Albert Einstein, İsrail Devleti’nin Devlet Başkanı olma teklifini neden reddetti?

Albert EinsteinEinstein içine kapanık, oyundan hoşlanmayan, geç konuşmuş (bazı rivayetlere göre 4 yaşında) bir çocuktu. Bu yalnızlık döneminin izlerini tüm yaşamı boyunca korudu. Annesi Paulin’ in isteği üzerine 6 yaşında keman dersleri almaya başladı. Klasik müzik kültürü, yaşamı boyunca onun için dinlendirici bir uğraş olacaktı.
Cep pusulasının esrarıyla soru sormaya başladı. Bir pusulanın iğnesi neden hep aynı yönde dönüyordu? 4-5 yaşlarında kendisine sorduğu bir soruydu bu. 12 yaşına geldiğinde Pisagor teoremiyle tanıştı ve görünürdeki karmaşıklığa karşın bir dizi olgunun basit bir açıklaması olacağına inanmaya başladı. Liseye yazıldı. Sonra 1894′ te babasının işi bozuldu ve aile, İtalya’ nın Milano kentine göç etti.

Einstein da Bir Zamanlar Üniversite Sınavını Kazanamamıştı!
Einstein, bir delikanlı olarak pek az zeka umudu verdi. Bir öğretmeni “sen asla bir şey olamayacaksın Eistein” sözleri üzerine katı bir disiplini ve skolastik eğitim uygulayan Alman okul sistemini terk etti. 16 yaşında iken Zürih Teknik Üniversitesi’ne girmek istedi. Ama matematik dışındaki konularda -modern diller, zooloji ve botanik bilgisi- eksik olduğu için üniversiteye alınmadı. Ancak o yılmadı. Bir liseye devam etti, lise diploması aldı, 1896′ da Zürih Teknik Üniversitesi’ nin fizik ve matematik öğretmeni yetiştiren bölümüne kaydolmayı başardı

Zürih Teknik Üniversitesi, onun düşüncelerini şekillendirdi. Öğrenime başladığı zaman büyük matematikçi Hermann Minkowski ile karşılaştı. Her bilim adamının iyi bir öğretmen olduğu söylenemez. Einstein, Minkowski’ nin derslerini pek ilgi çekici bulmadı; ama kuramlarının matematiksel formülasyonunda Minkowski, ona esin kaynağı oldu. Doğrusu, Minkowski de o zamanlar Einstein’i sevmiyordu, çünkü ona “tembel köpek” diyordu.
Einstein, Teknik Üniversiteden 1900′ de mezun oldu; İsviçre vatandaşlığına geçti; kısa bir süre öğretmenlik yaptı. Disipline karşı tutumu yüzünden öğrencilerin tarafından çok sevilen, fakat başarısız bir öğretmendi. Einstein Halya’da bir tatilden sonra, eğitimini İsviçre Federal Politeknik Okulu’nda 1901′de tamamladı; çok az derse girdiği halde, bir arkadaşının tuttuğu mükemmel ders notları sayesinde kursları geçmeyi başardı. Einstein akademik bir görev bulamayınca, 1902′ de İsviçre’ nin Bern kentindeki patent bürosunda memur (”üçüncü sınıf teknik uzman”) olarak çalışmaya başladı. Görevi, bürodan onay almak üzere teslim edilmiş birçok icat arasından seçim yapmaktı.
1879- 14 Mart’ta Almanya‘nın Ulm kentinde doğdu.

1880- Babası Hermann Einstein elektrik malzemeleri üreten bir fabrikada iş bulduğundan Münih’e taşındılar. Yavaş gelişen, hatta konuşmayı da geç öğrenen Albert, bir katolik okulunda öğrenime başladı. Okulda durgunluk, çekingenlik ve hatta ilgisizlikten başka dikkati çeker tarafı yoktu. Orta öğrenimi de kendisi için çok olumsuz bir hava içerisinde geçti.

1888- Luitpold Lisesine başladı.

1894- Ailesi İtalya’ya giderken kendisi Almanya’da kaldı ve sıkıntıdan okulunu bitiremedi.

1895- İtalya’daki ailesine katıldı, Zürih’teki ETH sınavlarında başarısız olduğundan İsviçre’nin Aarau kentine gitti.

1896- Liseyi Zürih’in Aarau kentinde bitirdi. Zürih’teki ETH’nın (Isviçre Federal Teknoloji Enstitüsü) fizik ve matematik öğretmeni yetiştiren bölümüne yazıldı.

1900-  EHT’yi altı tam puan üzerinden 4.91 ortalama ile bitirmesine rağmen başvurduğu hiçbir profesör, ilgisizliği yüzünden Einstein’ı asistan olarak almayı kabul etmemişlerdi.

1901 – İsviçre vatandaşı oldu. Varis ve düz taban oluşunu öne sürerek askerlik yapmayı reddettiğinden geçici olarak öğretmenlik yaptı.

1902 – Üçüncü sınıf teknik uzman olarak 3500 SwFr maaşla Bern Patent Ofisinde göreve başladı. Aynı zamanda Zürihte burslu öğrenciyken gayrimeşru kızı Lieserl doğdu.

1903 – 6 Ocakta Mileva ile evlendi.

1904 – 14 Mayısta ilk oğlu Hans Albert doğdu.

1905 – Einstein’nın harika yılı:
Zürih Üniversitesinde moleküler boyutluluk üzerine doktora tezi kabul edildi. Annalen der Physik dergisinde ikisi özel relativite, biri kuantum teorisi ve biri de Brownian hareketi üzerine olmak üzere 4 makalesi kabul edildi.

1906 – İkinci sınıf teknik uzman kadrosuna terfi etti ve maaşı 4500 SwFr oldu.

1907 – Einstein’nın “hayatımın en mutlu fikri” dediği gravitasyonel alanın ivmelenmeye eşit olduğu yani genel relativite düşüncesini geliştirdi.

1909 – 23 Ekimde Patent ofisinden istifa ederek Zürih Üniversitesinde doçent olarak çalışmaya başladı.

1910 – 28 Temmuzda ikinci oğlu Eduard doğdu.

1911 – Prag’da Alman Üniversitesinde Profesör olarak çalışmaya başladı.

1912 – İsviçreye Profesör olarak geri döndü.

1914 – Aralarında Nernst ve Planck gibi birçok ünlü fizikçinin bulunduğu Berlin’deki Kayzer Wilhelm Bilim Kurumunda Profesör olarak çalışmaya başladı. Ayrıldığı eşi Mileva oğullarıyla birlikte Zürih’e döndü. Einstein bu yüzden bir bekar dairesinde yaşamaya başladı.

1915- Genel relativite teorisini tamamladı. Bu teori ile uzay ve zaman için eski teorileri alt üst eden yeni bir çekim anlayışı ortaya koydu. Aynı zamanda Halkı “Avrupalılara” katılmaya çağıran savaş karşıtı manifestoyu imzaladı.

1916- Birincisi gravitasyonel dalgalar ve diğeri kendiliğinden ve uyarılmış ışığın emilimini içeren 10 makale yazdı. “The Origins of the General Theory of Relativity” dergisini yayınladı. “Alman Fizik Topluluğu”nun Max Plank’tan sonraki başkanı oldu.

1917- Berlinde Kaiser-Wilhelm Enstitüsünün kurucu başkanı oldu. İkizler paradoksu üzerine makale yazdı, kozmolojik sabiti ortaya attı. Aşırı çalışması karaciğer sorunlarına, mide ülserine ve sarılığa yol açtı. Bu hastalıklar yüzünden aylarca yatakta kaldı, bu süre boyunca ona kuzeni Elsa Einstein Löwenthal baktı.

1919- Elsa ile 2 Haziranda evlendi. Mileva ile boşanma anlaşmasına alacağı Nobel Ödülünden alacağı paranın Mileva’ya verileceği şartı yazıldı. Güneş tutulmasını gözleyenler güneşin yıldızlardan gelen ışığı eğeceği öngörüsünü doğruladılar.

1921- Einstein, şöhretinin, Alman hükümetindeki yahudi karşıtı milliyetçiliğin artması ve Kudüs’teki Hebrew Üniversitesine para toplamak amacıyla Amerika’ya gitti. Aynı zamanda Uluslararası Ticaret Birliği kongresine katıldı.

1922- 1921 Nobel Fizik Ödülüne “Teorik fiziğe yaptığı katkılar ve özellikle fotoelektrik olayı bulduğu için” layık görüldü. Para ödülü olan 32000$ ‘ın Mileva’ya verilmesini istedi. Birleşik alanlar teorisi üzerine ilk makalesini tamamladı.

1924- Einstein Enstitüsü Potsdam’da kuruldu. Einstein, Bose-Einstein yoğunlaşmasını öngördü.

1927- Kendisine psiko analiz yapılması teklif edildi.
“Ricanıza kabul edemedeğim için üzgünüm, ancak analiz edilmemiş olmanın karanlığında kalmaktan çok memnunum.”

1927- Brükseldeki 50. Solvay Kongresine katıldı ve Neils Bohr ile kuantum teorisini tartışmaya başladı.

1933 – Nazilerin başa geçmesiyle Almanya’yı terk ederek Prinstondaki “Advenced Study” Enstitüsüne katıldı. Kozmolojik sabiti reddetti.

1935 – Boris Podolsky ve Nathan Rosen ile kuantum teorisine karşı keskin makaleler yazdı.

1936 – Eşi Elsa vefaat etti.

1939 – Bakşan Roosevelt’i atom bombasının tehlikelerine karşı uyarmak için yazılan mektubu imzaladı.

1940 – İsviçre vatandaşlığından ayrılmadan Amerikan vatandaşı oldu.

1944 – 65 yaşında Princeton’dan emekli oldu. 1905′de yazdığı özel relativite makalesini müzayede için yazıya döktü.

1945- Hiroşima’nın bombalandığını duyması üzerine:
“Ben kederim” dedi.

1946 – Atomik Bilimadamları Acil Komitesinin başkanı oldu. Dünya devletleri örgütünün kurulması çağrısında bulundu.

1952 – İsrail başbakanı olması için İsrail Başbakanı tarafından teklif edildi ve reddetti.
“İsrail Devleti’nin teklifinden (Devlet Başkanı olma teklifi) çok derinden etkilendim, ve aynı zamanda bu görevi kabul edemeyeceğim için üzüldüm ve utandım. Bütün hayatım boyunca objektif konularla uğraştım, bu nedenle insanlarla ve resmi işlevlerle uğraşacak doğal yeteneğe ve deneyime sahip değilim.”

1955 – Halkları nükleer silahlardan haberdar etmek için “Russell-Einstein Manifestosunu” imzaladı.
18 Nisanda saat 01′de Princeton’da aort yırtılmasından öldü. Beyni Thomas Harvey tarafından çıkartılıp, bedeni krematoryumda yakıldı.
Fiziğe getirdiği yeniliklerle bilimin gözlerini açmasında Einstein hiç kuşkusuz çok önemli bir role sahiptir.

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
“İnsan, kendisine bir mânâ vermeye çalışan tek mahlûk” Camus Üzerine: İlle de Yaşama – R. M. Alberes

Albert Camus ille de yaşayacağım demişti. Yıllar önce, ortaya çıktı ve dedi ki insan da, yaşam da saçmadır, boşunadır, rastgeledir,...

Kapat