Toplumlardaki hayali hiyerarşiler nasıl ortaya çıkar? – Yuval Noah Harari

Kısırdöngü

Tüm toplumlar hayali hiyerarşiler üzerine kuruludur ama bu hiyerarşiler farklılık gösterir. Bu farklar nasıl ortaya çıkar? Neden geleneksel Hint toplumu insanları kasta göre sıralarken Osmanlı toplumu dine, Amerikan toplumuysa ırka göre sıralamıştır? Çoğu durumda hiyerarşi, kazara bir araya gelen bir dizi tarihi durumun sonucu olarak ortaya çıkmış ve durumdan avantaj sağlayan grupların oluşmasıyla da nesiller boyunca gelişerek kalıcı hâle gelmiştir.

Örneğin pek çok araştırmacı Hindu kast sisteminin, İndo-Aryan halkları üç bin yıl önce Hint topraklarını işgal edip, yerel halkı boyunduruğuna aldığında ortaya çıktığını iddia eder. İşgalciler katmanlı bir toplum oluşturarak, bu üst konumları ele geçirdiklerinden (rahipler ve savaşçılar), yerlilere de kölelik ve hizmetkarlık kalmıştı. Sayıca az olduklarından ayrıcalıklı konumlarını ve kendilerine özgü kimliklerini kaybetmekten korkuyorlardı. Bu tehlikeyi ortadan kaldırmak ve ötelemek için de nüfusu kastlara bölerek, her birinin farklı bir meslekle uğraşmasını ve toplumda farklı bir rol oynamasını sağladılar. Tüm kastların farklı yasal statüleri, ayrıcalıkları ve görevleri vardı; sosyal yakınlık, evlilik, hatta yemek paylaşarak bile olsa kastların birbiriyle karışması yasaktı. Bu ayrımlar sadece yasal değildi, zamanla dinsel mitolojinin ve ibadetin içkin parçası haline de geldi.

Yöneticiler tabii ki, kast sisteminin tesadüfi bir tarihsel gelişimi değil, ebedi bir kozmik gerçekliği yansıttığını öne sürdüler. Saflık ve kirlilik gibi kavramlar Hindu dininin en temel öğeleri arasındaydı ve toplumsal piramidi desteklemek için kullanılıyordu. Dindar Hindular, farklı kastlardan birileriyle temasa geçmenin onları sadece kişisel olarak değil toplumsal olarak da kirleteceğini, dolayısıyla bu tür davranışlardan kaçınılması gerektiğini öğreniyorlardı. Bu tür fikirler sadece Hindulara özel değildir; tarih boyunca neredeyse tüm topluluklarda saflık ve kirlilik, toplumsal ve politik ayrımları empoze etmek amacıyla kullanılan en önemli kavramlar olagelmiştir ve ayrıcalıklı konumlarını sürdürmek isteyen ayrıcalıklı sınıflar tarafından sömürülmüştür. Bununla birlikte, kirlilikten kaçınmak kralların ve rahiplerin uydurması da değildir tamamen. Kökleri muhtemelen biyolojik hayatta kalma içgüdüsünde yatar ve insanların olası hastalık kaynaklarından uzak durmasını sağlayan bir mekanizmadır. Herhangi bir insan grubunu (kadınlar, Yahudiler, Çingeneler, eşcinseller, siyahiler) yalıtılmış kılmanın en iyi yolu herkesi bu kişilerin bir “kirlilik” kaynağı olduğuna inandırmaktır.
Hindu kast sistemi ve ilgili saflık yasaları Hint kültürüne derinlemesine nüfuz etmiştir. İndo-Aryan işgali çoktan unutulmuşken bile, Hintliler kast sistemine ve kastların karışımının kirlilik yaratacağına inanmaya devam ettiler. Değişimden muaf olmayan büyük kastlar, zaman geçtikçe çeşitli alt gruplara ayrıldı. Sonuç olarak en baştaki dört kasttan, jati adı verilen (kelime anlamı “doğum”) üç bin farklı grup ortaya çıktı. Kastlardaki çoğalma, sistemin temel ilkesini değiştirmedi; hâlâ her insan belli bir rütbeyle doğmaya ve kuralları ihlal ettiğinde hem kendisini hem de tüm toplumunu kirletmeye devam ediyordu. Bir insanın jati’si mesleğini, yiyebileceği yemekleri, oturduğu evi ve kiminle evlenebileceğini belirliyordu. Genellikle bir insan sadece kendi kastından birileriyle evlenebiliyor ve doğan çocuklar da bu statüyü miras olarak ediniyorlardı.

Hindu toplumunda yeni bir meslek veya bir insan grubu ortaya çıktığında, meşru bir yer edinmek için bir kast olarak tanınmak zorundaydı. Bir kast olarak tanınmayı başaramayan gruplar, kelimenin gerçek anlamıyla dışlanır ve bu çok katmanlı toplumda en alt seviyede bile barınamazlardı. Dokunulamayanlar olarak bilinen bu gruplar, diğer herkesten uzakta ve çöplükleri karıştırmak gibi insanlık onuruna aykırı koşullarda yaşamak zorundalardı. En alttaki kastın üyeleri bile onlarla kaynaşmaz, yemek yemez, onlara dokunmaz ve onlarla kesinlikle evlenmezlerdi. Modern Hindistan’da, demokratik yönetimin bu tip ayrımları ortadan kaldırmaya ve Hinduları kastların karışmasının kirlilik yaratmayacağına ikna etmeye yönelik tüm çabalarına rağmen, evlilik ve iş bulmak gibi meseleler hâlâ kast sisteminden ciddi biçimde etkilenmektedir.

Yuval Noah Harari
Hayvanlardan Tanrılara – Sapiens

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Söylenti Üstüne Bir Denemeden Parça – Francis Bacon

Kapat