“Bir ufka vardık ki artık/ Yalnız değiliz sevgilim” Tekel işçilerinin haklı mücadelesine selam olsun

Tütünü bilir misin?
“Kız saçı” demiş zeybekler,
Su içmez her damardan,
Yerini kolay beğenmez,
Üşür
Naz eder,
Darılır,
İki parmak arasında kıyılmış,
Bir parçası var kalbimin
İncecik, ak kâğıtlara sarılır,
Dar vakit yanar da verir kendini.
Dostun susan dudağına…
Oklardan, Kıyılardan …*

Süleyman Kavak, 20 yıldır Samsun’daki Yaprak Tütün’de  TEKEL  işçisi olarak çalışıyor. Evli ve iki çocuk babası. Direnişe katılanlardan biri.  “Mücadelemiz ekmeğimiz ve tüm işçiler için” diyor ve ekliyor;  “Şehirlerimizden Ankara’ya doğru yola çıktığımızda korkuyorduk. Ankara’da polis bize saldırınca hepimize bir güven geldi. Şimdi kendimizden eminiz ve kazanana kadar direneceğiz. Ekmeğimiz için mücadele ediyoruz ve bu sadece bizim değil, bütün işçilerin mücadelesidir.” diyor. 

 

“Farklı etnik kimlik ve inançlarda işçilerin katıldığı bu eylemin bizlere öğrettiği temel bir şey var: Sınıf mücadelesi her halükarda varlığını sürdürebilir, mücadele emekçi sınıfları birleştirir, diyorlar. Güç örgütlüyse, ses getirir, diyorlar. Basit bir gerçeği hepimize hatırlatıyorlar.
(…)
Tüm kamuoyu Ankara’ya Türk-İş binası civarına yoğunlaşmışken, çeşitli bölgelerde insanlarımız ülkeyi adeta yağmalayan ve talan eden çapulculara karşı mücadele veriyor-direniyor. Palazlanmaya başlamış olan yerli sermaye, yabancı ortaklarıyla ülkenin tüm bölgelerinde vadileri,nehirleri, su havzalarını, ormanlarını yayla ve meralarını yok etmeye kirletmeye girişiyor. Yeni dünya düzeninde sömürü ve çevre tahribi gemi azıya almış rahatça hükmünü sürdüreceğini sanıyor. Hidro Elektrik Santraller kuracaklarmış, dünya harikası doğayı katlederek. Ancak burada da duvara tosluyorlar. Karadeniz’de, sermayenin yağma alanını en geniş tuttuğu ve uygulama programını hayata geçirdiği bir dönemde direnişle karşılaşıyorlar. İkizdere,Fındıklı, Fırtına, Papart, Yusufeli,Şavşat, Maçebel vadilerini korumak için halk inisiyatifleri oluşmuş vaziyette. Siyasi, idari ve yargı baskısına, şiddete maruz kalıyorlar. Vazgeçmiyorlar, hepimizi destek vermeye çağırıyorlar.”** 

(…)
Tütün isçileri yorgun,
Ama yiğit
Pırıl – pırıl namuslu.
Namı gitmiş deryaların ardına
Vatanımın bir umudu…*

Hükümetin TEKEL işçilerini kamuda “geçici personel” olarak çalıştırmaktan vazgeçmemesi üzerine, sendika konfederasyonları 4 Şubat’ta “genel eylem” kararı aldı.
Çalışanlar, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) Başkanı Mustafa Kumlu’nun açıklamasına göre, perşembe günü saat 08:00-17:00 arasında üretimden gelen güçlerini kullanacak ve iş bırakacak.
Kararı, altı sendika konfederasyonu, TÜRK-İŞ,Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ:), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Memur Sendikaları Konfederasyonu (MEMUR-SEN), Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu (KAMU-SEN), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ortaklaşa aldı.
Dün hükümetle süren görüşmelerden uzlaşma çıkmaması üzerine, altı sendika konfederasyonunun yöneticileri bu sabah TÜRK-İŞ binasında toplandı ve karar aldı.
Bu arada, TEKEL işçileri de ara verdikleri açlık grevine yeniden başladı.


*Ahmed Arif’in “Yalnız Değiliz” adlı şiirinden kesitler
** Yavuz Önen -Bianet

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Ludwing Feuerbach Klasik Alman Felsefesinin Sonu 2 | İdealizm ve Materyalizm – Friedrich Engels

Her felsefenin ve özellikle modern felsefenin büyük temel sorunu, düşüncenin varlık ile ilişkisi sorunudur. İnsanlar, kendi fiziksel yapılışları konusunda tam...

Kapat