12 Eylül “laik” askeri darbecilerinden kalan zorunlu bir ders: Din Kültürü


Alevi örgütleri,12 Eylül askeri darbesinden sonra getirilen zorunlu din dersine,  eşit yurttaşlık için ve ayrımcılığa karşı dün (9 Kasım) Ankara’da düzenledikleri mitingde, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ve zorunlu din dersi uygulamasının kaldırılmasını, ibadet yerleri olan cem evlerinin yasal statüye kavuşturulmasını, Alevi köylerine devlet eliyle cami yapılmasına son verilmesini istediler. Bu taleplerine karşılık vermeyecek partilere seçimlerde oy vermeyeceklerini açıkladılar. Ayrımcılığa Karşı Eşit Yurttaşlık Hakkı´ sloganıyla düzenlenen miting, Sıhhiye Meydanı’nda yapıldı. Aralarında Yaşar Kemal, Adalet Ağaoğlu, Mihri Belli, Edip Akbayram ve Fazıl Say gibi isimlerin yer aldığı bir grup aydın da bildiri yayımladı. Ali Asker, Erdal Erzincan, Edip Akbayram, Mustafa Özarslan ve Ferhat Tunç’un ise eyleme şarkıları ile destek verdi.

Bugüne dek demokratik taleplerle düzenlenen çok sayıda mitinge destek veren Aleviler, bu kez tümüyle kendi talepleri etrafından şekillenen merkezi bir miting düzenledi. Mitinge, Alevi-Bektaşi Federasyonu (ABF), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Anadolu Kültürünü Araştırma Derneği (AKA-DER) ve çok sayıda köy ve yöre derneğinin yanı sıra, sendikalar, Halkevleri, CHP, DSP, DTP, EMEP, SHP, ÖDP ve TKP katıldı.

Mitinge katılmak için çeşitli illerden gelen Aleviler, Ankara Garı önünde toplandı. “Zorunlu din dersi kaldırılsın”, “Cemevleri ibadethanedir”, “Madımak müze olacak” yazılı dövizlerle buradan yürüyüşe geçen Aleviler, Adliye binası önünden geçerek Sıhhiye Meydanı’na ulaştı.

“Ayrımcılığa Karşı Eşit Yurttaşlık Hakkı” yazılı dev pankartın arkasında yürüyen kortejdekiler, üst aramaları sonrasında miting alanına alındı.

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Ali Balkız, konuşmasında, “Alevi toplumunun demokrasi ve laikliği desteklediğini” söyledi. “Bu nedenle bugün son derece haklı, meşru, insani taleplerimizi bir kez de bu meydandan haykırıyoruz” diyen Balkız, zorunlu din derslerinin kaldırılmasını istediklerini bildirdi. İnanç olgusunun kişiye has, inananla inanılan arasında bir gönül işi, hoş bir muhabbet olduğu, bu duruma kimsenin müdahale etme, araya girme hakkının bulunmadığını vurgulayan Balkız, “Laik devlet dine yatırım yapmaz, dini örgütleyemez, genel bütçeden pay ayıramaz. O nedenle Diyanet İşleri Başkanlığının kaldırılmasını istiyoruz” dedi.
Balkız, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ve zorunlu din derslerinin kaldırılmasını istedi. Üçüncü taleplerinin de Cemevlerine yasal statü kazandırılması olduğunu belirten Balkız, “Yüzde 99’u Müslüman ülkemiz diye başlayan kalıp cümle ile, Alevilerin kendilerine özgü anlayışları olduğu gerçeğini görmek istemeyenlere ve AKP Hükümetine bir kez daha anımsatmak isteriz ki Alevilerin ibadethanelerinin adı Cemevi’dir” şeklinde konuştu ve cemevlerinden “cümbüş evi” diye söz eden Başbakan’ın ayıp ettiğini söyledi.
Balkız, seçimden seçime dile getirilen “Alevileri seviyoruz” sözünü “Bizi, Maraş, Çorum, Sivas, Malatya, Gazi’de öylesine sevdiler ki, bizlere katliamı, katillerimize zaman aşımını bahşettiler” diye eleştirdi ve “Taleplerimizi programlarına almayan partilere asla oy vermeyeceğiz, onları Ankara Çayı’na süpüreceğiz” dedi.
Geçtiğimiz hafta Madımak katliamı davasında zamanaşımı talebinde bulunan savcıya ise Balkız, “Savcı Bey, senin görevin Madımak katliamının bir numaralı sanığı Cafer Erçakmak ve diğer altı katil hakkında zaman aşımından dolayı davayı düşürmek talebinde bulunmak değil, onu yakalamak, yakalatmak, yargılamak ve cezalandırılmasını sağlamak olmalıydı” diye seslendi.

Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Tekin Özdil, AKP’nin “Alevi açılımı” ile ilgili olarak, “yanaşma sofralarından nasiplenmek istemiyoruz. Bu ülkeyi vurgunculara, soygunculara, tecavüzcülere teslim etmiyoruz” dedi. İşkencelerin, yargısız infazların, faili meçhul cinayetlerin, Kerbela, Çorum, Maraş ve Madımak katliamlarının hesabını soracaklarını belirten Özdil, “Türkiye’deki farklı kültürel grupları, halkları olduğu gibi kabul etmeyenleri bu ülkeden atacağız. “Bir Kürdün hesabını bir Türk sormadan, bir Alevinin hakkını bir Sünni sormadan, bir Türk’ün gözyaşını bir Kürt silmeden sorunlarımız çözülmez” dedi.

Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri Genel Başkanı Fevzi Gümüş, farklı kültürel kökenlerden yurttaşların eşitlik talebini görmezden geldiğini söylediği AKP için, “şiddetin kaynağı” ifadesini kullandı. Erdoğan’ın Muharrem ayında verdiği iftarla göz boyamaya çalıştığını, ancak AKP döneminde Alevilere yönelik yeni politikalar geliştirmediğini, tersine son altı yılda Alevilerin hiçbir zaman görmediği kötü muameleyle karşılaştığını söyledi. Gümüş ayrıca, AKP’nin Alevi köylerine zorla cami yaptırdığını, “siz imamın maaşını öderseniz size yol getireceğiz, su getireceğiz” dediğini belirtti.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here