Sylvia Plath: Sana doğru atıyorum adımımı Unutkanlık Irmağı’nın kara vagonundan, Safım bir bebek kadar*

Sylvia PlathBazen kendimi çok ama çok aptal hissediyorum ama öyle olsaydım, tanıdığım adamlardan biriyle mutlu olmaz mıydım? Yoksa mutlu olamamam aptal olduğumdan mı; bu çok zor. Richard’ın izlerini silmesi için birinin hasretini çekiyorum; bunu hak ediyorum, öyle değil mi, birlikte yaşayabileceğim alev alev yanan bir aşkı.

Devamı…Sylvia Plath: Sana doğru atıyorum adımımı Unutkanlık Irmağı’nın kara vagonundan, Safım bir bebek kadar*

Öfkeli bir şair: Sylvia Plath – Raşel Rakella Asal

sylvia plath1932 de Boston’da doğdu.  Doğuştan yetenekli, çok disiplinli ve çalışkan bir öğrenciydi.  Smith College’indeyken başarı üstüne başarı elde ediyordu.  Katılıp da kazanmadığı şiir yarışması neredeyse yoktu. Edebiyat dalında çok üretken bir yazar olmaya çalıştı.  Olaylar herkesi etkilediğinden daha fazla etkiledi onu. Cambridge Üniversitesine  romancı Olive Higgins Prouty tarafından sağlanan burs sayesinde girdi. Burada İngiliz edebiyatı üzerinde yüksek lisansını aldı. Prouty onun sürekli dostu ve gözetmeni oldu.  1953’de ‘Mademoiselle’ dergisinin açtığı şiir yarışmasında birincilik ödülü aldı.  Ödül olarak bu dergide bir ay konuk yazı işleri müdürlüğünde çalıştı. 

Devamı…Öfkeli bir şair: Sylvia Plath – Raşel Rakella Asal

Sylvia Plath’ın babasına yazdığı şiir: Her kadının gönlünde bir Faşist yatar…

sylvia plathAlman dilinde, savaş, savaş, savaş
Silindirinin yerle bir ettiği
O Polonya kentinde.
Herkes bilir bu kentin adını.
Polonyalı dostum bir iki düzine var diyor.
Bu yüzden nereye ayak bastın,
Kök saldın, hiç bilemem.
Hiç konuşamadım ki seninle.
Dilin yapıştı kaldı damağıma.

Devamı…Sylvia Plath’ın babasına yazdığı şiir: Her kadının gönlünde bir Faşist yatar…

Müşteri memnuniyeti her şeyden önce gelir!.. – Sylvia Plath

sylvia plathBu sabah sol taraftaki iki yirmilik dişimi çektirdim. Sabah saat dokuzda dişçinin odasına girdim. Havalı matkap ya da gaz maskesi gibi bariz işkence aletleri görürüm diye odaya hızlı, kaçamak bir bakış attıktan sonra, beni bekleyen kaderimin ağırlığıyla çabucak dişçi koltuğuna oturdum. İşkence aleti talan yoktu. Doktor, önlüğü boynuma geçirip iğneledi; ağzıma bir elma tıkıştırıp kafama birkaç dal maydanoz serpiştirmesi için hazır sayılırdım. Ama hayır. Tek yaptığı, “Gaz mı, iğne mi?” diye sormak oldu. Gaz mı, iğne mî? Hah, ha! Elimizde neler var görmek ister miydiniz, hanımefendi? Yanarak ya da boğularak ölmek, bir kurşunla ya da boynunuza geçirilmiş bir ilmekle. Müşteri memnuniyeti her şeyden önce gelir!..

Devamı…Müşteri memnuniyeti her şeyden önce gelir!.. – Sylvia Plath

Sylvia Plath: “Benim için, hayat şu andır. Geçip gittiğinde artık ölmüştür…”

sylvia plathBenim için, şimdi sonsuzdur, sonsuzsa durmadan değişir, akar, erir. Hayatsa şu andır. Geçip gittiğinde artık ölmüştür. Ama her yeni anda sil baştan başlayamazsın. Ölmüş olana göre yargılamak zorundasın. Tıpkı bir bataklık gibi… daha en başından umutsuz. Bir öykü, bir resim biraz merak uyandırabilir ama yeterince değil, yeterince değil. Şu andan başka hiçbir şey gerçek değil ama ben yüzyılların ağırlığı altında boğulduğumu hissediyorum. Tıpkı şimdi benim yaptığım gibi, bir zamanlar, yüzyıl önce bir kız yaşıyordu. Şimdiyse ölü. Ben şimdiyim ama biliyorum, ben de göçüp gideceğim. 

Devamı…Sylvia Plath: “Benim için, hayat şu andır. Geçip gittiğinde artık ölmüştür…”

Sylvia Plath: “Tanrım, her şey bu kadar mı, bir kahkaha ve gözyaşı…”

Sylvıa PlathBenim için, şimdi sonsuzdur, sonsuzsa durmadan değişir, akar erir. Hayatsa şu andır. Geçip gittiğinde artık ölmüştür. Ama yeni anda sil baştan başlayamazsın. Ölmüş olana göre yargılamak zorunda kalırsın. Tıpkı bir bataklık gibi… daha en başından umutsuz. Bir öykü, bir resim biraz merak uyandırabilir ama yeterince değil. Şu andan başka hiçbir şey gerçek değil ama ben yüzyılların ağırlığı altında boğulduğumu hissediyorum. Tıpkı benim yaptığım gibi, bir zamanlar, yüzyıl önce bir kız yaşıyordu. Şimdiyse ölü. Ben şimdiyim ama biliyorum, ben de göçüp gideceğim. Zirvedeki o an, ani bir parıltı gelir ve seni alıp götürür, sonrası süregelen bataklık. Ama ben ölmek istemiyorum.

Devamı…Sylvia Plath: “Tanrım, her şey bu kadar mı, bir kahkaha ve gözyaşı…”