Nazım Hikmet’in el yazısı, bu yazıdaki Orhan Veli ve Bedri Rahmi Eyüpoğlu

Adalet;
Bedri Rahmi’nin, Orhan Veli’nin şiir kitabı kapağına yaptığı resme baka baka bi hal oldum. O resmi niçin nasıl masal gibi dalgalara düşülebileceğini, ve harikulade bir rüya sergüzeşt çocukluk şiiri olduğunu anlamak için, bu mazhariyete erip bu tadı çıkarabilmek için çok ağır bir fiat ödemek, benim gibi on yıl hapis yatmak lazım. Ve insan kapaktaki o resmin şiirini okuduktan sonra kitabın içindekileri – hem de bir kaçı çok cici şiirleri yazan …… ve hatta klasik manasıyla şiiri yazmaktan ürküyor. Bedri’ye teşekkür ederim, beni mestetti delikanlı, sağ olsun.

Nazım Hikmet

YENİSİ

Şair Orhan Veli Kanık’ın 1947 yılında yayınlanan dördüncü şiir kitabı. Eser, İnkılâp Kitabevi tarafından basıldı. Kapak yazısını Agop Arad’ın yazdığı[1] kitabın, kapak ve iç resimlerini Bedri Rahmi Eyüboğlu yaptı. Kitapta Kanık’ın on altı şiiri yer almaktadır.[2]
Bir önceki kitabı Destan Gibi’de halk şiirini modernleştirmeyi deneyen Orhan Veli, Destan Gibi’nin aksine Yenisi’ndeki şiirlerde folklorcu öğeler yer vermedi. Bu öğelerin yerine toplumsal gerçekçiliği eserlerinde kullandı.[3]

Kanık kitabının yayınlanmasının ardından iyi tepkiler kadar kötü eleştiriler de aldı. Nurettin Artam, 12 Nisan 1947’de Ulus’ta yayınlanan makalesinde kişisel olarak tanıdığı Orhan Veli’nin şiirlerini yazarken kendinden uzaklaştığını dile getirdi. Örnek olarak ise Yenisi’de ilk şiir olarak yer alan Vesikalı Yarim’i gösterdi ve Kanık’ın Galata’nın yakınından geçmeyen, bir bıçak yarasına değil, bir çuvaldız darbesine bile dayanamayacak yaratılışta bir insan olduğunu yazdı.[4]

Alnımdaki bıcak yarası
Senin yüzünden;
Tabakam senin yadigarın;
“İki elin kanda olsa gel!” diyor,
Telgrafın;
Nasıl unuturum seni ben,
Vesikalı yarim?

(Alnımdaki Bıçak Yarası adlı bu roman, Şahin Gök tarafından filme de alınmıştır. Hakan Ural, Serpil Çakmaklı ve Pakize Suda’nın başrol oynadıkları filmin sonu, kitabın sonuyla aynı değildir.

Nazım Hikmet, 13 Şubat 1941’de Çankırı Hapishanesi’nden Kemal Tahir’e yazdığı bir mektupta bu şiir için şunları söyler:

“Demek istediğim şairaneliğin kelimeleşmiş ifadeleri sade mavi ufuklar, pembe bulutlar filan değildir. ‘Vesikalı Yarim’ de şairanedir.”

Yenisi’nde yer alan şiirler, biçim ve içerik olarak şairin bir önceki eseri Destan Gibi’den farklıdır. Şair, Yenisi’nde, ilk kitabı Garip’teki eserlerine benzeyen şiirlere yer verdiği kadar toplumsal gerçekçi şiirlere de yer verdi.[5] Şiirlerin büyük kısmında Garip Akımı’nın etkileri görülmesine rağmen, bu kitaptaki şiirler Garip’teki gerçeküstücü öğeleri taşımazlar ve çocuksu konuları işlemezler. Bu bağlamda Yenisi’nin şairin ustalık dönemi eserlerini içerdiği söylenebilir.[5] Yenisi’ndeki şiirlerinde, Orhan Veli’nin dili önceki çalışmalarına göre doğallaşmıştır ve daha önceki şiirleri kadar çeviri intibası uyandırmamaktadırlar.

Orhan Veli’nin Japon şiirlerinden etkilendiği, hatta Ki Ka Ku’dan hay-kay çevirileri yaptığı bilinmektedir. Kitapta yer alan bazı şiirlerde de Japon Edebiyatı’nda yer alan “hay-kay” tarzının özellikleri vardır. Örneğin, Cımbızlı Şiir tıpkı “hay-kay”lar gibi kısa, yoğun ve açıktır.[6]

Orhan Veli, ilk kitabı Garip’te bireyleri teker teker ele alıp küçük insanların hikâyelerine anlattı. Bu yaklaşımını Yenisi’de değiştiren şair bireyleri tek başlarına değil topluluk olarak anlatmaya başladı. Orhan Veli, daha önceki şiirlerinde bireyleri anlatırken onların problemlerine ve ihtiyaçlarına hiç değinmedi, daha çok halkın diline ulaşmaya çalıştı. O dönem kendisi de amacını “mesele bir sınıfın ihtiyaçlarının müdafaasını yapmak olmayıp, sadece zevkini arayıp bulmak ve sanatta onu hakim kılmak” olarak açıkladı. Oysa Yenisi’nde şair, halkın ihtiyaçlarına eğilmeye başladı. Bu değişime örnek olarak Zilli Şiir, Sucunun Türküsü ve Altındağ verilebilir.

Bu kitapta, şairin, “duygusal” olarak adlandırılabilecek şiirleri de yer aldı. Bu şiirlerin çoğu kişisel (yüksek ihtimalle şaire ait) özlemlere dairdi. Kitaptaki, Garip Akımı çizgisini izleyen diğer şiirlerin aksine uzun ve dramatiktiler. Orhan Veli bu şiirlerde yer yer kafiyeden de yararlandı. Ölüme Yakın, Denizi Özleyenler İçin ve Ah Neydi Benim Gençliğim kitapta yer alan duygusal şiirlere örnektir.
Kaynakça [değiştir]

* Bezirci, Asım (1991), Orhan Veli: Yaşamı, Kişiliği, Sanatı, Eserleri, Altın Kitaplar Yayınevi, 975 405 239 5
* Kanık, Adnan Veli (1953), Orhan Veli İçin, Yeditepe Yayınları
* Uyguner, Muzaffer (1967), Orhan Veli Kanık : hayatı, sanatı, eserleri, Varlık Yayınları

Notlar

1. Uyguner 1967, sayfa 20
2. Bezirci 1991, sayfa 99
3. Kanık 1953, sayfa 11
4. Artam, Nurettin. Şiir Kitaplarının “Yenisi” Ulus, 12 Nisan 1947.
5. a b Bezirci 1991, sayfa 100
6. Bezirci 1991, sayfa 101

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Berber Aynası – Oktay Akbal* | “Yıllar Geçerdi, Yaşamadan Yaşardım Böylece”

Berber aynasında birden kendimi gördüm. Tanımadığım biri vardı karşımda. Bütün bütüne yabancı da değil. Çok uzaklarda kalan bir dostu, bir...

Kapat