaprak yaprak döküldüğü her geçen yıl biraz daha kaditleşir ağaç. Çocuk, istikbale taşan bir ümitti, yıllarca yetiştireceğim diye çırpınıp durdun. Ne oldu? Hint’e gömdün rüyalarını. Cehennemde bir gül bahçesi yaratmak istedin. Tanıdığın ve tanımadığın dostlara buyrun diyebileceğin bir gül bahçesi. Ne oldu? Ne acılar kelimeye aktarılabilir, ne sevinçler. Güneş altında söylenmeyen ne kaldı? Don Kişot için hakikat şövalye romanları idi.

Devamı…“Ne acılar kelimeye aktarılabilir, ne sevinçler…” Ezeli Bir Şifadır Aldanmak – Cemil Meriç

Cemil Meriç: İnsanlar eşittirler kanun karşısında ama kanunu yapan burjuvazidir

Cemil MeriçAvrupa’nın aşağı yukarı aynı mânâya gelen üç kelimesi: felsefe, ideoloji, dünya görüşü (weltanschaung). Felsefe, ihtiyar ve aşınmış: fazla Yunan, fazla ortaçağ, fazla onsekizinci asır.. Onun yerini tutsun diye uydurulan ideoloji, insan ilimlerinin bütününü kucaklayacaktı, sosyal sınıfların yarı hakikatlerini sergileyen bir lâfız oldu. Weltanschaung, Batı dillerine Almancanın armağanı. Bâkir ve müphem. Tuttu, çünkü esnek. Hem bir nazariye, hem bir aksiyon.. Bir yerde ortak şuur, bir yerde yaşayış tarzı.. Kısaca: Bir medeniyet topluluğunun, bir milletin veya sosyal bir sınıfın hayat tecrübesini özetleyen insicamlı bütün. Yazar da, filozof da bu kaynaktan esinlenir.

Devamı…Cemil Meriç: İnsanlar eşittirler kanun karşısında ama kanunu yapan burjuvazidir

Cemil Meriç’ten Bir Mektup: Henüz Diyaloga Başlayamadık

Cemil MeriçAkşam, misafirlerim vardı. Bir kurmay albayla karısı. Kadının adı Lamia idi. Genç, güzel bir kadın. Albay adi bir çapkın. Kadın bedbaht. Senin ismini taşıyor diye kadına iltifatta bulundum. Ve bir an, ilhamım kanatlandı. Konuştum. Evvelsi akşam misafirlerim vardı. Konuşmadım ve sofrada uyudum. Misafirler içinde sana benzeyen yoktu çünkü. Herkesden kaçıyorum. Belki aşkın güzelliği burada. Yalnız senin olmak istiyorum. Vücudumla, kafamla, duygularımla. Üç gündür denize giriyorum. Jimnastik yapıyorum. Bir hayli zayıfladım. Bütün bunlar senin için, istiyorum ki yanında erkeklerin en güzeli, en güçlüsü, en harikuladesi olayım. Bir gazetede her gün yazı yazmamı teklif ettiler. Sırf senin için yazmağımı düşündüm. Ama birden bir sözün geldi aklıma: Senin için yükselmek istiyorum, demiştim, benimle iftihar etmeni istiyorum. Daha nereye yükseleceksin diye cevap vermiştin.

Devamı…Cemil Meriç’ten Bir Mektup: Henüz Diyaloga Başlayamadık

Cemil Meriç: Ben dünyaya gelişiyle gelmeyişi arasında hiçbir fark olmayan fanilerden biri miyim?

Cemil MeriçBir Yılın Otopsisi

Ruh bahçemde ümit başakları bir bir kuruyor. Ne akla inanıyorum, ne ilme. Tevekkül güç, isyan vahim. Yoksa yaşayışımın tek tesellisi istikbale bir şeyler aktarmak. Bu da elimde değil. Sabih beyi hatırlıyorum zaman zaman, gıpta ile, imrenerek hatırlıyorum.
Salih Zeki’yi hatırlıyorum… Hepsi de güçlü insanlarmış. Benim neslim, nesillerin en talihsizi. Ne fert olarak ayakta durabiliyor, ne toprak olarak.

Devamı…Cemil Meriç: Ben dünyaya gelişiyle gelmeyişi arasında hiçbir fark olmayan fanilerden biri miyim?

Cemil Meriç: “Bu cesetlerin göğsünde bir kalp çarpmıyor…”

kırkambarİnsan İltifata Susuzdur
Kırkambar, bataklığa fırlatılan bir kaya parçası. Kurbağaların bile barınmadığı bu ölü sulardan en küçük bir ses çıkmadı. Subaşı, Küçük Dergi’de, eski günahlarımı sergilemeğe kalkmış. Meşinden söz ederken Yahudi inançlarım ön plana almışız, esasen “Tanrı yıldızlarla oynayan bir çocuk” da küfürmüş, hele Nazım’ı yüceltmeğe kalkışımız apaçık bir ihanet. Bu nazikâne hicviyeyi hayretle okudum. Yazarın, binbeşyüz küsur sayfa tutan yazılarımda bulduğu sapık fikirler aşağı yukarı bundan ibaret. Kırkambar’ı, Özdenören de okumuş. Kitap, genç üstadı bir hayli tedirgin etmiş. Affedilmez cinayetimiz, yirmibirinci yüzyılda roman ölecektir dememizmiş. Nerede demişiz, niçin demişiz, meçhul. Demişiz işte!

Devamı…Cemil Meriç: “Bu cesetlerin göğsünde bir kalp çarpmıyor…”

“Sevmek, bütün hayal gücümüzü harekete geçirmektir” Stendhal ve “Aşk Üstüne” – Cemil Meriç

stendhalOndokuzuncu asır Fransa’sında aşk üstüne binlerce kitap yazılmış. Ama bunlardan yalnız üçü yaşıyor: birini, büyük bir tarihçi, Michelet yazmış, ikincisi Balzac’ın, üçüncüsü Stendhal’ınki.
Michelet, kansı öldükten sonra kendisinden 23 yaş küçük bir kızla evlenir. Kitap baştan başa bir neşide, bir şükran neşidesi. “Evlenmenin Fizyolojisi” Balzac’ın ilk kapışılan eseri. Genç romancıya şöhretin kapılarını bu roman açar. Hayâsız bir realizm. Stendhal, “eserimi yüz kişi okusun yeter” diyordu. On yılda on yedi okuyucu bulabildi. Romancı, kitabın bir geminin ambarında safra gibi kullanıldığını söyler. Zavallı Stendhal. Sevdiği kadınlardan hemen hiçbirine sahip olamamış. Ama, sayısız metresi var.

Devamı…“Sevmek, bütün hayal gücümüzü harekete geçirmektir” Stendhal ve “Aşk Üstüne” – Cemil Meriç

Cemil Meriç: Yaşamak insanın kendini tedavi etmesi ve her gün yenilemesi demektir

Cemil Meriç“Andre Gide’in dediği gibi: Yazı yazmaya başlayınca en büyük zorluk samimi olmakta. Bu düşünceyi biraz derinleştirmek ve sanatta samimiyetin ne olduğunu tanımlamak gerek. Şimdilik şöyle düşünüyorum, kelime hiçbir zaman fikirden önce gelmez, ya da kelimeyi gerektiren hep bir fikirdir. Karşı konulamamalıdır kelimeye, yok edilememelidir kelime, cümle de öyle, bir eserin bütünü de. Ve sanatçı yaşamı boyunca yaratma eğilimine karşı koyamamalıdır, yazmadan yapamamalıdır (önce kendisine direnmesini isterdim yazarın, yazmamasını ve bundan dolayı da acı çekmesini)… Samimi olamama korkusu birkaç aydır içimi kemiriyor ve yazmama engel oluyor… Tamamen samimi olmak…”

Devamı…Cemil Meriç: Yaşamak insanın kendini tedavi etmesi ve her gün yenilemesi demektir