Platon’a Göre Evrenin Doğuşu (Kosmogonia) – Bertrand Russell

Evrenin doğuşu öğretisini, Timaeos diyalogunda ortaya koymuştur Platon. Bu diyalog, Cicero yönünden Latinceye çevrildiğinden, Platon’un orta çağlarda tanınan tek yapıtı olmuş. Gerek o çağlarda gerekse daha önce yeni Platonculukta, Platon, en çok bu yapıtıyla etki yapmıştır. Böyle bir durum çok şaşırtıcıdır.

Devamı…Platon’a Göre Evrenin Doğuşu (Kosmogonia) – Bertrand Russell

“Hükümet yasalarını kendi işine geldiği gibi yapar” Devlet – Platon

Demokrasi demokratlığa uygun yasalar, tiranlık tiranlığa uygun yasalar koyar, diğerleri de tıpkı böyledir. Bu yasaları koyarak, kendi işlerine gelenin yönetilenler için de doğru olduğunu söylerler; kendi işlerine gelenden ayrılanı da, yasaya, hakka karşı geliyor diye cezalandırırlar. İşte dostum, benim dediğim şudur…

Devamı…“Hükümet yasalarını kendi işine geldiği gibi yapar” Devlet – Platon

Eflatun: Tutalım ki görünmez zincirlerini çözdük esirlerin, ne olurdu dersin?

platonİnsanlar çocukken daha mutludur, çünkü her zaman oldukları gibi davranırlar…

Bir mağara düşün dostum. Girişi boydan boya gün ışığına açık bir yeraltı mağarası. İnsanlar düşün bu mağarada. Çocukluktan beri zincire vurulmuş hepsi; ne yerlerinden kıpırdamaları, ne başlarını çevirmeleri kabil. Yalnız karşılarını görüyorlar, ışık arkalarından geliyor. Uzaktan, tepede yakılan bir ateşten. Ateşle aralarında bir yol var, yol boyunca alçak bir duvar. Göz bağıcıları seyircilerden ayıran setleri bilirsin, üzerlerinde kuklalarını sergilerler, öyle bir duvar işte…

Devamı…Eflatun: Tutalım ki görünmez zincirlerini çözdük esirlerin, ne olurdu dersin?

Platon’un Bilgi Kuramına Aşk ve Cinsellik – Saniye Akkılıç

Platonun felsefi düşüncelerini tarihselliği bağlamında ortaya koymanın önemli olduğunu düşünüyorum. Platon akşam diyarının -abendland: batı dünyası anlamında- ruhbilimsel tarihinde, bilgiye varmada sistematik bir biçimde cinselliğin dilini kullanan ilk yazardır. Onun kullandığı cinsel dil doğrudan bilenin diğer bir bilenle (bunların ikisinin de erkek olduğunu anlıyoruz) olan ilişkisini, birbirlerine yakınlaşmasını (bu aynı zamanda cinsel bir yakınlaşmadır) açıklamaktadır. Ayrıca kendi cinsel metaforları için yeni açıklamalar gerektiren bir takım felsefi fonksiyonlar da koymaktadır Platon. Bir çok Yunan düşünür ve bu arada Platon için de, doğa ve ruh , ortak bir töz dolayımıyla birbirine bağlıdır ve yine aynı zamanda bu ortak tözel çerçeve içindeki farklılıklarla birbirinden ayrılmaktadır.

Devamı…Platon’un Bilgi Kuramına Aşk ve Cinsellik – Saniye Akkılıç

Platonik Aşkın Babası, Aşk Felsefesinin Gerçek Temsilcisi: Platon – Hasan Aydın

Eski Yunan felsefe yazını, yazılı materyaller açısından değerlendirildiğinde, aşk bağlamında gerçek temsilcisini Platon’da bulur. Onun sorunu ele aldığı ilk yapıt Lysts’tir; kanımızca bu diyalog, önceki çözümlemelerimize dayanarak Sokrates’in düşüncelerini dile getiren sokratik bir diyalog olmak durumundadır. Kaldı ki bu diyalog cinsel aşktan çok philia, yani dostluk olarak adlandırılan aşka ilişkin tartışmalara yer verir. Bu diyalogda öz olarak Platon, Sokrates’in diliyle, erkekler arasındaki philia’ya yani arkadaşlık, dostluk çekim ilişkisine bir tanım arama çabasındadır. O, öncelikle, bu çekime, ozanlar ve fizikçiler tarafından verilmiş iki başat yaklaşımı ele alır. Bu yaklaşımın ilki şairlerin “Tanrı benzeri benzerine doğru sürer” deyişiyle dile getirdikleri benzerin benzeri çekmesidir.(1) ikinci yaklaşım, Hesiodos’un “çömlekçi çömlekçinin, şair şairin, dilenci dilencinin düşmanıdır” sözünde dile gelen benzer olanların düşmanlığı, benzemez olanın benzemez olana çekildiği savıdır.(2)

Devamı…Platonik Aşkın Babası, Aşk Felsefesinin Gerçek Temsilcisi: Platon – Hasan Aydın

Platon: Devletin kuruluş amacı toplumun mutluluğunu sağlamaktır

platon“Bence,” dedim, “site insanların ihtiyaçlarından doğar. Hiç kimse kendi kendine yetemez, hepimizin birçok gereksinimi vardır. Sitenin ortaya çıkmasında başka bir şeyin belirleyici olduğu düşünülebilir mi?”
“Hayır, düşünülemez.”
“Birçok gereksinimimiz olduğu ve bunların karşılanması için kimi insanlara gerek duyduğumuzdan, bir ihtiyacımız için birine, başka bir ihtiyacımız için de başka birine başvururuz. İhtiyaçlarımızı karşılayan bu insanlar hep birlikte bir yerde bulunurlar. İşte burası sitedir.”
“Doğru,” dedi.
“Kendi aralarında değiş tokuş yaparlar. Bu değiş tokuşun kendi yararlarına olacağını düşünerek biri bir diğerine bir şey verir, diğeri de bunu alır.”

Devamı…Platon: Devletin kuruluş amacı toplumun mutluluğunu sağlamaktır

Siyasal Düşünceler Tarihinde Kadın: Antik Yunan, Tragedyalar ve Platon Temelinden Kadın

Günümüzü doğru okumanın temeli, doğru bir şekilde temellendirilmiş tarihsel sürece bağlıdır. Fakat ne tarih ne de onu kurgulayıp günümüze ulaştıran veriler, bizce açık seçik değildir. Tüm insanlık tarihi, bir yerlerde birileri tarafından oluşturulmuş ve günümüze ulaştırılmıştır. Birilerinin etkinliği olması sebebiyle de onu tamamıyla nesnel bir süreç gibi değerlendiremeyiz. Bundan dolayıdır ki tarihsel süreç, sorgulanmadan hakikat gibi kabul edilemez.
Söz konusu süreç insanın tarihi olduğunda bir kere sorgulanırken, kadının tarihi olduğunda iki kere sorgulanmalıdır. Çünkü tarih, insanın, yani erkeğin tarihidir. Kadın; bireysel varlığıyla ya da var oluşuyla değil erkeğin varlığının ya karşıtı ya da tamamlayıcısı oluşuyla vardır. Bu nedenledir ki kadın, kendi söylemiyle değil, erkeğin söylemiyle süreçte belirir. Kadın burada tıpkı bedensel varlığının bir yere kapatılması durumunu, söylemsel varlığının da kapatılmasını deneyimleyerek yaşamaktadır.

Devamı…Siyasal Düşünceler Tarihinde Kadın: Antik Yunan, Tragedyalar ve Platon Temelinden Kadın

Analitik ve Diyalektik – Aziz Yardımlı


Kant’ın ‘mekanik’ konuşma yolunda ‘analitik’ anlatımı bir kavramın bir başkasında kapsanması ile ilgili olarak kullanılır — aşağı yukarı kimyasal bir bileşik ve bileşenleri durumunda olduğu gibi. Düşüncenin bu işleminin ne demek olduğu, nasıl türetildiği ya da çıkarsandığı gibi SALTIK OLARAK ÖZSEL bir nokta üzerinde durulmaz. Kant hiçbir zaman tanıtlama denen olgunun felsefe için saltık önemini kavramış değildir.

Devamı…Analitik ve Diyalektik – Aziz Yardımlı

Sokrates: Kimseye hiçbir şey öğretemem, sadece onların düşünmelerini sağlayabilirim

Ahlak felsefesinin kurucusu olarak kabul edilen Sokrates, düşünmekten başka  egemen güçlerin fikirlerine koyduğu  engellenmelerle uğraştı.  M.Ö. 399 yılında, şehrin tanrılarına inanmamak onların yerine başka tanrılar koymak ve böylece gençliği zehirlemekle suçlandı. Yargılayıp baldıran şerbeti içmeye mahkûm edildi.  Söz konusu ölüm olduğunda bile  Sokrates,  yine yaşamına ve düşüncesine uygun davranmaktan geri durmadı.  Zehiri içmeden önce yıkandı hazırlandı: “Ölüyü yıkama işini başkalarına bırakmamalı…dedi. Öğrencileri ve arkadaşları yanındaydılar. Sokrates’i kaçırmak isteyenler oldu. Yaşarsa aynı suçu işlemeye devam edeceği için kaçmayı bile denemedi…  Zehiri getiren görevliye: “Gel bakalım arkadaş” dedi “söyle bana ne yapacağımı?” Görevli:Kolay içtikten sonra odada dolaşırsın bacaklarında bir ağırlık duyduğunda uzanırsın.” dedi. Sokrates baldıran şerbetinin bulunduğu tası aldı ve içti.

Devamı…Sokrates: Kimseye hiçbir şey öğretemem, sadece onların düşünmelerini sağlayabilirim

Platon’un Devletinin Düşündürdükleri… kısa bir deneme – Zahit Atam

.
.
Platon devleti ilginç bir kitap, çünkü kendi fikirlerini karşıtlarına karşı savunarak ortaya koymaya çalışıyor. Dolayısıyla bir yandan iyinin, güzelin, erdemin, sanatın anlamı ve işlevi ve toplumsal hayat üzerinde düşünürken, öte yandan içinde yaşadıkları toplumsal hayat hakkındaki gözlemlerine de tanık oluyoruz.


Bir yöntem olarak Sokratik tartışma yöntemi (Platon’un eserlerinden çıkardığımız biçimiyle) belirli bir sorgulama üzerine kurulu. Neyin iyi neyin kötü, neyin adil neyin adaletsiz olduğu üzerine düşünürken, bir yandan ideal olana öte yandan varolana bakılıyor. Ama en güzel yanı ise tartışan insanlarda ve özellikle Sokrates’te içinde yaşadıkları kültürel ortam üzerine olan derin bilgi ve bunlara başvurarak-bunları sorgulayarak, olan kültürel mirastan yararlanarak ve onların topluma yansımaları üzerine düşünerek bir sonuca varmaya çalışıyorlar.

Devamı…Platon’un Devletinin Düşündürdükleri… kısa bir deneme – Zahit Atam

Platon – İdealar Teorisi ve İdeal Devlet Sanatların Etik Sorumluluğu

Platon’un diyalogları, O’nu edebiyatta bir klasik haline getirmiştir. O sadece bir filozof değil, bir şairdir aynı zamanda. Deha’nın da yazarıdır. Platon, öteden beri pek çok sanatçı ve şaire (özellikle de Romantik dönemde) ilham kaynağı olmuştur. Sadece saf formların filozofu, matematiksel filozof ve yaşama ilişkin dinî tavrından dolayı ruhsal güçler filozofu olarak değil; Muses ve sanat filozofu olarak da görüldü. Bununla birlikte Platon, siyaset felsefesinde sanat ve sanatçıya karşı bir hayli şüpheciydi. îdeal devlette, sanatlara karşı katı bir sansürü ve uyum sağlamayacak olan sanatçıların ihracını destekliyordu. Nasıl oluyor da tüm bunlar birlikte duruyor? Platon’a göre sanatların sahip olduğu bu muğlak rolün ardında ne var? Nedenler sayısız. Burada ve herhangi bir yerde yorumdan kaynaklanan problemler olduğunu baştan söyleyerek şu analizi yapabiliriz:

Devamı…Platon – İdealar Teorisi ve İdeal Devlet Sanatların Etik Sorumluluğu

Kendini bilmek – Platon / Alkibiades I

Sokrates: Kendimizle ilgilenmek ne demektir, söyle bana. Çünkü genellikle kendimizle ilgileniyoruz sanıyoruz, ama aslında ilgilenmediğimizi fark edemiyoruz. Bir insan kendisiyle ne zaman ilgilenmiş olur? Kedisine ait şeylerle ilgilenirse, kendisiyle ilgilenmiş olur mu?
Alkibiades: Bence ilgilenmiş olur, Sokrates…
S: Bak, bir insan ayaklarıyla ne zaman ilgilenmiş olur? Ayaklarına ait bir şeyle ilgilendiğinde ayaklarıyla ilgilenmiş olur mu?
A: Anlamadım.
S: Ayakkabılarımızla ilgilendiğimiz zaman, ayaklarımızla ilgileniyor sayılır mıyız?
A: Anlayamadım, Sokrates.
S: Bir şeyi daha iyi kılınca onunla ilgilenmiş olmaz mıyız?

Devamı…Kendini bilmek – Platon / Alkibiades I