Şükrü Erbaş: “Canı cehenneme başkasının yangınıyla/ Evini ısıtıp yemeğini pişirenin”

suruç katliamı
Canı cehenneme rahat uyuyanın/ Kapısını örtenin perdesini çekenin/ Yüreği yalnız kendiyle dolu olanın/ Duvarları ancak çarpınca görenin

Canı Cehenneme

Canı cehenneme rahat uyuyanın
Kapısını örtenin perdesini çekenin
Yüreği yalnız kendiyle dolu olanın
Duvarları ancak çarpınca görenin
Canı cehenneme başkasının yangınıyla
Evini ısıtıp yemeğini pişirenin.

Bahçesine dek gelen alevleri
Şehrayin sanan aptalın
Canı cehenneme,camlarında
Parçalanmış cesetler uçarken
Bir iğdiş incelikle çiçekleri sulayanın.
Mutfakla yatak odası arasında
Çarşılarla gövdesi bencillik hırsı
Yılgınlıkla yenilgisi arasında
Dünyayı tüketenin canı cehenneme.

Orda dağlar bir mezarlık
Bulutlar kan salkımı sular toprakta düğüm
Orda evler oda oda kanarken
Burda yeşerenin canı cehenneme.

Ey bir halkın gözyaşıyla ruhunu yıkayan kin
Ey zulümle yükselen başarı
Ölü sayısına endeksli maaş;

Uzun masallar ardında mağrur
Boynunda ölüm çanıyla oturan güç
Senin de senin de canın cehenneme
Ey sultan hamit tuğralı korucu alayları
Kardeşi kardeşe kırdıran siyaset. . .

Bir gün elbet bir gün elbet
Örter üstünü bu ağır yanlışın
Sevgiyle, yalnızca sevgiyle işlenen
Bir dal incelik,bir simli gülüş
Bir kardeş mavi.

Şükrü Erbaş

Yorum yapın

Devamını oku:
Psikanalizin Tarihçesi (2) – Sigmund Freud | Psikanalizin akıbeti, bu bilime karşı direniş gösteren Avrupa’da belirlenecekti
Onat Kutlar: “Nasıl bir sessizlikti bu kardeşler? Niçin başını kaldıran kimse yok unutuşa?”
Film Bir “Fitil”, Kamera Bir “Tüfek”, Projektör İse “Saniyede 24 Kare Ateş Edebilen Bir Silah”tır (5)
Kapat