Tolstoy: “Savaş despotizmin ürünüdür. Eğer despotizm olmasa, savaş olmazdı!”

Lev TolstoyTolstoy’un Günlükler’inde Savaş Üzerine Söylediği Sözler:
Birisinin emriyle birbirlerini öldürebilecek düzeyde olan insanlar merhamete değmez; aklı başında insanlar merhamet edemez. Bu bir teselli.
♦ Eğer askerleri alır ve onlara öldürmeyi öğretirsek, barış lehine söyleyebileceğimiz her şeyi çürütürüz.
♦ Savaş öylesine adaletsiz ve kötü bir olay ki; savaşanlar aslında içlerindeki vicdanın sesini boğmaya çalışıyorlar.

Devamı…Tolstoy: “Savaş despotizmin ürünüdür. Eğer despotizm olmasa, savaş olmazdı!”

Savaş Üzerine Albert Einstein ve Sigmund Freud Mektuplaşması

.Albert Einstein1932 yılında Albert Einstein* diğer aydın ve bilimadamlarının da desteğiyle savaşa karşı uluslararası bir hareket başlatmı ve bu amaçla ilk olarak Sigmund Freud`a bir mektup göndererek onun fikrini almıştı. Genel olarak toparlarsak, Albert Einstein insanlığı savaş tehdidinden uzaklastıracak bir yol olup olmadığı, yönetici sınıfların nasıl olupta kitleleri canlarını yitirme pahasına ölüme sürükleyebildiği ve bu yıkıcı etkileri denetlemenin nasıl mümkün olabileceğini öğrenme amaçlı gönderdiği mektup ve Freud ‘un yazdığı cevabının kısa özetini aşağıdan okuyabilirsiniz

Çok sevgili Bay Freud,

Devamı…Savaş Üzerine Albert Einstein ve Sigmund Freud Mektuplaşması

Rus yazar Lev Tolstoy’un savaş üzerine yazdıkları: Savaşmayın, satranç oynayın

Lev TolstoyÇarlık Rusya’sında her kışlada duvarda şu yazılıydı: Üç kişi sana saldırdığında, birincisinin hançerle, ikincisinin tüfekle, üçüncüsünün ise süngüyle canını al… Süngün kırılmışsa dipçikle vur. Dipçik de kırılmışsa yumruklarınla vur. Yumrukların iş göremiyorsa dişlerini geçir.” (Lev Tolstoy, Savaş ve Askerlik Üzerine).

Bu bir talimattır ve aşağılık bir hareketi temsil eder: Bir insanın başka bir insanı ne pahasına olursa olsun öldürmesi talimatı…

Devamı…Rus yazar Lev Tolstoy’un savaş üzerine yazdıkları: Savaşmayın, satranç oynayın

Irkçılığın, Şiddetin ve Savaşın Kaynağı Olan Toplumsal Narsisizm Nasıl Oluşur? – Erich Fromm

hitlerTopluluk narsisizmini görebilmek bireysel narsisizmi görebilmekten daha zordur. Birisinin çıkıp da başkalarına şunları söylediğini düşünelim: “Ben (ve benim ailem) dünyanın en üstün insanlarıyız; bizden temiz, bizden zeki, bizden iyi, bizden dürüst insan yoktur, öteki insanların hepsi pis, aptal, ahlâksız ve sorumsuzdur.” Pek çok kimse bu insanın kaba, dengesiz, giderek deli olduğunu düşünecektir. Oysa bağnaz bir konuşmacı, kitlenin karşısına çıkıp da “Ben” ve “benim ailem” yerine ulus (ya da ırk, din, siyasal parti vb.) koyarak bir konuşma yaparsa ülkesini, Tanrı’yı vb. seven bir insan olarak övülecek, değerli bulunacaktır. Öte yandan başka uluslardan ve başka dinlerden olanlar horgörüldükleri için böyle bir konuşmaya kızacaklardır.

Devamı…Irkçılığın, Şiddetin ve Savaşın Kaynağı Olan Toplumsal Narsisizm Nasıl Oluşur? – Erich Fromm

Demyan Bedny: Savaşa gitmemiz buyruldu. Peki kimin savaşı söylenmedi bu?

Demyan Bedniy– Bir Asker Türküsü
Savaşa gitmemiz buyruldu
“Toprak için aslanlar gibi dövüşün” diyerek
Toprak için! Ama kimin toprağı? Söylenmedi bu
– Dere beyinin toprağı olsa gerek!
Savaşa gitmemiz buyruldu
“Özgürlük adına” diyerek
Özgürlük adına!
Ama kimin özgürlüğü? Söylenmedi bu
Halkın özgürlüğü olmasa gerek!

Devamı…Demyan Bedny: Savaşa gitmemiz buyruldu. Peki kimin savaşı söylenmedi bu?

“Siz şanslısınız. Çünkü sizin için savaş bitti” Fransız Esir – Sadık Hidayet

Bizansen’deydim. Bir gün odama girdim. Baktım ki görevli kirli mavi gömleğini bağlamış, toz almakla meşgul. Beni görünce gidip, savaş hakkında Almancadan daha yeni tercüme edilmiş olan bir kitabı masamın üzerinden alıp, “Bu kitabı okumak için bana ödünç vermeniz mümkün mü?” dedi.
Hayretle ona sordum: Ne işinize yarar? Bu kitap roman değil.
Cevap verdi: Biliyorum. Ama ben de savaşa katılmıştım. Boş’lara esir düştüm.
Almanların kötü davranışları hakkında doğru ya da yalan çok şey okuduğum için ilgimi çekti. Ağzından laf almak istedim. Fakat bütün Fransızlar gibi Almanlara binbir küfür savuracağmı zannediyordum. Ona sordum:

Devamı…“Siz şanslısınız. Çünkü sizin için savaş bitti” Fransız Esir – Sadık Hidayet

Niçin Savaş? Einstein ile Freud’un Yazışmaları, Albert Einstein’den Freud’a mektup

 “Ben barış için mücadele etmek istiyorum. İnsan savaş hizmetini reddetmediği sürece hiçbir şeyin savaşları ortadan kaldırması mümkün olmayacaktır. İnsanın inandığı bir şey, örneğin barış uğruna ölmesi, inanmadığı, örneğin savaş gibi bir şey yüzünden acı çekmesinden daha iyi değil mi? Ders kitaplarımız savaşı yüceleştirmekte, dehşetlerini ise anlatmamaktadır. Bu yöntemlerle çocuklara nefret aşılanıyor. Ben onlara barışı öğretmek istiyorum, nefreti değil; sevgiyi öğretmek istiyorum, savaşı değil!”
Albert Einstein

Devamı…Niçin Savaş? Einstein ile Freud’un Yazışmaları, Albert Einstein’den Freud’a mektup

Jean Paul Sartre Günlükleri: “Savaş hayatımı ikiye böldü. Gençlikten olgunluk çağına geçtim”

Sartre’ın “tuhaf savaş” sırasında tuttuğu 15 günlükten beşi biliniyordu. Savaşın başlarında yazdığı ilk günlük 1995 yılında bir kitap meraklısının arşivlerini Fransa Ulusal Kütüphanesi’ne satmasıyla bulundu ve aynı yıl Fransa’da yayınlandı. Bu ilk günlükte Sartre “kibirle” kendine gülüyor.
Sene 1939. İkinci Dünya savaşı başlamış. Sartre 34 yaşında, asker. Kendisiyle 1975 yılında yapılan bir söyleşide Jean Paul Sartre, savaşın hayatını ikiye böldüğünü söylüyor: “34 yaşımdayken başladı, 40 yaşımdayken bitti ve benim için hakikaten gençlikten olgunluk çağına geçtim” diyor.
Sartre’ın yaşadığı derin dönüşüme, hayatının en önemli, belki de tek dönüm noktasına ışık tutan bu güncesinden eXpress’in alçakgönüllülük ve kibir ile ilgili özetleyerek çevirdiği bölümü aşağıdan okuyabilirsiniz.

Devamı…Jean Paul Sartre Günlükleri: “Savaş hayatımı ikiye böldü. Gençlikten olgunluk çağına geçtim”

Erich Fromm: “Savaşa doğuştan insan yıkıcılığının neden olduğu tezi saçmadır”

“Doğuştan savaş eğilimi hakkındaki tezi, yalnızca tarihsel kayıtlar değil, aynı zamanda ve çok önemli olarak, ilkel savaş tarihi de çürütmektedir. Daha önce, ilkel halklar arasındaki saldırganlık bağlamında ortaya koyduğumuz gibi, bu halklar —özellikle de avcılar ve yiyecek toplayıcılar— en az savaşsever insanlardır ve bunların kavgalarının ayırıcı özelliği, yıkıcılıktan ve kana susamışlıktan göreceli olarak yoksun olmalarıdır. Bundan da öteye, uygarlığın gelişmesiyle birlikte, savaşların sıklığının ve kan dökücülüğünün arttığını gördük. Savaşa doğuştan yıkıcılık tepileri neden olsaydı, bunun tersinin doğru olması gerekirdi. “

Devamı…Erich Fromm: “Savaşa doğuştan insan yıkıcılığının neden olduğu tezi saçmadır”