Yaşar Kemal: Altta kalanın canı çıksın düzeni sömürü düzeninin başka bir adıdır

Doğanın Öldürülmesi
Çağımızda doğanın yok edilmesi artık dünyamızın başlıca sorunudur. Havanın, suyun kirlenmesi, doğanın dengesinin bozulması insanlığın bugünkü sorunlarından başlıcasıdır. Toprak aşınması çağlardan bu yana vardır. Toprağın dengesi çağımıza kadar bozularak gelmiştir. Eski yerleşme yerleri, en büyük yıkıma uğramış yerlerdir.

Devamı…Yaşar Kemal: Altta kalanın canı çıksın düzeni sömürü düzeninin başka bir adıdır

Yaşar Kemal: “Hiç kimse İstanbul’u çöplükleri kadar anlatamadı bana”

yasar kemalŞehirlerin en önemli yerlerinden birisi de çöplükleridir. Çöplüklerin şehirler için gerekli değil, bu kadar önemli olduğu hiç aklınıza geldi mi? Bir büyük şehir çöplüğünü görünceye kadar bunu ben de bilmiyordum. Bir çöplük, bence bir şehir demektir.
İstanbul güzel şehir, alımlı şehir. İstanbul’un bir havasına, tadına girendir daha onun havasından, tadından çıkamaz. İstanbul’un boy boy, renk renk resimleri yapılmıştır yıllar boyu. Fotoğrafları çekilmiştir. Üstüne şiirler yazılmıştır. Ben size söylüyorum ki, bunların birçoğunu gördüm, okudum, hiçbir şey, hiç kimse İstanbul’u çöplükleri kadar anlatamadı bana. Kirli mi İstanbul, çöplüğü kokar, leş gibidir. Kokusu burnunun direğini kırar… İstanbul daha mı temiz, kokusu daha az gelir. İstanbul mis kokulu mu, kokusu mis gibi kokar çöplüklerinin. Çöplük de mis gibi kokar mı diyeceksiniz? Kokar kokar, bana inanın…

Devamı…Yaşar Kemal: “Hiç kimse İstanbul’u çöplükleri kadar anlatamadı bana”

“Milletinin şerefini bu adamlardır beş paralık eden” Hançer – Yaşar Kemal

yasar kemalTepedeki kızgın güneş, gölgesini ayaklarının dibine, koyu bir yuvarlak halinde düşürüyor, her bastıkça ayakları bileklerine kadar, yolun kızgın tozları içine gömülüyordu. Üstbaşı toz içinde kalmış, boynundan, yüzünden süzülen terler tozla karışıp çamur olmuştu. Başına bağladığı mendilin bir ucunu dişleri arasına almış çiğniyor, eliyle de bir iki yanına işaretler yapıyor, kendi kendine konuşuyordu. Öne doğru yumulmuş, tozları dört bir yanına fışkırtarak hızla yürürken birden durdu. Ağzındaki mendil ucunu hırsla ısırdı. Tükürecek oldu, ağzı kurumuş, dili damağına yapışmıştı. ”Ben”, dedi, ”gösteririm ona. Ben hırsızlık yapacak adam mıyım be? işin ucunda ölüm var. ”Daha hızlı yürümeye başladı. Ayaklarını yakan tozun farkında bile değildi. Sonra, nedense, yoldan çıkıp tarlalara saptı. Ekin sapları ayaklarının altında çatırdıyordu. Uzakta gürültüyle bir harman makinesi çalışıyor, ırgatların küfürleri duyuluyordu.

Devamı…“Milletinin şerefini bu adamlardır beş paralık eden” Hançer – Yaşar Kemal