Metin ve Kemal Kahraman albümlerinden şarkılar


Metin ve Kemal Kahraman, müziğimizin geleneksel ritimleriyle yetinmeyip üzerine deneysel çalışmalar yapmış ve bu alanda başarılı olmuş iki kardeş. Müziğe Grup Yorum’un kurucuları arasında yer alarak başlayan Metin Kahraman, Cemo albümüne kadar bu grupla çalıştı. Daha sonra ayrılıp kardeşi Kemal ile  etnik müziğe yöneldi. 
İki kardeşin o günden bu güne yayınlanmış yedi albümü bulunmakta. Bu albümler içerisinde en çok sevilen Metin Kemal kardeşlerin muziğinin doruğa çıktığı, Serdar Keskinli ve flüt ve kemanının sıkça kullanıldığı “Ferfecir” adlı albümleridir. Albümün tümüne sinmiş sesiz bir çığlık, insanı saran derin bir duygu, sözlerin yerinde, az ve tesirli olarak kullanılması, gerçeği yakamak için yola sürdüğümüz kelimelerin çaresizliğine  yetişen müzik  büyük bir keder dolduruyor insanın yüreğine. Bundan olsa gerek bu albümdeki enstrümantal parçalar, televizyon,  belgesel filmleri, şiir programları ve maalesef  haber bültenlerindeki acılı sahnelerde isimleri zikredilmeye tenezzül edilmeden bolca kullanılmaktadır.


Sonraki şarkıya geçmek için >| şarkı seçmek için [>] işaretine basınız.

Metin ve Kemal Kahraman Tunceli’de dünyaya gelmiş. Babalarının Devlet Demiryolları’nda çalışmış olmasından dolayı, çocukluklarının ilk yıllarını Erzincan’da geçirdiler. Ancak daha sonraları ise yazları Tunceli’de kışları Erzincan’da olmak üzere iki ayrı şehirde yaşamlarını sürdürdüler. Bu durum onlara farklı kültüre de tanıklık etme imkânı sağladı. Erzincan’daki Türkçeyi de, Tunceli’de konuşulan Zazacayı da kendi dilleri saydılar ve ortaya koydukları ürünlerde bu iki dili de kullandılar. İlk, orta ve lise eğitimlerini Erzincan’da tamamladılar. Kemal Kahraman 1983 yılında İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne girdi. Ancak 1984 yılında bu okulu bırakarak, Ankara’da ODTÜ Felsefe Bölümü’ne başladı.

Metin Kahraman ise 1984 yılında Marmara Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu Radyo Televizyon Bölümü’ne girdi. 1985 yılında bu okulda okuyan birkaç arkadaşıyla birlikte Grup Yorum’u kurdu. Aynı yıllarda Kemal de Ankara’da çeşitli amatör müzik gruplarında yer aldı. Grup Yorum’dan ayrıldıktan sonra, 1991 yılında İstanbul’da tekrar bir araya gelen Kahraman kardeşler, 1993’te iki yıllık çalışmalarının ürünü olan ilk albümlerini gerçekleştirdiler. Daha sonra Kemal Kahraman eğitim amacıyla Almanya’ya yerleşti. Metin Kahraman’ın da zaman zaman Almanya’ya gitmesiyle müzik çalışmalarını birlikte sürdürdüler. Kahraman kardeşler büyük beğeni toplayan çalışmalarını profesyonel albümlerle farklı zaman dilimlerinde dinleyicilerle buluşturdular ve çalışmalarına devam etmektedirler. 1990 yılından itibaren Tunceli ve Erzincan yörelerinde derleme çalışmaları da yapan Metin-Kemal Kahraman, bölgenin tarihi, sözlü edebiyatı, inançları, günlük yaşamı, gelenekleri, müziği gibi çeşitli konularda araştırmalar yaptılar ve bu doğrultuda belgesel albümler hazırladılar. Sözleri ve besteleri kendilerine ait olan eserler, başka müzisyenler tarafından da seslendirildi. Her iki sanatçı da saz, cura ve gitar çalmaktadır.

1993’te iki yıllık çalışmalarının ürünü olan “Deniz koydum adını” adlı ilk albümlerini yaptılar. 1995 yılında kayıtlarını Berlin ve Türkiye’de gerçekleştirdikleri ikinci albümleri “Renklerde yaşamak” ortaya çıktı. 1990 yılından itibaren dersim yöresinde derleme çalışmaları yaptılar. Bölgenin tarihi ve sözlü edebiyatı, inançları, günlük yaşamı, adetleri, müziği gibi çeşitli konuları içeren bu çalışmaların ilk ürünü de zazaca, türkçe ve kurmanci olmak üzere, o yörede konuşulan dillerde yaşlıların kendilerinin çalıp söyledikleri türkülerden oluşan belgesel bir çalışma niteliğindeki “Yaşlılar dersim türküleri söylüyor” albümü olmuştur. 1999 yılında, kayıtlarını berlin’de gerçekleştirdikleri albümleri “Ferfecir” ile yeniden dinleyicileriyle buluşan ikili, 1997’den beri birlikte çalıştıkları Serdar Keskin ve 1995’te Berlin’de tanıştıkları Dorethea Marien’i en önemli müzik ve yol arkadaşları olarak görüyorlar. Metin ve Kemal kahraman’ın son albümleri sürela ise temmuz 2000 itibarıyla yayınlanmaya başlandı.

Son albümleri “Çeverê hazaru – binler kapısı” 2006 tarihli albümü. 1 cd ve 1 kitapçıkla çıktı.
Albümde kahraman kardeşler, Dersim Kızılbaş-alevi kültürüne ait ibadet müziğinden örnekleri yorumlamışlar. Dersim’deki kızılbaş-alevilerin kullandıkları kırmancki (zazaca), kurmancî (kırdaski-kürtçe) ve türkçe örneklerin büyük çoğunluğu ikilinin kendi derlemelerinden oluşuyor. Ayrıca söz ve müziğini kendilerinin yazdıkları bir şarkı da yakın zaman önce yitirdiğimiz değerli dostumuz sanatçı Tuncay Akdoğan’ın (*) anısına ithaf edilmiş.

(*)Tuncay Akdoğan 1959 yılında Adana da doğdu, Marmara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulun dan mezun oldu. Üniversite yıllarında müziğe başlayan Tuncay Akdoğan, 1984 yılında Grup Yorum un kurucuları arasında yer aldı. Grup yorum un yayınladığı Sıyrılıp Gelen Haziranda Ölmek Zor ve Türkülerle adlı ilk üç albümde beste ve söz yazarlığı yapmasının yanı sıra cura ve davul çaldı.
1989 yılında Grup Yorum dan İlkay Akkaya ile birlikte ayrılan Tuncay Akdoğan, 1990 yılında, İlkay Akkaya ve İsmail İlknur ile birlikte Kızılırmak ı kurdu. 1990-1997 yılları arasında Kızılırmak ın Ölüme de Tilli, Geçmişten Geleceğe Pir Sultan Abdal, Gidenlerin Ardından, Aynı Göğün Ezgisi, Güneşin Olsun, Pir Sultandan Nesimi ye Anadolu Türküleri, Çığlık, Rüzgarla Gelen, Günde Dün, adlı dokuz albümde besteleri, şarkı sözleri ve yorumlarıyla yer aldı.
1990 yılında Erol Toy un yazdıgı, Ankara Birlik Tiyatrosu nun sahneye koydugu Pir Sultan Apdal adlı oyunda anlatıcı olarak rol aldı.
Tuncay Akdoğan, 2000 yılında Serüvenciler i kurdu ve Veda adlı bir albüm yayınladı.
Çok sayıda sanatçı tarafından şarkıları yorumlanan Tuncay Akdogan, birçok albüme de aranjörlük yaptı.
Kızılırmak ile ortak üretim sürecine devam eden Tuncay Akdoğan, grubun son albümü Yılkı da üç şarkısı ve kendi seslendirdiği bir şiir ile yer aldı.
Uzun bir süredir kendi stüdyosunda çalıştıgı solo albümü Bir Nehir ki Ömrüm tamamlanamadan 21.11.2004 tarihinde evinde çıkan yangın sonucu hayatını kaybetti.

“Metin ve Kemal Kahraman albümlerinden şarkılar” üzerine 7 yorum

  1. sitenizi ilgiyle takip ediyorum. başarılarınızın devamını dilerim.
    hayal ettiğim kentin ışıkları sönmüştü. içimdeki hırs içimi kavuruyordu ve yağmur yağardı inceden usulca ve masum. inat etmişti kaybolan yıllarım verilecek sözü vardı yanlızca… yanlız bırakıldım ben ve bir yudumluk çayım. gölgeler arasında ve yanlız. çatlamış iki dudağımın arasında çıkan anlamsız bir sözcük uzamış sakalım ve çökmüş gözlerimle birşeyler anlatmaya çalıştım…. yıkılmış memleketimin duvarları sınırları mayınlarla dolu acı bir hayat sönmüş umutlar besliyoruz hala… ve yine yanlız olduğumuzu farkettik ne yapa biliriz sizce.. göçüp gitmekmi yoksa kalıp savaşmakmı özlemler yollamaktı yanlızlığa ve kurumuş çiçeklere sevgi vermekti… slm olsun bu günlere ve yarınlara yetişen genç kuşaklara

  2. ne kadar güzel… bir çift güvercin havalandı içimde…. yanık yanık koktu karanfil… yüreğinize sağlık…

  3. tüm diyar-ı soluğunuzla arşınlıyorm tüm yarıda kalmış anıları varlığınızla tamamlıyorum.felsefik bir boyut var eserlerinizde yorumlarınızda bestelerinizde.kendi içinde kendini yeniden keşfetmek gibi..hiç eskimeyen aksine her dinlenildiğinde bizlere bir şeyler katan,sanatsal duruşunuz takdire şayan çalışmalarınızla iyiki varsınız..can içinde cansınız bana…

  4. Renklerde Yasamak demislerdi bir albumlerine…Metin ile Berlinde tanisma firsatim olmustu,Dedigi suydu:Biz sadece kendimize ait olanla kendi renklerimizle yine kendimiz oluruz,,,!
    Yapma…
    Ayaklanir duygularim ayaklanir,
    suramda bir kus kanatlanir,
    kiminin elleri, kiminin gozleri
    her gun penceremizde dalgalanir
    Oy yapma,yapma…!

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
“Dün başımdan garip bir hadise geçti” Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali

20 Haziran 1933 Dün başımdan garip bir hadise geçti ve bana on sene evvelki başka birtakım hadiseleri yeniden yaşattı. Unutup...

Kapat