Roman Okudum Seni Düşündüm – Cemal Süreya

Bende tarçın sende ıhlamur kokusu
Yürürüz başkentin sokaklarında

Bir nehir şu tutuk konuşan cumartesi
Üstünde iki yonga: Çarşamba, bir de cuma

Ayrılık lâfları etme sevgilim
Önümüz Temmuz önümüz Ağustos nasıl olsa

Kolkola yürüyoruz tek tük öpüşüyoruz
Sonra ayrılıyoruz korkuyoruz da

Kimi zaman neden kalabalığın içinde duruyoruz da
Kimi zaman bir köşe arıyoruz en sapa

İşimiz mi yok, şu Akay´a sapalım istersen
İstersen garson girelim ilkyazın gazinosuna

Börekçi! diye bağır istersen şurda
Kısmet çıkar -sanırım- Emek´te oturan kıza

Abiler! Abiler! diye bir şey satayım ben
Mendilim kalmamış kağıt peçete yok mu çantanda?

Üç peseta gibi bir paraya dondurma yemiştim
Madrid´te yemiştim, ve çatılardan kanguru akıyordu
Londra´da

Seversin mi beni, doğru söyle ama? – Sigara?
Ne eflatun etin var, yanarca mı yanarca

İnan Selimiye´nin minareleri gibisin
Her seferinde başka yoldan çıkılır nirvanaya

Cemal Süreya
12 Mayıs’73
-Bir Kırlangıcın Daha Var-

Share

Yorum yapın

Share
Devamını oku:
Gece köprüsünün tam ortasında bir silah sesi duyulmuştu | Nasıl Yapmalı? – Nikolay Çernişevski
Köylü” Bruegel’in “Körler”i – Nedim Serkan Durak
Sabahattin Ali’nin en çok sevdiği ve tekrar tekrar okuduğu 5 kitap
Kapat