Şükrü Erbaş: İnsanın yalnızlığından utandım…

Yazının yazgısı mı? İnsan en gizlisini, en dokunulmazını, en özelini yazar. Bunun dışında kalmış tek bir satır gördün mü? Kâğıt, kalem ve senden başka tanrısı olmayan bir yalnızlığı, göğüs kafesinde hohlayıp ısıttığın bir yalnızlığı, ürpere çırpına sabaha çıkardığın bir yalnızlığı, yarasını hiç bilmediğin, belki de yarası olmayan insanlara, “bak, bu yara senin de yaran” diye sunarsın.

Devamı…Şükrü Erbaş: İnsanın yalnızlığından utandım…

Şükrü Erbaş: Gelecek zaman değildir. Hayal bile demek zor. Kuşkudur…

Zaman değil, bir sonsuz hüzün, dedim, usulca doğrularak. Yazarken, yaşarken… bir çınlama, bir ân, beşinci mevsim, on üçüncü ay, sekizinci gün. Belki de bir yetinmeme ruhu, gizli bir geçicilik acısı. İçimizde dışımızda bir boşluk. Geçer ve yoktur. Her şey yabancıdır artık.

Devamı…Şükrü Erbaş: Gelecek zaman değildir. Hayal bile demek zor. Kuşkudur…

Şükrü Erbaş: Sevmek, insanı tutsaklıktan kurtaran en büyük özgürlüktür…

Sevmek, bizim kendimize ve dünyaya karşı giriştiğimiz hırsızlığa, kendi gücümüzle karşı çıktığımız biricik haklılığımızdır. Alacakaranlığın ufalaya ufalaya sildiği bir adamı tutup ellerinden, başına ay ışığından bir hale geçirmektir, kaybolmadan sabaha çıksın diye.

Devamı…Şükrü Erbaş: Sevmek, insanı tutsaklıktan kurtaran en büyük özgürlüktür…

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org