Hürriyet nereden gelir, nasıl gider, veren mi alır elimizden? – A. Hamdi Tanpınar

Fakirlik, içimizde etrafımızda ahenk bulunmak şartıyla –ve şüphesiz muayyen bir derecesinde-zannedildiği kadar korkunç ve tahammülsüz bir şey değildir. Onun da kendine göre imtiyazları vardır. Benim çocukluğumun belli başlı imtiyazı hürriyetti.

Devamı…Hürriyet nereden gelir, nasıl gider, veren mi alır elimizden? – A. Hamdi Tanpınar

Dostoyevski: Çünkü insan toplumunun ezelden beri, hürlükten çok yadırgadığı şey olmamıştır!

Dostoyevski-2Milyarlık bir sürüyle baş edebildiğimiz için kudretimize, zekamıza hayranlık duyarak bizimle övünecekler. Akıllarını yitirecek derecede hiddetimizden korkarak çocuklar gibi sulu gözlü olacaklar; ama bir işaretimizle göz yaşlarından neşeye, gülmeye, temiz bir sevince ve mutluluk dolu çocuk şarkılarına geçecekler. Tabii çalıştıracağız onları, ama işten arta kalan zamanlarını çocuk oyunlarına benzeyen şarkılar, korolar ve masum rakslarla dolduracağız. Hatta günah işlemelerine de izin vereceğimiz için çocukça sevecekler bizi. İznimizle işlenen bütün günahların bağışlanacağını; onları sevdiğimiz için buna göz yumarak günahlarının cezasını üzerimize aldığımızı söyleyeceğiz. Alacağız da; onlar da Tanrıya karşı günahlarının sorumluluğunu yüklendiğimiz için velinimetleri gözüyle bakacak, tapacaklar bize…

Devamı…Dostoyevski: Çünkü insan toplumunun ezelden beri, hürlükten çok yadırgadığı şey olmamıştır!

“Hayatı anlamlı kılan sizin seçimleriniz ve yaşadıklarınızdır” Ahlak ve Estetik – J. Paul Sartre

sartre(…) Şimdi bu genci, ne duyguları, bireysel davranışı Ve somut merhameti ahlak temeli yaparak annesinin yanında kalmayı seçti diye; ne de özveriyi yeğleyip İngiltere’ye geçmeyi seçti diye kınayabilir; nedensiz ve gereksiz bir seçim yapmış olmakla suçlayabiliriz. İnsan ta baştan, (ezelden) hazır yaratılmış değildir. O kendini belirleyendir. Koşulların baskısı onu bir seçim yapmaya zorlar, ahlakını seçtikleriyle tamamlar. Bizde insanı kendini seçişine, bağlayışına göre tanımlarız.  Bizi nedensiz, gerekçesiz seçim yapmakla suçlamak,  görülüyor ki,  saçmadır.

Devamı…“Hayatı anlamlı kılan sizin seçimleriniz ve yaşadıklarınızdır” Ahlak ve Estetik – J. Paul Sartre

Bölünmez bütünlük ve Kürtler – Prof. Yasin Ceylan: “Kürtlerin problemi Türklerle değil devletledir”

…(Devlet) Kürtlerin kimlik ve anadili taleplerini bölücülük sayarak, bölünmeye, bizzat kendisi hizmet ediyor. Türklüğü kanunla korumaya alıyor, Kürtlüğe ise her türlü aşağılama ve hakareti serbest bırakıyor. Bu ülkede çok satan ulusal bir gazete (Star, 29 Mayıs 2003), manşetten Kürtler için “KERKÜRT” (Eşek Kürt)* tabirini kullandı, hakkında soruşturma açılmadı. Bu tabir, aksine çok kimseyi keyiflendirdi.
Devlet, Kürtlere uyguladığı bu zalimane ve dışlayıcı politikalarıyla, bu işte günahı olmayan birçok masum Türkü de zan altında bıraktı. Çünkü bu haksızlıkları, Türklük ve Türkler adına yaptığını iddia ediyor. Türkler, Kürtlerin bu mağduriyetini anlayıp devletlerine karşı, onların haklarını savunmalıdır.

Devamı…Bölünmez bütünlük ve Kürtler – Prof. Yasin Ceylan: “Kürtlerin problemi Türklerle değil devletledir”

Ragıp Duran:Devlet gazetesinin başyazarı bile mevcut AKP devletine karşı direnemiyor

Hürriyet gazetesinin 28/10/2010 tarihli taşra baskısında yazar Oktay Ekşi‘nin köşesinde, HES’ler ile ilgili hukuki sorunları aşmak için yasa taslağı hazırlamalarını eleştirerek;  “Bu zihniyet analarını da satar” dedi. AKP ve medyasının yoğun tepki gösterdiği  ifade üzerine bir açıklama yapan T. Erdoğan: “Gazetecilik buysa böyle gazetecilerle mücadele etmem, savaşırım. Bunların cibilliyeti bu. Sonra ‘Başbakan neden bu kadar sinirleniyor’ diye söyleniyorlar. Eskiden de Başbakanlar, bakanlarla ilgili yazarlarmış. Onlar cevap vermezmiş. Yine öyle zannediyorlar ama öyle değil.”  sözleriyle tehdit etti. Gelen tepkiler üzerine  “Ayarı kaçırmışız” başlıklı  köşe yazısında özür dilemesi  görevinden ayrılmak zorunda kalmasını engelleyemedi.

Gazeteci Ragıp Duran‘ın günlüğünde kaleme aldığı  “Ekşi’nin istifası” başlıklı yazıyı aşağıdan okuyabilirsiniz.

Devamı…Ragıp Duran:Devlet gazetesinin başyazarı bile mevcut AKP devletine karşı direnemiyor

En Güzel Hürriyet ve Vazgeçmemek – Kutsiye Bozoklar

Nazım o güzelim “Sevgilim” başlıklı şiirinin sonunda ;“Sevgilim,/ bu ayak sesleri, bu katliamda/ hürriyetimi, ekmeğimi ve seni kaybettiğim oldu,/ fakat açlığın, karanlığın ve çığlıkların içinden/ güneşli elleriyle kapımızı çalacak olan/ gelecek günlere güvenimi kaybetmedim hiçbir zaman” der. Devrimci olmanın aydınlık yanı işte bu güvendir. Bana öyle gelir ki, kişisel ilkemiz de karşılaştığımız tüm karanlık günlerde, ışıklı elleriyle kapımızı çalacak güneşli günlere inanmaktan vazgeçmemek olmalıdır her zaman. Sonra sıkı tutunmalıdır yaşama ve en güzel hürriyete dair düşlerimize…

Devamı…En Güzel Hürriyet ve Vazgeçmemek – Kutsiye Bozoklar